Panik Atak’ta yeni yöntem “EMDR”

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Panik Atak: Zihinden Bedene Uzanan Kaygı Döngüsü
Türkiye’de her yüz kişiden dördü panik atak sorunu ile mücadele etmektedir ve bu oran gün geçtikçe artış göstermektedir. Panik atak, temelde bir düşünce ile başlayıp ardından fiziksel belirtilerle desteklenerek büyüyen karmaşık bir süreçtir. Bu süreç dayanılmaz bir boyuta ulaştığında, bireyler genellikle kendilerini hastanelerin acil servislerinde bulmaktadır.
Doktorlar tarafından yapılan muayenelerde fiziksel bir rahatsızlık saptanmasa da bu açıklama hastalar için genellikle ikna edici olmaz. Bireyler; kalp krizi geçirme, delirme, kontrolü kaybetme veya bayılma gibi yoğun kaygılarla savaşırlar. Kaygı düzeyi o kadar yükselir ki akıldan geçen bu olumsuz düşünceler, sanki o an gerçekten yaşanıyormuş gibi şiddetli fiziksel tepkilere dönüşür.
Tedavi Edilmeyen Panik Atağın Yol Açabileceği Sorunlar
Panik atak, zamanında ve doğru yöntemlerle tedavi edilmediği takdirde farklı psikolojik rahatsızlıkların tetikleyicisi olabilir. Kişinin yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bu durum, hayatın her alanına yayılarak şu sorunlara zemin hazırlayabilir:
- Depresyon: Hayattan zevk alamama ve sürekli mutsuzluk hali.
- Sosyal Fobi: Toplumsal alanlarda bulunmaktan çekinme.
- Agorafobi: Alan korkusu ve güvenli alanın dışına çıkamama.
Bu rahatsızlık, adeta bir kanser gibi yayılarak bireyin sosyal ve profesyonel yaşamını işgal altına alabilir.
EMDR Terapisi Nedir ve Nasıl Uygulanır?
Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR), panik atak tedavisinde kullanılan etkili ve modern bir yöntemdir. 1987 yılında Dr. Francine Shapiro tarafından keşfedilen bu yöntem, zaman içerisinde geliştirilerek bugünkü profesyonel formuna kavuşmuştur. EMDR teorisine göre, geçmişte yaşanan travmatik deneyimler; duygu, düşünce ve beden duyumlarının çok üst düzeyde hissedilmesine neden olur.
Bu yoğunluk, olayların zihinde sağlıklı bir şekilde kategorize edilmesini ve eşleştirilmesini engeller. Sonuç olarak, geçmişteki travmaya benzer bir durumla karşılaşıldığında zihin o olayı tekrar yaşıyormuş gibi tepki verir. Örneğin, köpek saldırısına uğramış bir kişi, sadece bir köpek gördüğünde veya bunu hayal ettiğinde bile aynı korkuyu ve fiziksel tepkiyi hissedebilir. EMDR terapisi, bu yoğun duygu ve düşünceleri önce duyarsızlaştırır, ardından zihnin bunları sağlıklı bir şekilde yeniden kategorize etmesine yardımcı olur.
Belirgin Bir Travma Olmadan Panik Atak Yaşanabilir mi?
Birçok kişi, geçmişinde büyük bir travma hatırlamadığı halde neden panik atak yaşadığını sorgulayabilir. Ancak bizler çoğu zaman olayları detaylarıyla hatırlamasak da hissettirdiği duyguları unutmayız. Bazen bir nesne, bir koku veya bir ses, hiç beklemediğimiz duygusal etkiler yaratabilir.
| Durum | Olası Tetikleyici Nedeni |
|---|---|
| Nesneler | Bir yüzük veya hediye edilen bir elbisenin çağrıştırdığı anılar. |
| Koku ve Kişiler | Eski bir partnerin parfümü veya tanımadığınız birinin hissettirdiği olumsuz duygu. |
| Fobiler | İzlenen bir kaza haberi veya film sonrası gelişen uçak korkusu. |
Uçağa hiç binmemiş birinin uçaktan korkması, izlediği bir haberden veya uçak yolculuğu sonrası sevdiği birini kaybetmesinden kaynaklanan bir travmatize olma durumu olabilir. Panik atakta da benzer şekilde geçmişteki bir olay veya bir durumun travmatize edilmesi, hatırlatıcı bir uyaranla (yer, koku, kişi) tetiklenebilir.
EMDR Terapisinin Üç Aşamalı Çalışma Prensibi
EMDR yöntemi, temelde olumsuz anı ağlarının temizlenmesini hedefler. Terapide sürecin kalıcı olması için üç farklı zaman dilimine odaklanılır:
- Geçmiş: Olumsuz anı ağları üzerine çalışılarak kök nedenler temizlenir.
- Bugün: Güncel hayatta sorunu tetikleyen durumlar üzerine odaklanılır.
- Gelecek: Gelecekte karşılaşılabilecek olası tetikleyicilere karşı duyarsızlaştırma yapılır.
Bu sistematik yaklaşım sayesinde, problemler geçmişte kalır ve bireyi rahatsız etmeyecek sağlıklı bir forma dönüştürülür.
Psikolog Ayhan ALTAŞ
Psikoterapist & Hipnoterapist & EMDR Terapisti



