Doktorsitesi.com

Ötekine Karşı Bireysel Sınırlarını Oluşturamayan Kişilerin Dünyadan Sınırsız Talepleri Vardır

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
26 Ağustos 202615 görüntülenme
Randevu Al
Sınır, benlik ve otantiklik kavramları üzerine….
Ötekine Karşı Bireysel Sınırlarını Oluşturamayan Kişilerin Dünyadan Sınırsız Talepleri Vardır
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Sınır Çizme ve Hayır Diyebilmenin Önemi

Hayır demekte, gerçek düşünce ve duygularını ifade etmekte, yani kendini ortaya koymakta zorlanan bireyler, genellikle edilgen ve pasif bir konumda yer alırlar. Bu pasif konumlanışa rağmen, bu kişilerin diğer bireylerden, onların düşünce, duygu ve eylemlerinden sınırsız beklentileri bulunmaktadır. Bu durum, bireyin kendi sınırlarını belirleyememesinden kaynaklanan içsel bir çatışmayı beraberinde getirir.

Beklentiler ve Gerçekleşmeyen Talepler

İlişkilerde sıklıkla karşılaşılan "Bana bu şekilde davranmamalıydı, çok kaba ve düşüncesizce davrandı; bunun yerine daha nezaketli, kibar ve düşünceli davranabilirdi" şeklindeki sitemler, aslında karşılanması doğrudan bizim arzumuza bağlı olmayan taleplerdir. Bu tür bir yaklaşım sergileyen birey, olaylardan duyduğu rahatsızlığı herhangi bir iradi davranışta bulunmaksızın sadece şikayet etme eğilimindedir.

Sorumluluk Almaktan Kaçınma ve Şikayet Döngüsü

Bireye yaşadığı olumsuz durum karşısında "Peki sen bu durum karşısında ne yaptın veya ne yapabilirdin?" sorusu yöneltildiğinde, genellikle sorumluluk ve inisiyatif almanın yaratacağı gerilimden kaçındığı görülür. Bu kaçış mekanizması kendini şu davranışlarla gösterir:

  • Diğerlerini suçlama eğilimi
  • Yoğun eleştiri yapma
  • Sürekli sızlanma ve yakınma

Bu davranış modelleri, kişinin spontan bir biçimde hareket etmesini ve gerçek kendiliğini aktive etmesini engelleyen bir savunma mekanizmasıdır. Çözüm, dış dünyanın değişmesini beklemek değil, bireyin kendi edimiyle harekete geçmesidir.

Gerçek Kendiliğin Aktivasyonu İçin Gereken Adımlar

Yaşanan tüm yakınma ve şikayetlerin temelinde yatan gerçek, bireyin kendi sesini duyurma ihtiyacıdır. Kişinin hayatının öznesi olabilmesi için şu eylemleri gerçekleştirmesi gerekir:

Eylem AlanıGereken Davranış
İletişimKonuş, anlat ve söyle
SınırlarHayır de ve reddet
İhtiyaçlarİste ve talep et
EylemAdım at, başla ve harekete geç

Yetişkin Olmanın Sorumluluğu ve Seçimler

Yetişkin olmanın başlıca sorumluluğu, ihtiyaçlarımıza sahip çıkmaktır. Bu ihtiyaçların dış dünya tarafından koşulsuzca yerine getirilmesini beklemek, bireyi pasif bir bebek pozisyonunda konumlandırır. Oysa yetişkinlik, makul oranlarda risk alarak kişiliğimizi ve hayatımızı inşa etme ayrıcalığını bize sunar.

Bu noktada temel bir seçim yapılması gerekir: Alınan riskin beraberinde getireceği muhtemel bedelleri ödemek mi, yoksa kendi sahibi olacağınız bir hayatı inşa etmek mi?

Etiketler

Yetişkin terapisiyetişkin terapi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Merhaba, Ben Zeliha. 3 çocuk annesi, mesleğinde 21 yıllık özel ve kamu deneyimine sahip, öğrenmek büyütmek ve üretmekten müthiş keyif alan biriyim. Yaşam benim için tekdüze değil; her gün gelişimimize yönelik sayısız fırsatlar sunan bir arena ve ben bu sahnede psikolog olmayı daha çocukken arzulamış bir yetişkinim.  Akranlarımın üzgün, haksızlığa uğramış ve acı çeken hallerine kayıtsız kalamayarak içimdeki karşı konulmaz yardım ve şefkat güdüsüne kulak vermenin bir sonucu olarak  bugünkü mesleğimi icra ediyorum ve bu benim için son derece gurur verici.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.