Doktorsitesi.com

Panik Atak: Bedende Yaşanan Yoğun Deneyimi Anlamaya Psikolojik Bir Bakış

Klinik Psikolog Sibel Almina Yıldırır
Klinik Psikolog Sibel Almina Yıldırır
14 Ocak 20268 görüntülenme
Randevu Al
Panik atak yaşayan bir kişi için deneyim son derece yoğundur. Bir anda gelen bedensel değişimler, hızlanan kalp atışı, nefesle ilgili farkındalık artışı, göğüste baskı hissi, baş dönmesi ya da titreme gibi duyumlar kişide güçlü bir tehdit algısı yaratır. Bu sırada kişi, bedeninde olan biteni anlamlandırmakta zorlanır ve kontrolünü kaybediyormuş gibi hissedebilir.
Panik Atak: Bedende Yaşanan Yoğun Deneyimi Anlamaya Psikolojik Bir Bakış

Panik atak yaşayan bir kişi için deneyim son derece yoğundur. Bir anda gelen bedensel değişimler, hızlanan kalp atışı, nefesle ilgili farkındalık artışı, göğüste baskı hissi, baş dönmesi ya da titreme gibi duyumlar kişide güçlü bir tehdit algısı yaratır. Bu sırada kişi, bedeninde olan biteni anlamlandırmakta zorlanır ve kontrolünü kaybediyormuş gibi hissedebilir. Bu deneyimi yaşayan birçok kişi, yaşadıklarını yalnızca “kaygı” kelimesiyle açıklayamadığını söyler. Çünkü panik atakta yaşanan durum, sıradan bir endişeden çok daha yoğundur. Bedensel duyumlar ön plana çıkar ve kişi, dikkatini neredeyse tamamen bedenine yöneltir. Bu yoğun dikkat hali, yaşanan duyumların daha da belirgin hissedilmesine neden olur. Psikolojik yaklaşımlar içinde panik atak, bedende ortaya çıkan duyumların zihinsel olarak nasıl yorumlandığıyla birlikte ele alınır. İnsan bedeni, stres ya da tehdit algıladığında otomatik tepkiler üretir. Bu tepkiler normal koşullarda fark edilmeden geçip gidebilir. Ancak panik atağa yatkın kişilerde bu bedensel değişimler hızla fark edilir ve anlamlandırılmaya çalışılır. Bu noktada belirleyici olan şey, bedensel duyumun kendisi değil; bu duyuma yüklenen anlamdır. Kişi bedeninde bir değişiklik fark ettiğinde, zihni olası senaryolar üretmeye başlayabilir. Bu senaryolar genellikle felaketleştirici niteliktedir. Zihin, belirsizliği tolere etmekte zorlandıkça tehdit algısı artar ve bedensel tepkiler daha da yoğunlaşır. Bu süreç, kendi kendini besleyen bir döngü haline gelebilir. Bedensel duyumlar arttıkça zihin daha fazla alarm verir; alarm arttıkça beden daha fazla tepki üretir. Kişi bu sırada yalnızca yaşadığı duyumlarla değil, yaşadığı duyumlara verdiği tepkilerle de mücadele eder. Panik atak deneyiminde dikkat çeken bir diğer nokta, kişinin bedenini sürekli izler hale gelmesidir. Nabız, nefes, baş dönmesi, mide hareketleri gibi pek çok bedensel süreç normalde bilinç dışında ilerlerken, panik atakta yoğun bir şekilde takip edilir. Bu durum, bedensel farkındalığın artmasına ve duyumların olduğundan daha yoğun hissedilmesine yol açabilir. Zamanla kişi, bu deneyimi tekrar yaşamaktan korkmaya başlayabilir. Bu korku, yaşanan atağın kendisinden bağımsız olarak ayrı bir kaygı alanı oluşturur. Kişi, belirli ortamlarda, durumlarda ya da bedensel hislerde tetiklenebileceğini düşünerek yaşamını daha temkinli sürdürmeye başlayabilir. Bazı davranışlar güvenlik sağlıyormuş gibi hissedilebilir; ancak bu davranışlar uzun vadede bedene ve zihne duyulan güveni azaltabilir. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımında panik atak, bedensel duyumlar, düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki etkileşim çerçevesinde ele alınır. Amaç, panik atağı bastırmak değil; bu deneyimin nasıl ortaya çıktığını ve nasıl sürdüğünü birlikte anlamaktır. Danışan, yaşadığı süreci adım adım tanıdıkça ve yönetmeyi öğrendikçe, belirsizlik hissi azalabilir. Bu yaklaşımda kişi, bedensel duyumlara eşlik eden otomatik düşünceleri fark etmeyi öğrenir. Düşüncelerin fark edilmesi, onların mutlak gerçekler olarak değil, zihinsel yorumlar olarak ele alınabilmesine imkân tanır. Bu da bedensel tepkilerin anlamlandırılma biçimini değiştirebilir. Panik atakla ilgili psikoeğitsel çalışmalarda önemli bir hedef, kişinin kendi bedeniyle yeniden ilişki kurabilmesidir. Bedenin verdiği sinyalleri sürekli tehdit olarak algılamak yerine, bu sinyalleri gözlemleyebilmek zamanla mümkün hale gelebilir. Bu süreç kişiden kişiye değişir ve zamana yayılır. Panik atak yaşayan birçok kişi, bu deneyimi tarif ederken “bedenim bana karşı” ya da “bedenime güvenemiyorum” gibi ifadeler kullanır. Psikoterapi sürecinde bu ilişki ele alınır. Amaç, bedeni bastırmak değil; bedeni anlamayı ve yönetmeyi öğrenmektir.

Etiketler

Panik atak belirtileriPanik atak nöbetiPanik atak neden olur

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Sibel Almina Yıldırır

Klinik Psikolog Sibel Almina Yıldırır

Uzman Klinik Psikolog Sibel Almina Yıldırır, lisans eğitimini İstanbul Medeniyet Üniversitesi Psikoloji bölümünde bölüm temsilcisi olarak onur derecesiyle tamamlamış; aynı dönemde yer aldığı TÜBİTAK projesi kapsamında başarı bursu kazanarak akademik çalışmalarını pekiştirmiştir. Klinik Psikoloji yüksek lisansını İstanbul Arel Üniversitesi’nde yüksek onur başarısıyla tamamlamış ve “Romantik İlişkilerde Romantik Kıskançlık, Bağlanma Stilleri ve Flört Şiddeti” konulu bitirme projesiyle Klinik Psikolog unvanını almaya hak kazanmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.