Doktorsitesi.com

ÖĞRETMENLER DEPREMLE İLGİLİ ÖĞRENCİLERLE NASIL KONUŞMALI?

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
18 Şubat 2023165 görüntülenme
Randevu Al
Neler Yapılabilir? Sınıfınızda krizden etkilenen öğrenciniz varsa? ​​​​​​​Öğretmene ve okul idaresine düşen sorumluluklardan bazıları?
ÖĞRETMENLER DEPREMLE İLGİLİ ÖĞRENCİLERLE NASIL KONUŞMALI?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Deprem Sonrası Öğrencilerle İletişim Kurmanın Temel İlkeleri

Deprem gibi kriz dönemlerinde, öğretmenlerin öğrencilerle kuracağı iletişim çocukların psikolojik sağlığı üzerinde kritik bir rol oynar. Her çocuk deprem haberlerine farklı düzeylerde maruz kaldığı için bilgi seviyeleri değişkenlik gösterebilir. Bu süreçte sakin ve rahat bir ses tonuyla genel bir çerçeve çizmek, çocukların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar.

Öğrencilere yönelik yapılan açıklamalarda; zor bir durumdan geçildiğini, bir deprem yaşandığını ancak herkesin yardımcı olmak için çalıştığını ve şu anda güvende olduklarını vurgulamak oldukça önemlidir. Çocuklar aynı soruları tekrar tekrar sorabilirler; bu durumda sabırlı kalarak, depremin nasıl gerçekleştiğiyle ilgili çok ayrıntıya girmeden doğru bilgilendirme yapılmalıdır.

İletişimde Kaçınılması Gereken İfadeler ve Yaklaşımlar

Öğrencilerle konuşurken travmatik etkileri artırabilecek detaylardan kaçınmak gerekir. Evi yıkılan veya enkaz altında kalan kişilerin durumuna dair soğuk ve korkutucu betimlemeler yerine, daha kapsayıcı bir dil tercih edilmelidir. Örneğin; "Deprem olan illerimiz var ve buralarda birçok kişi yardımlaşarak destek oluyor" şeklinde bir yaklaşım sergilenmelidir.

Öğretmenlerin kendi duygularını paylaşması, çocukların hissettiklerinin normal olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Ancak bu paylaşım sırasında duygusal kontrolü korumak ve sakin kalmak esastır. Ayrıca okul hayatındaki rutinlerin devam ettirilmesi, çocukların normalleşme sürecini hızlandırır. Bu nedenle ders işleme düzeninin mümkün olduğunca korunması tavsiye edilir.

Krizden Etkilenen Öğrencilere Yönelik Destek Stratejileri

Sınıfınızda deprem krizinden doğrudan etkilenen bir öğrenci bulunuyorsa, ona yaklaşımınızda daha hassas bir yol izlemeniz gerekir. İyi bir dinleyici olmak, göz teması kurmak ve öğrencinin duygularını ifade etmesine alan tanımak temel destek adımlarıdır. Öğrencinin kendini güvende hissetmesi için sorduğu soruları sabırla yanıtlamak büyük önem taşır.

Sınıf ortamında uygulanabilecek destek yöntemleri şunlardır:

  • Sınıf arkadaşlarıyla birlikte dayanışma sergilemek ve yanında olduğunuzu hissettirmek.
  • Sınıf genelinde duyguların paylaşılmasına olanak tanımak.
  • Tutulamayacak sözler vermekten kesinlikle kaçınmak.
  • Bilinmeyen veya cevaplanamayan sorularda "bilmiyorum" diyebilmek.
  • Destek sürecinde zorlanıldığında veya durumun uzmanlık gerektirdiği fark edildiğinde okul rehberlik servisinden yardım istemek.

Okul İdaresi ve Öğretmenlerin Kurumsal Sorumlulukları

Eğitim kurumları, çocukların eski yaşam düzenlerine dönebilmeleri için psikolojik destekli etkinlikler organize etmelidir. Bu aktiviteler, çocukların duygularını özgürce ifade edebilecekleri şekilde tasarlanmalıdır. Süreç yönetimi kapsamında aşağıdaki tablo, temel sorumluluk alanlarını özetlemektedir:

Sorumlu BirimUygulanacak Faaliyet
Okul İdaresiÖğretmenlere yönelik rehberlik ve duygu paylaşım toplantıları düzenlemek.
ÖğretmenlerYaşa uygun afet bilgilendirmesi yapmak ve öğrenci gözlemlerini paylaşmak.
Psikolojik DanışmanlarEtkilenen öğrencilere yönelik grup rehberliği çalışmaları yürütmek.
Sınıf YönetimiDuygularını paylaşmak istemeyen öğrencileri zorlamadan güvenli alan oluşturmak.

Öğretmenler, kendi duygularını aktarırken çocukların duygusal yüklerini artırmamaya özen göstermelidir. Belirli sınırlar dahilinde duyguların ortaya konulması teşvik edilmeli, ancak sınıf içi tartışmalara katılım konusunda gönüllülük esası her zaman korunmalıdır.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Birgül Emiroğlu Bakay 1983 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğretim ve Lise Eğitimini İstanbul’da tamamladı. 2006 yılında Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra 2007 yılında Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edildi. Şizofreni Hastalarında İşlevsel İyileşme Ölçeği ’nin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışmasını İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde tamamladı. 2018 yıllında İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora programına kabul edildi ve “İnfertil Hastalarda İnfertilite Stresinin Yordanmasında Toplumsal Cinsiyet Algısı, Cinsel Mitler Ve Psikiyatrik Belirtilerin Rolü” konulu tezini tamamlayarak Psikoloji Doktoru ünvanını almaya hak kazanmıştır. Türk Psikologlar Derneği'nden Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, MidAmerica Nazarene University, Oyun Terapisi Eğitimi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi Eğitimi, İngiltere’de bulunan Tavistock Kliniği’ne bağlı olarak yürütülen İstanbul merkezli “Bebek Gözlemi” eğitimini, Adnan Menderes Üniversitesi onaylı 480 saatlik "Aile Danışmanlığı Eğitim Programını" tamamlamıştır. Yetişkin ve çocuklarda objektif ve projektif test eğitimlerini tamamlayarak uygulama ve yorumlama yetkinliğini kazanmıştır. Çalışmalarını çocuk-ergen ve yetişkinler ile sürdürmektedir. Yayınlanmış bilimsel makaleleri ve yayına hazırlık aşamasındaki çalışmaları bulunmaktadır. 2010 yılından beri İstanbul’da kurucu ortaklarından olduğu Çatı Danışmanlık ve Eğitim Merkezindeki çalışmalarına 2017 Şubat ayı itibariyle Çatı Psikoloji Samsun’ da devam etmektedir. Oyun Terapisi, Sanat Psikoterapileri, Dinamik Psikoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapisi ile çalışmalarını yürütmektedir.

Verdiği De

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.