Doktorsitesi.com

Duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı var mı ???

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
18 Ekim 20152558 görüntülenme
Randevu Al
Duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı var mı ???
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Duygusal ve Cinsel Aldatma: Tanımlar ve Farklar

Aldatma denilince genellikle akla ilk gelen durum, mevcut ilişki dışındaki üçüncü bir şahısla yaşanan cinsel birlikteliktir. Ancak sadakatsizlik kavramı sadece fiziksel temasla sınırlı değildir. Günümüzde uzmanlar, aldatmayı duygusal ve cinsel olmak üzere iki ana kategoride incelemektedir. Yapılan araştırmalar, aldatma vakalarının yaklaşık 2/3’ünün hem duygusal hem de cinsel boyutu bir arada barındırdığını göstermektedir.

Bireyin devam eden bir ilişkisi varken bir başkasıyla duygusal yakınlık kurması, bir başkasına aşık olması veya özel paylaşımlarda bulunması duygusal aldatma olarak tanımlanır. Romantik bir ilişki sürerken bir başkasıyla cinsel ilişkiye girilmesi ise cinsel aldatma kapsamına girer. Araştırmalar, erkeklerde cinsellik odaklı aldatmanın, kadınlarda ise hem duygusal hem de cinsellik odaklı aldatmanın daha yaygın olduğunu ifade etmektedir.

Toplumsal Cinsiyet ve Aldatma Algısı

Toplumsal cinsiyet rolleri, bireylerin evlilik dışı ilişkilere yükledikleri anlamları doğrudan etkilemektedir. Erkekler yaşadıkları dış ilişkileri genellikle cinsel odaklı olarak betimlerken, kadınlar bu süreci daha çok duygusal temellere dayandırmaktadır.

ÖzellikErkeklerde EğilimKadınlarda Eğilim
İlişki TanımıDaha çok cinsel odaklıDaha çok duygusal odaklı
Bağlanma DüzeyiDüşük veya hiç yokDaha yüksek duygusal bağ
Bakış AçısıAşk ve cinselliği ayırabilirAşk ve cinselliği bütünleşik görür

Kadın ve Erkeklerde Kıskançlık Tetikleyicileri

2004 yılında yapılan "Yakın İlişkilerde Kıskançlık" araştırmasına göre, kadınların duygusal aldatılma, erkeklerin ise cinsel aldatılma karşısında daha yoğun kıskançlık hissettiği saptanmıştır. Bu durumun temelinde yatan algı farkları şunlardır:

  • Kadınlar: Erkeklerin cinselliği genellikle fiziksel rahatlama ve heyecanla ilişkilendirdiğini bildikleri için, asıl tehdidi partnerlerinin bir başkasına aşık olmasında görürler.
  • Erkekler: Kadınların cinselliğe duygusal bir anlam yüklediğini düşündükleri için, fiziksel bir aldatma durumunda bunun arkasında güçlü bir duygusal bağ olduğuna inanarak daha sert tepki verirler.

Aldatmanın Psikolojik ve Sosyal Sonuçları

Erkeklerin, eşlerinin kendilerini cinsel olarak aldattığından şüphelenmeleri veya bu durumdan haberdar olmaları, maalesef bazı vakalarda aile içi şiddet ve cinsel zorlamaya yol açabilmektedir. Heteroseksüel üniversite öğrencileri üzerinde yapılan çalışmalar da erkeklerin cinsel, kadınların ise duygusal sadakatsizliğe karşı daha radikal tepkiler verdiğini doğrulamaktadır.

Günümüzde cinsel aldatma, modern dünyanın getirdiği değişimlerle birlikte önceki dönemlere kıyasla çok daha yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Özetle; kadınların genellikle duygusal yoksunluk nedeniyle sadakatsizliğe yöneldiği, erkeklerin ise daha çok cinsel istek sebebiyle aldattığı gözlemlenmektedir.

Uzm. Psk. Damla KANKAYA

Kaynak: Kantarcı, 2009; Polat, 2006; Goetz ve Shackelford, 2009; Yeniçeri ve Kökdemir, 2004; Çavuşoğlu, 2011.

Etiketler

AldatmaEvlilik eş seçimiAldatan erkekAldatan erkeklerAldatmakEvlilik ilişkisiEvlilikte cinsellikEvlilik öncesi cinsel danışmaEvlilik sürecindeki sorunlarEvlilik öncesi cinsel bilgilerEvlilik doyumuAldatmanın psikolojik nedenleriAldatma psikolojisiAldatma duygusuAldatma sorunuAldatma çeşitleriAldatmanın çeşitleriAldatılmaAldatma terapisiAldatma sonrasıAldatan erkek yakalanınca ne yaparAldatıyormuşum gibi davranıyorAldatma fobisiAldatma olduğunda evlilikAldatmanın nedenleri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.