Doktorsitesi.com

Nasıl Bir Anne Babasınız?

Klinik Psikolog Durul Mert
Klinik Psikolog Durul Mert
1 Temmuz 2022152 görüntülenme
Randevu Al
Toplumsal alışkanlıklarımız gereği, çocuklarımız genelde koruyucu aile yapıları içinde büyütülür. Anneler çocukları için her şeyi yapar, her hatalarını telafi eder, her başı sıkıştığında bir çözüm yolu bulur. Yeter ki çocukları ders çalışsın, başka hiçbir şeyle ilgilenerek yorulmasın. Koruyucu aile yapısı, çocuğuna herhangi bir sorumluluk yüklemeye kıyamayacaktır. Zaten ebeveynlerde çocuklarının her türlü ihtiyacı ile ilgilenerek çözüm olmayı kendilerine görev atfetmişlerdir.
Nasıl Bir Anne Babasınız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Koruyucu Aile Yapısı ve Çocuklarda Sorumluluk Bilinci

Toplumsal alışkanlıklarımızın bir yansıması olarak çocuklarımız genellikle koruyucu aile yapıları içerisinde büyütülmektedir. Bu modelde ebeveynler, çocuklarının her hatasını telafi etmeyi ve karşılaştıkları her soruna çözüm bulmayı kendilerine temel bir görev edinirler. Temel motivasyon, çocuğun sadece derslerine odaklanması ve başka hiçbir sorumlulukla yorulmamasıdır. Ancak bu durum, sorumluluk bilincinin gelişmesini engelleyen bir faktör olarak karşımıza çıkar.

Ebeveynlerin çocuklarının tüm ihtiyaçlarını üstlenmesi, çocukların görevlerini sahiplenmemesine neden olur. Örneğin, bir çocuğun ödevi veya sınavı olduğunda, çocuktan ziyade annenin telaşlanması ve kaygı duyması sık rastlanan bir durumdur. Bir tarafın aşırı çaba gösterdiği bu denklemde, çocuk için çaba sarf edecek bir alan kalmaz. Sonuç olarak çocuklar, hayatın getirdiği temel sorumlulukları tam olarak üstlenmeden yetişkinliğe adım atarlar.

Sorumluluktan Kaçma ve Dışsal Suçlama Alışkanlığı

Sorumluluk almayan çocuklarda, yaptıkları hataların suçunu üstlenmeme eğilimi kronik bir alışkanlığa dönüşür. Çocukluktan itibaren aşılanan bu tutum, bireyin suçu kendinde aramak yerine sürekli dış etkenlere yüklemesine yol açar. Bu gelişim süreci sonunda şu özelliklere sahip bireyler ortaya çıkar:

  • Suç ve hata sorumluluğunu sürekli karşı tarafa yüklerler.
  • Düşünmeden hareket eder ve davranışlarının sonuçlarını analiz edemezler.
  • Kendi paylarına düşen sorumluluktan kaçınma eğilimi gösterirler.
  • Yaşanan problemleri kendileriyle ilgili değilmiş gibi algılarlar.

Ergenlik Dönemi ve Koruyucu Tutumun Yarattığı Çatışmalar

Ergenlik dönemi ile birlikte bu davranış kalıpları daha belirgin bir problem haline gelir. Ergenliğin doğal bir parçası olan ben merkezcilik, gencin kendini dünyanın merkezinde görmesine neden olur. Bu dönemde zaten karmaşık bir ruh hali içinde olan ergen, olayların sonuçlarını kestirmekte zorlanabilir. Eğer çocuk evde sürekli el üstünde tutularak ve hiçbir sorumluluk verilmeden büyütüldüyse, dış dünyayı kendine karşı bir tehdit olarak algılamaya başlar.

Koruyucu Ailede Yetişen Ergenin Karşılaştığı SorunlarSosyal Etkileri
Kendi hatalarını görememeArkadaşları ve öğretmenleri ile sürekli çatışma yaşama
Kural tanımamaSosyal uyumda güçlük ve disiplin sorunları
Sürekli onaylanma beklentisiDış dünyada yaşanan hayal kırıklıkları ve içe kapanma
Sürekli haklı olma inancıEleştiriye kapalı olma ve objektiflikten uzaklaşma

Ebeveyn Tutumlarının Sosyal Adaptasyon Üzerindeki Etkisi

Ebeveynlerin çocuklarına karşı objektif olamaması, koruyucu tutumun devam etmesine neden olur. Aile, çocuğun her söylediğini mutlak doğru kabul ettiğinde, kendi tutumlarını sorgulama ve olayları araştırma gereği duymaz. Ev ortamında her istediği yapılan ve şımartılan çocuklar, dış dünyada aynı hoşgörüyü bulamadıklarında büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum, bireyin ya toplumdan kopmasına ya da çevresine karşı saldırgan bir tutum sergilemesine yol açar.

Çocukların problemlerini onlar adına çözmek, aslında onların kendini geliştirme fırsatlarını ellerinden almaktır. Ebeveynler hem çocukların sorunlarını çözer hem de onların kendi başlarına karar verememesinden şikayet ederler. Okulda yaşanan en küçük bir arkadaş veya öğretmen probleminde hemen müdahil olmak, çocuğun problem çözme becerisinin gelişmesini engeller. Bu döngü, bireyin yetişkinlikte de bağımsız hareket edememesine zemin hazırlar.

Sonuç: Değişim ve Sağlıklı Model Olma

İnsan yaşamında birilerini suçlamak ve eleştirmek en kolay yoldur; ancak asıl olgunluk, bireyin kendi hatalarını görebilmesi ve öz eleştiri yapabilmesidir. Sağlıklı bir kişilik yapısı, her olayda kişinin kendi payına düşen sorumluluğu kabul etmesiyle inşa edilir. Çocuklarımızın sağlıklı, uyumlu ve gelişime açık bireyler olmasını istiyorsak, değişime önce kendi ebeveynlik tutumlarımızdan başlamalıyız. Ebeveynlerin sergileyeceği olgun davranışlar, çocuklar için en etkili gelişim modelini oluşturacaktır.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Durul Mert

Klinik Psikolog Durul Mert

Uzm. Klinik Psikolog Durul Mert, 01 Mart 1970 tarihinde Adapazarı'nda doğmuştur. Gazi Üniversitesi Psikolojik danışmanlık bölümünde lisans eğitimimi tamamlamıştır. Yüksek lisansını, İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Klinik Psikoloji  bölümünde 2011 yılında tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog ünvanını almıştır. Klinik psikoloji doktorasına ise 2016 yılında Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünde başlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.