Doktorsitesi.com

Psikozlarda ve Şizofrenide Psikoloğun Rolü, Destekleyici Psikoterapi ve Özellikleri Hakkında Bir Derleme Çalışması

Psk. Ahmet Sönmez
17 Şubat 2021772 görüntülenme
Randevu Al
  • Destekleyici psikoterapi, kişilik değişikliği yerine bireyin mevcut işlevselliğini korumayı, özsaygısını güçlendirmeyi ve sağlıklı savunma mekanizmalarını pekiştirmeyi hedefleyen bir yöntemdir.
  • Süreç boyunca övgü, güvence ve psikoeğitim gibi teknikler kullanılarak danışanın tedaviye uyumu artırılır ve akut krizlerin çözülmesi sağlanır.
  • Özellikle ego gücü düşük bireyler ve şizofreni hastaları için etkili olan bu yaklaşım, içgörü kazandırmaktan ziyade sosyal destek ve yaşam kalitesini artırmaya odaklanır.
Psikozlarda ve Şizofrenide Psikoloğun Rolü, Destekleyici Psikoterapi ve Özellikleri Hakkında Bir Derleme Çalışması
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Destekleyici Psikoterapi Nedir? Tanımı ve Kapsamı

Destekleyici psikoterapi, belirli bir hasta grubunu tedavi etmek amacıyla kullanılan, eklektik ve özgül bir psikolojik sağaltım yöntemidir. Literatürde üzerinde tam bir fikir birliğine varılmış tek bir tanımı bulunmamakla birlikte, bu yöntem genel olarak kişilik değişikliğini hedeflemeyen ve psikanalize oranla daha sınırlı amaçları olan bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır (Ulaş ve Alptekin, 2009). Temel odak noktası, bireyin mevcut işlevselliğini korumak ve geliştirmektir.

Destekleyici Psikoterapinin Temel Özellikleri ve Amaçları

Bu terapi yöntemi, danışanın tedaviye uyum sürecini iyileştirmeyi ve zedeleyici yaşam olaylarını paylaşarak duygusal bir boşalım (katarsis) sağlamayı amaçlar (Çam ve Engin, 2015). Hastaların sosyal becerilerini artırarak kendilik saygılarını güçlendirmek ve başa çıkma yeteneklerini geliştirmek temel hedefler arasındadır. Ayrıca, tedavi sonrası alevlenme dönemlerini kontrol altına alarak hastaneye yatış oranlarını ve uygunsuz davranışları azaltmak, akut krizleri çözmek ve gerçeği değerlendirme yetisini iyileştirmek de bu sürecin parçasıdır.

Destekleyici psikoterapi, bireyin savunma düzeneklerine büyük önem verir. Bu süreçte izlenen stratejiler şunlardır:

  • Sağlıklı savunma mekanizmalarının güçlendirilmesi,
  • İyilik halini ve işlevselliği tehdit eden savunma mekanizmalarının zayıflatılması,
  • Danışanın sağlıksız savunma mekanizmalarını tanımasına yardımcı olunması,
  • Arzu edilen davranış biçimlerinin geliştirilmesinde rehberlik edilmesi,
  • Sosyal destek mekanizmalarının sürece dahil edilmesi.

Uygulama Süreci ve Terapötik Girişimler

Destekleyici psikoterapiyi basit bir uygulama olarak değerlendirmek hatalı bir yaklaşımdır. İşlevsel terapötik girişimler seçebilmek için danışandan kapsamlı bir anamnez alınmalı ve davranışların içsel dinamikleri doğru analiz edilmelidir (Ünsal Barlas ve Karaca, 2016). Terapötik ilişkinin kurulmasında profesyonel ortamın sıcaklığı, rahatlığı ve danışan ile danışman arasındaki mesafe kritik rol oynar. Hatta tedaviye devamlılığı artırmak adına küçük ikramların yapılması uygun kabul edilmektedir (Ulaş ve Alptekin, 2009).

Destekleyici Psikoterapide Kullanılan Teknikler

Süreç içerisinde terapistin kullanabileceği çeşitli teknikler mevcuttur. Bu tekniklerin bir kısmı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

TeknikAmacı ve Uygulama Biçimi
Övgüİstenilen davranışı pekiştirmek için kullanılır; ancak samimiyet için dozunda olmalıdır.
GüvenceDanışana dürüstlük çerçevesinde uzmanlık alanına uygun destek sunar.
CesaretlendirmeÖzellikle şizofreni ve depresyon tedavisinde gelişme kaydetmek için kritiktir.
Yeniden Çerçeve ÇizmeDanışanın dünyaya farklı bir perspektiften bakmasını sağlayarak farkındalık yaratır.
PsikoeğitimHastalık ve süreç hakkında danışanı bilgilendirerek uyumu artırır.

