Lise Öğrencilerinde Doğum Sırası, Rekabetçilik ve İnternet Oyun Bağımlılığı İlişkisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Lise Öğrencilerinde İnternet Oyun Bağımlılığı ve Doğum Sırası İlişkisi
Bu araştırma, 2018-2019 öğretim yılında İznik ilçesindeki liselerde öğrenim gören, ailenin ilk ve üçüncü çocuğu olan öğrencilerin internet oyun bağımlılığı düzeylerini incelemektedir. Çalışmada, bireylerin aile içindeki konumları ile rekabetçi tutumları arasındaki bağın, oyun bağımlılığı üzerindeki etkisi tarama yöntemiyle analiz edilmektedir.
Araştırma kapsamında veriler; İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu (İOOBÖ9-KF), Rekabetçi Tutum Ölçeği (RTÖ) ve katılımcı bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen bulgular, psikolojik literatür ve Alfred Adler’in doğum sırası kuramı ışığında tartışılmaktadır.
Alfred Adler’in Doğum Sırası Kuramı ve Kişilik Gelişimi
Çocukların bireysel özelliklerini şekillendiren en temel unsurlardan biri, aile içindeki etkileşimleridir. Alfred Adler (1920), doğum sırasının kişilik üzerindeki belirleyici rolünü dört ana kategoride ele almıştır:
- İlk Çocuk: Başlangıçta tüm ilgiyi üzerinde toplar ancak kardeşinin doğumuyla "tahttan indirilmiş" gibi hisseder. Bu ilgiyi geri kazanma çabası, onu kuralcı ve başarı odaklı yapabilir.
- İkinci Çocuk: Dünyaya bir rakiple gelmiştir; doğuştan hırslı ve yarışçıdır. İlk çocuğa meydan okuma eğilimindedir.
- Üçüncü (En Küçük) Çocuk: Ailenin en az ilgisini alan ancak büyüklerinden öğrenmeye yatkın olan çocuktur. Bağımsızlık eksikliği nedeniyle aşağılık kompleksi veya üstün gelme arzusu hissedebilir.
- Tek Çocuk: Anne tarafından şımartılma ve babayla yoğun rekabet içine girme eğilimindedir; genellikle benmerkezci bir yaşam tarzı benimser.
Literatürdeki çalışmalar, doğum sırasının karakter üzerindeki etkisini doğrular niteliktedir. Örneğin; Pollet ve Nettle (2009), ilk çocukların ilişkilerinde daha pozitif tutum sergilediğini, en küçük çocukların ise kardeşleriyle daha zayıf bağlar kurduğunu saptamıştır.
İnternet Oyun Bağımlılığı ve Tanı Ölçütleri
İnternet bağımlılığı kavramı ilk kez Ivan Goldberg (1996) tarafından patolojik kullanımı tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde internet, bir iletişim aracı olmanın ötesine geçerek bireylerin psikolojik bağlılık duyduğu bir platform haline gelmiştir. İnternet oyun bağımlılığı, DSM-5 kriterlerine göre şu belirtilerle karakterize edilir:
| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| Zihinsel Meşguliyet | Oyun dışındaki zamanlarda dahi sürekli oyunu düşünme. |
| Tolerans Geliştirme | Aynı doyumu almak için oyunda geçirilen süreyi sürekli artırma. |
| Geri Çekilme | Oyun oynamadığında huzursuzluk, sinirlilik ve yoksunluk hissi. |
| Çatışma ve Kayıp | Oyun nedeniyle sosyal çevreyi, eğitimi veya iş imkanlarını riske atma. |
| Aldatma | Oyunda geçirilen süre hakkında aileye veya çevreye yalan söyleme. |
Oyun Bağımlılığında Rekabet Faktörü
Oyun bağımlılığının en güçlü motivasyonlarından biri rekabet duygusudur. Yee (2007), oyuncuların diğerlerinden daha iyi olma ve güç kazanma isteğini "Başarı" bileşeni altında tanımlar. Rekabet, bir kişinin diğerinden üstün olma arzusu iken; zoru başarma (challenge), oyuncunun sisteme veya bilgisayara karşı galip gelme çabasıdır.
Adler’in kuramına göre, özellikle üçüncü çocuklar ailedeki diğer iki rakibiyle yarışmak zorundadır. Bu durum onları hem rekabetçi hem de hırslı bir yapıya büründürebilir. Bu araştırmanın temel amacı, bu rekabetçi karakter yapısının internet oyunlarında bir tatmin aracı olarak kullanılıp kullanılmadığını belirlemektir.
Araştırma Yöntemi ve Veri Toplama Süreci
Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile kurgulanmıştır. Araştırmanın evrenini İznik ilçesindeki liselerde eğitim gören 14-17 yaş arası öğrenciler oluşturmaktadır.
Kullanılan Ölçme Araçları
- İOOBÖ9-KF: 9 soruluk, 5'li likert tipi bir ölçektir. 36 ve üzeri puan alan bireyler yüksek bağımlılık riski altında kabul edilir.
- Rekabetçi Tutum Ölçeği (RTÖ): 23 maddeden oluşan bu ölçek, bireyin başarıya ulaşma ve rakiplerini eleme arzusunu ölçer.
- Katılımcı Bilgi Formu: Demografik verilerin (cinsiyet, doğum sırası, kardeş sayısı vb.) toplanmasını sağlar.
Uygulama Prosedürü
Araştırma için İznik’teki Anadolu, Meslek ve İmam Hatip liselerinden gerekli izinler alınmıştır. Uygulama sırasında öğrencilere araştırma hakkında bilgi verilmiş; gönüllülük esasına göre ilk, üçüncü ve tek çocuk olan öğrencilerden veriler toplanmıştır. Bu süreçte özellikle doğum sırasının rekabetçi tutum üzerindeki etkisi ve bu tutumun oyun bağımlılığına yansıması analiz edilmektedir.




