Doktorsitesi.com

Kültürel Bağlamda İstifçilik: Ayıp mı, Psikolojik Bozukluk mu?

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya
4 Haziran 2025185 görüntülenme
Randevu Al
İstifleme (biriktirme) bozukluğu, kişisel eşya ya da nesnelerin değeri ne olursa olsun, onları elden çıkarmakta ya da bırakmakta yaşanan zorluk, atma konusunda kararsızlık veya yoğun rahatsızlık hissetme ve aslında gerekli olmayan eşyalara karşı aşırı sahip olma isteği ile tanımlanan bir bozukluktur.
Kültürel Bağlamda İstifçilik: Ayıp mı, Psikolojik Bozukluk mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İstifçilik (Biriktirme) Bozukluğu ve Dispozofobi Nedir?

İstifleme (biriktirme) bozukluğu, kişisel eşyaların veya nesnelerin maddi değeri ne olursa olsun, onları elden çıkarmakta yaşanılan kronik zorluk olarak tanımlanır. Bu bozukluğa sahip bireyler, eşyaları atma konusunda yoğun bir kararsızlık veya rahatsızlık hissederken, aslında gerekli olmayan nesnelere karşı aşırı sahip olma isteği duyarlar. Tıp literatüründe dispozofobi olarak da bilinen bu durum, bireyin yaşam kalitesini ve fiziksel çevresini doğrudan tehdit eden ciddi bir psikolojik tablodur.

İstifçilik Davranışının Yaşam Alanları Üzerindeki Etkileri

Dispozofobiye sahip bireyler, biriktirdikleri nesneler değersiz, sağlıksız veya tehlikeli olsa dahi onları atmakta büyük güçlük çekerler. Bu kontrol edilemeyen biriktirme eylemi, kişinin yaşam alanını ciddi şekilde kısıtlayarak ev ortamındaki hareket kabiliyetini ve düzeni bozar. Süreç ilerledikçe; temizlik alışkanlıkları, sağlık durumu, uyku düzeni ve beslenme biçimi gibi temel yaşam fonksiyonları olumsuz etkilenir. Aşırı istifleme vakalarında, evde yaşanabilir alan kalmayabilir ve birey kendi yaşam alanında ciddi fiziksel risklerle karşı karşıya kalabilir.

Klinik Tanı Süreci ve DSM Standartlarındaki Gelişimi

İstifçilik davranışı, klinik psikoloji tarihinde farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM-IV (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı) içerisinde ilk kez obsesif kompulsif kişilik bozukluğu ve obsesif kompulsif bozukluğun bir tanı ölçütü olarak ele alınmıştır. Daha sonraki revizyonlarda ise bu durum, obsesif kompulsif bozukluğun bir belirtisi olarak tanımlanmıştır.

Güncel standart olan DSM-5 (2013) ile birlikte istifçilik, bağımsız bir psikiyatrik bozukluk olarak kabul edilmiştir. Bu değişim, istifçiliğin klinik açıdan daha fazla dikkat çekmesini sağlamıştır. Ancak bu davranışın yalnızca biyolojik değil; kültürel, ekonomik ve tarihsel faktörlerden de güçlü bir şekilde etkilendiği unutulmamalıdır.

Kültürel Değerler ve Eşyaya Yüklenen Anlam

Toplumların kültürel dokusu, bireylerin nesnelere yüklediği anlam dünyasını şekillendirir. Özellikle kolektivist toplumlarda ve aile mirasına önem veren kültürlerde, eski eşyaları saklamak bir sadakat ve vefa göstergesi olarak algılanabilir. Türkiye gibi topluluk odaklı yapılarda nesneler, sadece birer eşya değil, geçmişle bağ kurmayı sağlayan duygusal semboller olarak görülür.

Ekonomik Etkenler ve Kıtlık Kültürünün Rolü

Geçmişte yaşanan savaşlar, göçler ve ekonomik krizler, kuşaklar arası bir "her şey lazım olabilir" düşüncesinin yerleşmesine neden olmuştur. Bu durum, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki güvenlik ihtiyacına bir yanıt niteliği taşıyabilir. Dolayısıyla bazı bireyler için istifçilik, bir bozukluktan ziyade geçmişten gelen bir hayatta kalma stratejisi olarak değerlendirilebilir.

