Doktorsitesi.com

OTİSTİK BOZUKLUK (OTİZM)

Prof. Dr. Fevziye Toros
Prof. Dr. Fevziye Toros
29 Mart 2016264 görüntülenme
Randevu Al
OTİSTİK BOZUKLUK (OTİZM)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Otistik Bozukluğun Tanımı ve Temel Özellikleri

İlk kez 1943 yılında Leo Kanner tarafından “erken infantil otizm” terimiyle tanımlanan otizm, çocukluk döneminde başlayan karmaşık bir gelişimsel süreçtir. Bu bozukluğun temelinde üç ana sorun alanı yatmaktadır: sosyal iletişimdeki yetersizlik, konuşmada belirgin gecikme veya hiç konuşmama durumu ile ilgi ve etkinliklerde gözlemlenen sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntüler.

Otizmde Dil ve Konuşma Gelişimi

Otistik bozuklukta dil gelişimindeki en belirgin özellik, konuşmanın hiç gelişmemesi veya ciddi şekilde gecikmesidir. Bu süreçte bireylerde gözlemlenen spesifik dil kullanım özellikleri şunlardır:

  • Zamirlerin ters çevrilmesi (Örneğin; kişinin kendisi için "ben" yerine "o" demesi),
  • Melodik, monoton veya gürültülü bir ses tonuyla konuşma,
  • Soru sorar tarzda veya kendi kendine konuşma eğilimi,
  • Ekolali (Duyulan kelimelerin veya soruların anında ya da gecikmeli olarak tekrar edilmesi).

Sosyal Gelişim ve Empati Yeteneği

Sosyal gelişimdeki sapmalar, otizmin en kritik belirtileri arasında yer alır. Bu çocuklarda gülümsemenin gecikmesi, göz teması kuramama ve taklit yeteneğindeki yetersizlikler ön plandadır. Arkadaşlık kurma ve oyun oynama becerilerinde eksiklik görülürken, bireyler genellikle dokunulmaktan hoşlanmaz ve çevrelerindeki insanlara görmüyormuş gibi bakabilirler.

Taklit edebilme yetisi, öğrenme sürecinin temel taşıdır; bu nedenle otistik çocukların eğitiminde sık sık tekrarlara ihtiyaç duyulur. Sosyal uyum için gerekli olan empati yeteneğinin eksikliği, çocuğun başkalarının duygularını ve niyetlerini algılayamamasına, dolayısıyla doğru sosyal iletişim kuramamasına neden olur.

Bilişsel Düzey, Dikkat ve Duygulanım

Otistik bozukluğu olan çocukların zeka düzeyleri geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. İstatistiksel verilere göre, bu çocukların zeka düzeyi sadece %21-30 oranında 70'in üzerindedir. Dikkat yapıları incelendiğinde ise genellikle genel bir dikkat dağınıklığı gözlemlenirken, bazı spesifik nesne veya olaylara karşı olağanüstü düzeyde yoğunlaşmış bir dikkat sergileyebilirler.

Duygulanım süreçlerinde ise şu belirtiler dikkat çekebilir:

  • Donuk ve künt bir duygusal ifade,
  • Cezaya ve ödüle karşı yanıtsızlık,
  • Sebepsiz ağlama veya gülme nöbetleri,
  • Duruma uygun olmayan duygusal tepkiler.

Sensorimotor Sorunlar ve Motor Beceriler

Otizmde hem kaba hem de ince motor kas gelişiminde çeşitli aksaklıklar görülebilir. Hipotoni (kas gevşekliği) ve yürümede gecikme gibi sorunların yanı sıra, sakarlık ve el becerilerinde yetersizlik gibi ince motor problemler de yaygındır. Klinik tabloda sıklıkla karşılaşılan diğer sensorimotor belirtiler şunlardır:

Belirti TürüGözlemlenen Davranışlar
Motor HareketlerParmak ucunda yürüme, Dyspraxia
Stereotipik HareketlerEl çırpma, kendi etrafında dönme gibi yineleyici eylemler
Duyusal TepkilerSese karşı aşırı duyarlılık veya tamamen tepkisizlik

Otizmde Gidişatı Belirleyen Kritik Ölçütler

Otizmin seyrini ve gelecekteki yaşam kalitesini etkileyen bazı olumsuz faktörler bulunmaktadır. Erken tanı ve müdahale, bu sürecin yönetilmesinde hayati önem taşır. Gidişatı olumsuz etkileyen temel unsurlar şunlardır:

  1. 5 yaşına gelindiğinde halen konuşmanın gelişmemiş olması,
  2. Zeka düzeyinin 50’nin altında seyretmesi,
  3. Tabloya epilepsi gibi organik bir bozukluğun eşlik etmesi,
  4. Klinik tablonun şiddetinin ağır olması ve geç tanı konulması,
  5. Özel eğitime geç başlanması,
  6. Olumsuz aile ortamı ve anne-çocuk arasındaki duygusal bağın zayıf olması.

Etiketler

Otizmde dil gelişimiOtizimde gidişatı belirleyen ölçütlerOtistik bozukluğu olan çocuktaki sensorimotor sorunlarOtistik bozukluğu olan çocukta dikkatOtistik bozukluğu olan çocukta duygulanımOtistik bozuklukta sosyal gelişimdeki sorunlar

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fevziye Toros

Prof. Dr. Fevziye Toros

Prof. Dr. Fevziye TOROS, 25 Şubat 1971 tarihinde Tarsus'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini de burada tamamladıktan sonra Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başlamıştır. 1993 yılında buran mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1994-1998 yılları arasında aynı üniversitede Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.