Doktorsitesi.com

Polikistik over sendromu tanı, tedavi, beslenmemize etkileri!

Uzm. Dyt. Aslı Öz
Uzm. Dyt. Aslı Öz
18 Eylül 2019169 görüntülenme
Randevu Al
Polikistik over sendromu tanı, tedavi, beslenmemize etkileri!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir?

Polikistik over sendromu (PKOS); hiperandrojenizm, insülin direnci, adet düzensizliği, infertilite (kısırlık), hirşutizm ve abdominal obezite ile karakterize olan kompleks bir endokrin hastalıktır. Adolesanlarda ve üreme çağındaki kadınlarda sıkça rastlanan bu endokrinopatide, oligo-ovulasyon veya anovulasyonun yanı sıra çok sayıda ovaryan kist oluşumu gözlenir. Belirtiler ve bulgular bireyler arasında farklılık gösterebileceği gibi zaman içerisinde de değişim sergileyebilir.

PKOS Belirtileri ve Tanı Kriterleri

Hiperandrojenizm ve/veya hiperandrojenemi, PKOS tanısında en önemli kriterlerden biri olarak kabul edilmektedir. Hastalık genellikle peripubertal dönemden itibaren başlar ve klinik tabloda şu belirtiler öne çıkar:

  • Aşırı tüylenme (hirşutizm),
  • Mensturasyonun olmaması veya düzensiz seyretmesi,
  • Gebe kalamama (infertilite),
  • Özellikle karın bölgesinde yoğunlaşan abdominal obezite,
  • Yumurtalıklarda çok sayıda kist varlığı.

Kronik anovulasyon durumu; menstürel düzensizlikler, oligomenore ve disfonksiyonel kanamalarla kendini göstererek yaşam kalitesini etkileyebilmektedir.

Uzun Dönem Sağlık Riskleri

PKOS sadece üreme sistemini değil, tüm metabolizmayı etkileyen bir süreçtir. Glikoz intoleransı ve hiperinsülinemi ile seyreden bu tablo, ilerleyen dönemlerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu riskler arasında Tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve endometriyum kanseri yer almaktadır. Yapılan çalışmalar, PKOS’lu kadınların büyük çoğunluğunun hafif şişman veya obez kategorisinde olduğunu doğrulamaktadır.

PKOS Tedavisinde Yaşam Tarzı ve Kilo Kontrolü

Obezite ile PKOS arasında doğrudan ve güçlü bir bağ bulunmaktadır. Tedavinin ilk basamağı, özellikle fazla kilolu bireylerde vücut ağırlığının %5-10 oranında azaltılması olmalıdır. Ağırlıktaki bu küçük azalma, insülin hassasiyetini %71 oranında artırarak ovulasyonun (yumurtlama) yeniden düzenlenmesini sağlayabilir.

Yaşam tarzı değişikliği, üreme fonksiyonlarının iyileştirilmesi için en etkili başlangıç yöntemidir. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  1. Sürdürülebilirlik: Kısa süreli programlar yerine uzun vadeli yaşam tarzı değişiklikleri hedeflenmelidir.
  2. Kademeli Kilo Kaybı: Hızlı verilen kiloların geri alınması semptomların tekrarlamasına neden olabilir.
  3. Düzenli Egzersiz: Günlük 30 dakika orta şiddette egzersiz, insülin metabolizmasını düzenlemede diyet kadar etkilidir.
  4. Ekip Çalışması: Tedavi süreci doktor, diyetisyen ve psikologdan oluşan bir ekip tarafından takip edilmelidir.

Beslenme Tedavisi Stratejileri

PKOS yönetiminde beslenme tedavisi, kan glukozunun dengelenmesi ve insülin direncinin kırılması üzerine odaklanır. Düşük glisemik indeksli (Gİ) ve düşük glisemik yüklü diyetlerin hormonal ve metabolik etkileri olumludur. Beslenme programında makro besin öğeleri şu şekilde dağıtılmalıdır:

  • Karbonhidratlar: Günlük enerjinin %55-60’ı (Basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlar),
  • Proteinler: Günlük enerjinin %15-20’si,
  • Yağlar: Günlük enerjinin %30’undan azı (Doymuş yağ oranı %10’un altında tutulmalıdır).

Omega-3 yağ asitlerinin diyette artırılması, androjen salınımını ve insülin direncini azaltarak hastalığın seyrini olumlu etkiler. Ayrıca, günlük posa (lif) alımı 30 gramın üzerine çıkarılmalıdır. Yüksek lif tüketimi; yağ emilimini azaltır, toksik maddelerin atılımını sağlar ve gastrik problemler ile hiperlipidemiyi önlemeye yardımcı olur.

Beslenme Düzeni ve Pratik Öneriler

Kan şekeri seviyesini dengede tutmak ve yeme ataklarını önlemek için 2-3 saatlik aralıklarla beslenmek, öğün sayısını artırmak yararlıdır. Rafine edilmiş basit karbonhidratlar tamamen kesilmeli; sebze, meyve ve baklagil gibi yüksek lifli gıdalara ağırlık verilmelidir. Tam yağlı ürünler yerine düşük doymuş yağlı besinler tercih edilmelidir.

Glisemik İndeks Karşılaştırma Tablosu

Besin seçimlerinde aşağıdaki tablo rehber olarak kullanılabilir:

Yüksek Glisemik İndeksli Besinler (Kaçınılmalı)Düşük Glisemik İndeksli Besinler (Tercih Edilmeli)
Beyaz un ve beyaz pirinçKepekli un ve kepekli pirinç
Reçel, bal ve şekerEsmer şeker (ölçülü) ve yulaf
Makarna ve spagettiKepekli makarna
Kek ve unlu mamullerKurubaklagiller
Kızarmış patates ve patates püresiBezelye, yeşil fasulye ve barbunya
HavuçMeyveler (Muz, incir, kavun hariç)
Beyaz ekmekÇavdar ve kepekli ekmek

Etiketler

PkosPolikistik over sendromuPolikistik overPcos

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Aslı Öz

Uzm. Dyt. Aslı Öz

Uzm. Dyt. Aslı Öz, 1995 yılında Antalya'da doğmuştur. Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı lisans eğitimini 2017 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. Mezun olduğu yıl 1 yıl Medikum Hastenesi’nde “Toplu Beslenme, Poliklinik ve Yoğun Bakım” bölümlerinde görev almıştır. 2018 yılında Haliç Üniversitesi’nde Kronik Hastalıklar” üzerine yüksek lisansa başlamıştır.

Uzm. Dyt. Aslı Öz, 2018 yılında Bariatrik Cerrahi eğitimi, 2017 yılında Hastalıklarda Güncel Nütrisyon Eğitimi ve 2015 yılında Sporcu Beslenmesi Eğitimi ve Renal Diyetisyenlik Kursu Eğitimi gibi birçok mesleki gelişim ve eğitimi başarıyla tamamlamış, mesleki çalışmalarına ise şu an Antalya'da bulunan özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.