Mükemmelliyetçiliğin Yıprattığı Hayatlar: Hep Daha İyisi Yetmezse

Mükemmelliyetçilik çoğu zaman başarıyla karıştırılır. Oysa sağlıksız mükemmeliyetçilik, kişinin kendini sürekli yetersiz hissetmesine neden olan yorucu bir zihinsel süreçtir. Ne kadar başarılı olunursa olunsun, içsel tatmin bir türlü sağlanmaz.
Mükemmeliyetçi bireyler için hata yapmak kabul edilemezdir. Hata, öğrenme fırsatı değil; kişisel bir tehdit olarak algılanır. Bu bakış açısı, yoğun kaygı ve erteleme davranışını beraberinde getirir.
Bu tutumun kökeninde çoğu zaman koşullu kabul vardır. “En iyisini yaparsam değerliyim” inancı, kişinin kendi değerini performansa bağlamasına neden olur. Başarı düştüğünde özgüven de düşer.
Mükemmelliyetçilik ilişkileri de etkiler. Kişi hem kendine hem de çevresine karşı aşırı beklentiler geliştirebilir. Bu durum hayal kırıklığı ve yalnızlık hissini artırır.
Sürekli daha iyisini hedeflemek, dinlenmeyi ve keyif almayı zorlaştırır. Kişi başarıyı yaşayamadan bir sonraki hedefe odaklanır. Bu da tükenmişlik riskini artırır.
Sağlıklı gelişim için “yeterince iyi” kavramını benimsemek önemlidir. Değer, kusursuzluktan değil; insan olmaktan gelir. Hata yapabilmek, gelişimin doğal bir parçasıdır.

