Doktorsitesi.com

Neden Tahümmül Edemiyoruz?

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
28 Ağustos 2022144 görüntülenme
Randevu Al
Tahammül; zor, olumsuz, kötü, güç vb. durumlara karşı gösterilen dayanma olarak tanımlanır. Kişinin fizyolojisi de psikolojisi de tahammül düzeyini etkiler. Tahammülsüzlüğe yol açan algılardan biri zorunluluk algısıdır. Kişi, herhangi bir şeyin olması veya olmaması gerektiğini düşünüyorsa bu zorunluluk algısının tersi olan durumu tolere edemez. Bir başka deyişle olması gerektiğini düşündüğümüz bir şeyin olmamasını veya olmaması gereken bir şeyin olmasını tolere edemiyor ve tahammülsüzlük gösteriyoruz.
Neden Tahümmül Edemiyoruz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tahammül Nedir? Dayanma Gücünü Etkileyen Temel Unsurlar

Tahammül, bireyin karşılaştığı zor, olumsuz ve güç durumlara karşı sergilediği dayanma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Bir kişinin tahammül düzeyi, hem fizyolojik yapısı hem de psikolojik algı süreçleri tarafından doğrudan etkilenmektedir. Bu iki temel unsur, bireyin olaylara karşı gösterdiği esnekliği veya direnci belirleyen ana faktörlerdir.

Tahammül Üzerindeki Fizyolojik Etkiler

Fizyoloji, bireyin tahammül eşiği üzerinde kritik bir role sahiptir. Temel fizyolojik ihtiyaçların karşılanıp karşılanmaması, kişinin olaylara yaklaşımını doğrudan değiştirir. Bedenin biyolojik dengesini bozan durumlar, tahammül sınırlarını aşağı çekmektedir.

Tahammül düzeyini düşüren temel fizyolojik etkenler şunlardır:

  • Uykusuzluk: Dinlenmiş bir zihin ile uykusuz bir zihnin tolerans seviyesi aynı değildir.
  • Açlık: Enerji eksikliği, duygusal kontrolü zorlaştırır.
  • Yorgunluk: Fiziksel bitkinlik, sabır mekanizmasını zayıflatır.
  • Hastalık: Sağlıklı bir dönemde tolere edilebilen durumlar (örneğin çocuk gürültüsü), hastalık döneminde tahammül edilemez hale gelebilir.

Tahammülsüzlüğe Yol Açan Psikolojik Algılar

Olaylara yönelik düşüncelerimiz ve olayları nasıl anlamlandırdığımız, tahammül düzeyimiz üzerinde belirleyici bir güce sahiptir. Özellikle iki temel algı biçimi, bireyin toleransını ciddi şekilde kısıtlamaktadır.

1. Zorunluluk Algısı

Kişi, bir durumun mutlaka gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi gerektiğine dair katı bir inanç beslediğinde zorunluluk algısı oluşur. Bu algı, beklentinin aksi bir durum yaşandığında tahammülsüzlüğe ve öfkeye yol açar.

KavramGerçek NiteliğiAlgılanan Niteliği
Temel İhtiyaçlarYemek, Uyku, NefesZorunluluk
Sosyal BeklentilerÇocuğun erken uyumasıİstek / Tercih
Kişisel PerformansHata yapmamakDilek / Beklenti

İsteklerimize "zorunluluk etiketi" yapıştırdığımızda, bu istekler gerçekleşmediğinde esneklik gösteremeyiz. Oysa isteklerin gerçekleşmemesi üzüntü yaratsa da tolere edilmesi daha kolaydır.

2. Süreklilik Algısı

Bireyler, ara sıra yaşanan olumsuzlukları tolere edebilirken, bir durumun sürekli olduğuna inandıklarında tahammül göstermekte zorlanırlar. Başlangıçta hafif gelen bir yük, zamanla taşınamaz hale gelir. Örneğin, bir çocuğun eşyasını bazen unutması tolere edilebilirken, ebeveynin bunu "sürekli unutuyorsun" şeklinde genellemesi tahammül sınırlarını zorlar.

Süreklilik algısının özellikleri:

  • Gerçekçi değildir; hiçbir durum veya davranış kesintisiz değildir.
  • Olaylara "hiçbir zaman" veya "her zaman" gibi mutlak ifadeler yükler.
  • Bireyin esneklik kazanmasını ve durumu rasyonel değerlendirmesini engeller.

Çözüm: Tahammül Düzeyini Artırmak İçin Esneklik

Tahammül kapasitesini artırmanın yolu, zihinsel algıları yeniden yapılandırmaktan geçer. Zorunluluk algısı yerini tercih, istek ve beklentilere bıraktığında birey daha esnek bir yaklaşım sergileyebilir. İsteklerin her zaman gerçekleşmeyebileceği gerçeğini kabul etmek, toleransı güçlendirir.

Benzer şekilde, süreklilik algısının gerçek dışı olduğunu fark etmek, olayların geçici ve anlık olduğunu anlamamızı sağlar. Mevlana’nın da ifade ettiği gibi; her şey gelip geçicidir. Bu farkındalık, bireyi daha tahammülkar kılar ve yaşamdaki olumsuzlukları tolere etmesini kolaylaştırır.

Etiketler

Tahammul edememeAlgılar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.