Destekleyici Psikoterapinin Üç Temel Dönemi

Literatür taramaları, destekleyici psikoterapinin belirli evrelerden oluştuğunu göstermektedir. Bu evreler şu şekilde yapılandırılır:

  1. Başlangıç Dönemi: Terapötik ilişkinin geliştirildiği, danışanın şikayetleri ve yetersizlikleri hakkında bilgi toplandığı ve sorunlara yönelik yöntemlerin belirlendiği evredir.
  2. Orta Dönem: Danışanın anlaşıldığını hissettiği ve destek aldığına inandığı dönemdir. Bu evrede olumsuz aktarımlara müdahale edilirken, patolojik olmayan olumlu aktarımlara genellikle dokunulmaz. Ara hedefler belirlenerek uyum becerileri geliştirilir.
  3. Sonlandırma Dönemi: Belirli bir yapısı yoktur; hedeflere ulaşıldığında veya danışan ayrılmak istediğinde sonlanır. Seans sıklığı esnektir ancak başlangıç ve bitiş saatlerine sadık kalınması terapötik çerçeve açısından önemlidir.

Uygulama Alanları ve Kontrendikasyonlar

Destekleyici psikoterapi her durum için uygun değildir. Deliryum, ileri düzey demans ve organik bozukluklar gibi durumlarda uygulanması tavsiye edilmez (Ulaş ve Alptekin, 2009). Buna karşın şu durumlarda etkinliği yüksektir:

  • Akut kriz yaşayan bireyler,
  • Ego gücü düşük olan kişiler,
  • Psikozlar ve özellikle şizofreni vakaları.

Diğer yaklaşımların aksine, burada içgörü oluşturmaktan ziyade, iç ve dış gerilimlere karşı dayanıklı bir ego gücü oluşturulması hedeflenir (Çam ve Engin, 2015).

Şizofreni Tedavisinde Psikoloğun Rolü

Şizofreni gibi biyolojik ve genetik temelli bozukluklarda psikolog, psikofarmakolojik tedaviye ek olarak destekleyici psikoterapi ile süreci yönetir. Psikolog; terapötik ilişkinin kurulması, kişiselleştirilmiş formülasyonların geliştirilmesi ve doğru tekniklerin zamanında uygulanması gibi hayati görevler üstlenir.

Sosyal olarak izole olan ve yalnızlık yaşayan hastalar için terapi bir köprü görevi görür. Psikologlar bu noktada sosyal destek sağlama, kişisel bakım becerilerini geliştirme ve hastanın anlama kapasitesine uygun yaklaşım sergileme konularında rehberlik ederler (David ve ark., 2004; Gentile ve Niemann, 2006). Ayrıca, şizofreni tedavisinde ilaç uyumunu artırma, model olma ve davranışsal beceri eğitimi gibi tekniklerle hastanın yaşam kalitesine katkı sağlanır.

Araştırmalar, destekleyici psikoterapi alan şizofreni hastalarının, dışavurumcu terapi alanlara kıyasla tedaviye devam etme süresi ve sağlanan fayda açısından anlamlı düzeyde daha başarılı olduğunu göstermektedir (Ulaş ve Alptekin, 2009).

Kaynakça

  • Çam, M. O. ve Engin, E. (2015). Psikoterapi ve hemşirelik. Türkiye Klinikleri J Psychiatr Nurs-Special Topics, 1(1), 87-94.
  • Gentile, J. P., & Niemann, P. (2006). Supportive psychotherapy for a patient with psychosis: Schizophreniform disorder. Psychiatry (Edgmont), 3(1), 56-61.
  • Penn, D. L., Mueser, K. T., Tarrier, N., Gloege, A., Cather, C., Serrano, D., & Otto, M. W. (2004). Supportive therapy for schizophrenia: possible mechanisms and implications for adjunctive psychosocial treatments. Schizophrenia Bulletin, 30(1), 101-112.
  • Ünsal Barlas, G. ve Karaca, S. (2016). Yaşlılarda psikoterapiler ve psikiyatri hemşiresinin rolü. Türkiye Klinikleri J Psychiatr Nurs-Special Topics, 2(1), 49-55.
  • Ulaş, H. ve Alptekin, K. (2009). Destekleyici psikoterapi. Türkiye Klinikleri J Psychiatry-Special Topics, 2(2), 35-40.

Etiketler

PsikoterapiPsikozPsikoterapistdestekleyici psikoterapidestekleyici psikoterapinin özellikleri

Yazar Hakkında

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez,lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü 2016 senesinde şeref öğrencisi olarak tamamlamış ve Psikolog unvanı almıştır. Yüksek lisansına ise Yakın Doğu Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Bölümün'de devam etmektedir.

Mezuniyetinin ardından askerlik hizmetini tamamlamak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından istihdam edilmiş, bir yıl süre RDM amiri olarak görev yapmıştır.Hizmet süresince bireysel danışma ve grup danışmaları yönetmiş olup Ekim 2017 tarihinde başarı belgesi ile ödüllendirilerek görevini tamamlamıştır.
Kişisel gelişimi için bir çok eğitim,seminer ve kongreye katılmıştır.

 Psk. Ahmet Sönmez mesleki çalışmalarına Terapal Psikoloji’de devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.