Doktorsitesi.com

ONAY BAĞIMLILIĞI

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk
1 Eylül 20267 görüntülenme
Randevu Al
  • Çocukluk döneminde hayatta kalma stratejisi olarak gelişen onaylanma ihtiyacı, bireyin kendi özünden vazgeçerek başkalarının beklentilerine göre şekillenmesine neden olur.
  • Yetişkinlikte devam eden onay bağımlılığı, kişinin kendisini ancak dışsal faktörler ve başkalarının memnuniyeti üzerinden var edebildiği derin bir içsel çatışma yaratır.
  • Gerçek bir kendilik inşası ve özgürleşme için bireyin reddedilmeyi göze alarak başkalarının onayından bağımsız bir öz saygı geliştirmesi ve kendi isteklerine yönelmesi gerekir.
ONAY BAĞIMLILIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Onay İhtiyacı ve Kendilik Algısı Üzerine Bir İnceleme

Bireyin gelişim sürecinde onaylanma ihtiyacı, başlangıçta hayati bir gereksinim olarak ortaya çıkar. Ancak bu ihtiyaç, zamanla kişinin kendi özünden vazgeçerek başkalarının beklentilerine göre şekillendiği bir güvenlik stratejisine dönüşebilir. Kişinin kendini tanımadan, başkalarının bakışlarındaki memnuniyette teselli araması, yetişkinlik döneminde de devam eden derin bir içsel çatışmanın temelini oluşturur.

Çocukluk Döneminde Güvende Kalma Stratejisi: Memnun Etme

Çocukluk yıllarında bireye kendisi tanıtılmadığında ve öz varlığı anlatılmadığında, hayatta kalabilmek için çevresindekileri gözlemlemeye başlar. Bu süreçte öğrenilen en temel ders, memnun ederek güvende kalabilmektir. Bir bakışın binlerce anlam taşıdığı bu evrede, çocuk şu deneyimleri yaşar:

  • Başkalarını çok iyi tanımayı öğrenmek,
  • Kendi isteklerinden vazgeçerek çevreye uyum sağlamak,
  • Güvenli sığınağı başkalarının gözlerindeki memnuniyette aramak.

Bugün o çocukluk geride kalmış olsa da, birçok birey hala kim olduğunu ve ne istediğini bilmeden kendini başkalarının onayına emanet etmektedir.

Gelişimsel Bir İhtiyaçtan Ebeveyn Kontrolüne

Başlangıçta gelişimsel bir ihtiyacın hayati nitelikteki yanıtı olan onay, bazen bu sınırın ötesine geçer. Ebeveynin kontrolcülüğünün veya özseverliğinin bir uzantısı haline geldiğinde, yetişmekte olan çocuğun doğal eğilimlerini, itki ve isteklerini ortadan kaldırmayı hedefler. Bu durum, çocuğun attığı her adımda şu geri bildirimlere zorlantılı bir ihtiyaç duymasına neden olur:

Onay BiçimleriEtkisi
Tasdik eden bir bakışSeçimlerde güven arayışı
Onaylayıcı bir dokunuşDuygusal destek ihtiyacı
"Aferin, şimdi oldu" söylemiDavranışın dışsal onayı

Yetişkinlikte Onay Bağımlılığı ve Sonuçları

Yetişkinlik dönemine gelindiğinde, birey çocuklukta aradığı o tebessümü ve onay ifadelerini sosyal ilişkilerinde aramaya devam eder. Onaylanmadığı durumlarda, birey aslında kendisi de var olamamış gibi hisseder. Bunun temel sebebi, kabul görme koşulunun tamamen dışsal faktörlere bağlanmış olmasıdır.

Koşullu kabul ve sevgiye maruz kalan bireyler, bu durumu bir ömür boyu kendilerine zulmederek sürdürürler. Bu noktada ortaya çıkan tablo şudur: Başkalarının onayına duyulan ihtiyaç, aslında kişinin kendini onaylamaya ne kadar karşı olduğunun bir göstergesidir. Başkaları onayladıkça artan memnuniyet hissi, özünde kişinin kendinden duyduğu memnuniyetsizliğin büyüklüğünü yansıtır.

Özgürleşme Vakti: Emaneti Sırtlanmak ve "Hayır" Demek

Artık başkalarına emanet edilen benliği geri alma ve özle buluşma vaktidir. Bu süreç, alışık olunmayan bir dili kullanmayı ve gerektiğinde "Hayır" diyebilmeyi gerektirir. Gerçek bir kendilik inşası için şu adımlar kritiktir:

  1. Reddedilmeyi göze almak ve sevilmeme ihtimaliyle barışmak.
  2. Kendi isteklerini tanımlamak ve "Ben" diyebilmek.
  3. Gerektiğinde vazgeçmeyi bilmek.
  4. Kişinin kendisine ulaşması için özüne yönelmesi.

Bugün, bireyin kendi emanetini sırtlanarak, başkalarının memnuniyetinden bağımsız bir öz saygı inşa etme vaktidir.

Etiketler

Bağımlılık türleri

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Uzm. Psk. Zeliha Turanoğlu Çelenk

Merhaba, Ben Zeliha. 3 çocuk annesi, mesleğinde 21 yıllık özel ve kamu deneyimine sahip, öğrenmek büyütmek ve üretmekten müthiş keyif alan biriyim. Yaşam benim için tekdüze değil; her gün gelişimimize yönelik sayısız fırsatlar sunan bir arena ve ben bu sahnede psikolog olmayı daha çocukken arzulamış bir yetişkinim.  Akranlarımın üzgün, haksızlığa uğramış ve acı çeken hallerine kayıtsız kalamayarak içimdeki karşı konulmaz yardım ve şefkat güdüsüne kulak vermenin bir sonucu olarak  bugünkü mesleğimi icra ediyorum ve bu benim için son derece gurur verici.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.