Doktorsitesi.com

Obezite ve Metabolik Cerrahi

Prof. Dr. Alper Çelik
Prof. Dr. Alper Çelik
6 Aralık 2017163 görüntülenme
Randevu Al
  • Geleneksel ilaç ve insülin tedavilerinin diyabeti tamamen iyileştirmedeki başarı oranı %20'nin altında kalırken, cerrahi yöntemler daha kalıcı çözümler sunmaktadır.
  • İleal İnterpozisyon yöntemi, hastaların ömür boyu vitamin takviyesine ihtiyaç duymadan %95 oranında kan şekeri kontrolü sağlamasına imkan tanımaktadır.
  • Metabolik cerrahi olarak adlandırılan bu operasyon, hormonal dengeyi yeniden düzenleyerek diyabetin yanı sıra hipertansiyon ve uyku apnesi gibi birçok ek rahatsızlığı da iyileştirmektedir.
Obezite ve Metabolik Cerrahi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tip 2 Diyabet ve Modern Tedavi Yöntemleri

Diyabet prevalansının son 30 yılda dünya genelinde hızla artması, kalıcı çözüm arayışlarını da beraberinde getirmiştir. İlaç endüstrisi, şeker hastalığı tedavisi için yüzlerce çeşit ilaç ve sentetik insülini çözüm olarak sunsa da, bu yöntemlerin diyabeti tamamen tedavi etmedeki başarı oranı maalesef %20’lerin altında kalmaktadır. Bu istatistiksel gerçeklik, günümüzde de geçerliliğini korumaya devam etmektedir.

Şeker Hastalığında Cerrahi Yaklaşımlar

Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler, başlangıçta obezite cerrahisinde uygulanan tekniklerin geliştirilmiş versiyonları olarak ortaya çıkmıştır. İtalyan cerrah Nicola Scopinaro tarafından geliştirilen biliopankreatik diversiyon yöntemi, bu alandaki önemli adımlardan biridir.

Bu yöntem, kan şekerini %98’e varan oranlarda kontrol altına almayı başarsa da hastalar için ciddi bir dezavantaj barındırmaktaydı. Ameliyat olan hastalar, yaşamları boyunca vitamin takviyesi kullanmak zorundaydı. Diğer bir ifadeyle, hastalar insülin bağımlılığından kurtulurken ömür boyu sürecek bir vitamin hapı bağımlılığına geçiş yapmaktaydı.

İleal İnterpozisyon: Diyabet Tedavisinde Yeni Bir Dönem

Tip 2 diyabet hastaları için asıl umut verici gelişme, 1985 yılında Brezilyalı cerrah Dr. Auero De Paula’dan gelmiştir. Dr. De Paula’nın geliştirdiği İleal İnterpozisyon yöntemi, şeker hastalığı tedavisindeki başarı oranını %95 seviyelerine taşımıştır. Bu yöntemin en büyük avantajı, hastaların operasyondan sonraki ilk 6 ay dışında herhangi bir vitamin takviyesine ihtiyaç duymamasıdır.

Bu başarı, bugüne kadar hiçbir medikal tedavi yöntemiyle yakalanamamıştır. İleal İnterpozisyon operasyonu geçiren hastalar, ilk 6 aylık sürecin ardından dışarıdan hiçbir takviye veya medikal tedavi almadan kan şekeri kontrolünü sağlıklı bir şekilde sürdürebilmektedir.

Metabolik Cerrahinin Sağladığı Ek Faydalar

Bu operasyon sadece diyabeti kontrol altına almakla kalmaz; aynı zamanda Metabolik Sendrom kapsamında değerlendirilen birçok rahatsızlığı da iyileştirir. Operasyonun iyileştirdiği veya büyük oranda düzelttiği sorunlar şunlardır:

  • Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)
  • Eller ve ayaklarda yanma/karıncalanma hissi
  • Ayak ülserleri ve iyileşmeyen yaralar
  • Böbrek fonksiyonlarındaki bozulmalar
  • Uyku apnesi
  • Kalp damarlarındaki ve karaciğerdeki hasarlar
  • Kolesterol ve trigliserid yüksekliği

İleal İnterpozisyon Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Dünyada sadece sınırlı sayıda (yaklaşık 8) cerrah tarafından uygulanabilen bu yöntem, temel olarak üç aşamadan oluşmaktadır. Operasyonun asıl hedefi metabolik sistemi düzenlemek olduğu için bu sürece Metabolik Cerrahi demek daha doğru bir tanımlamadır.

AşamaYapılan İşlemTemel Amaç
1. AşamaMidenin sol üst dış kısmının alınmasıGhrelin (açlık hormonu) kontrolü ve insülin direncinin kırılması
2. AşamaOnikiparmak bağırsağının mideden ayrılmasıİnsülin karşıtı hormonların gıdayla temasının kesilmesi
3. Aşamaİnce bağırsak kesitinin mide çıkışına bağlanmasıGLP1 hormonunun aktifleşmesi ve insülin kullanımının sağlanması

Operasyonun Fizyolojik Etkileri

Bu ameliyatı obezite cerrahisinden ayıran en önemli fark, kilo kaybının mekanizmasıdır. Hastalar, midenin hacmi küçüldüğü için değil, midedeki hormonal sistem değiştiği için kilo verirler. Bu sayede hastalar kontrolsüz kilo kaybı yaşamaz; aksine vücut kitle indekslerine uygun, sağlıklı bir kiloya ulaşırlar.

Hormonal Denge ve GLP1 Hormonunun Rolü

Pankreas, vücutta insülin ve glukagon adı verilen iki temel hormonu salgılar. İnsülin, şekerin hücreye girmesini sağlayan bir anahtar görevi görürken; glukagon, insülinin etkisini dengeleyen karşıt bir hormondur. Diyabetli bireylerde glukagon, hücre alıcılarını kapatarak insülinin içeri girmesini engeller ve metabolik yükü artırır.

İleal İnterpozisyon yöntemiyle, ince bağırsağın son kısmında bulunan ve GLP1 (Glukagon Like Peptid 1) salgılayan 70 cm'lik özel kesit, mide çıkışına taşınır. GLP1 hormonu şu kritik görevleri üstlenir:

  • Hücre alıcılarına yapışarak glukagonu taklit eder ancak alıcıları kapatmaz.
  • Hücrelerin insülini tanımasını ve içeri almasını sağlar.
  • Pankreastaki insülin üretimini tetikler.

Sonuç olarak; onikiparmak bağırsağından salgılanan insülin karşıtı hormonların gıdalarla teması kesilirken, mide çıkışına bağlanan yeni bağırsak kesiti sayesinde vücudun kendi insülinini en verimli şekilde kullanması sağlanır.

Etiketler

Metabolik cerrahi ameliyatıObezite nedirObeziteMetabolik cerrahi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alper Çelik

Prof. Dr. Alper Çelik

Doç. Dr. Alper Çelik 1975 Aksaray doğumludur.Lisans öncesi eğitimini İskenderun İstiklal Makzume Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Ardından hemen sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıbbiye eğitimine 1993 yılında başladı. 2004 yılında Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi ihtisasını aldı.  Alper Çelik 2005 yılında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, sonrasında Yrd. Doç. Dr. olarak öğretim üyeliği yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.