Psikopatolojik Tanı: İstifçilik Ne Zaman Bir Bozukluk Sayılır?

DSM-5 kriterlerine göre, bir biriktirme eyleminin istifçilik bozukluğu olarak tanımlanabilmesi için şu şartların oluşması gerekir:

  • Eşyaları elden çıkarma konusunda sürekli ve kronik bir zorluk yaşanması.
  • Biriktirme davranışının yaşam alanlarını kullanılamayacak düzeyde daraltması.
  • Kişisel, sosyal ve mesleki işlevsellikte belirgin bir bozulma yaratması.

Bu bozukluğa sahip bireyler, nesnelerin işlevsiz olduğunu bilseler dahi, onları kaybetme düşüncesiyle yoğun kaygı yaşarlar.

Damgalama ve Toplumsal Algının Etkileri

Toplumun istifçi bireylere yönelik tutumu genellikle eleştirel ve dışlayıcıdır. Bu bireyler sıklıkla şu sıfatlarla etiketlenir:

  • Düzensiz veya dağınık
  • Cimri
  • Pis veya bakımsız

Bu tür toplumsal damgalamalar, bireyin profesyonel yardım arama sürecini zorlaştırarak problemin daha da derinleşmesine yol açabilir.

Sonuç: Bütüncül Bir Bakış Açısı

İstifçilik davranışı; bireyin iç dünyası, kültürel mirası ve ekonomik geçmişiyle harmanlanan çok boyutlu bir durumdur. Her biriktirme davranışı psikopatolojik olmasa da, yaşam kalitesini düşüren durumlarda profesyonel destek elzemdir. Klinik bilgi ile kültürel anlayışı birleştiren bir yaklaşım, bu karmaşık bozukluğu anlamada en etkili yoldur.

Kaynakça

  • American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Washington, DC.
  • Cherrier, H., & Ponnor, L. (2010). A study of hoarding behavior and attachment to possessions in compulsive buying. Journal of Consumer Behaviour, 9(6), 422–433.
  • David, E., & Szechtman, H. (2010). Perspectives on hoarding from cognitive-behavioral and biological models. Depression and Anxiety, 27(6), 575–586.
  • Frost, R. O., & Gross, R. C. (1993). The hoarding of possessions. Behaviour Research and Therapy, 31(4), 367–381.
  • Frost, R. O., Steketee, G., & Tolin, D. F. (2011). Hoarding: Basic facts and emerging perspectives. Current Directions in Psychological Science, 20(5), 261–265.
  • Maslow, A. H. (1943). A theory of human motivation. Psychological Review, 50(4), 370–396.
  • Steketee, G., & Frost, R. O. (2007). Compulsive hoarding and acquiring: Therapist guide. Oxford University Press.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Uzm. Psk. Damla KANKAYA, Almanya doğmuştur . PsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Merkezi`nin İstanbul ve Antalya şubelerinin kurucusudur.
Lisans öncesi eğitimini (ilk, orta ve lise) Nürnberg'de tamamlamıştır. Ardından başlamış olduğu Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümünden "Onur Öğrencisi" olarak mezun olmuş ve Psk. unvanı almıştır. Üniversite eğitimi süresince birçok ulusal kongre ve üniversite seminerlerine katılım göstermiştir. Birçok sosyal sorumluluk projesinde ve Beykent Üniversitesi Psikoloji Kulübünde asil üye olarak aktif görev yapmıştır. Ve Lisans eğitimi sırasında, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Sana Klinik Hastanesi (Almanya) stajyer psikolog olarak birçok kurum ve hastanede staj yapmış ve kendini geliştirmeyi hedeflemiştir.
Mezuniyetini takiben aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimine başlamış ve "Klinik Psikolog" olarak yüksek lisans derecesini tamamlamış ve "Evli bireylerde Cinsel Doyum Ve Aldatma Eğiliminin İlişkisi" adlı tez çalışmasını yayınlamıştır. Okan Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.
2014 yılında Özel Olimpos Hastanesi- Antalya'da Psikolog olarak görev yapmıştır. Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir. Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedirPsikoTerap-İST Eğitim ve Danışmanlık Danışmanlık Merkezi’nde yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Terapileri alanlarında hizmet sunmaktadır. İyi derecede Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.
Ayrıca lisans eğitimi esnasında, Goodenough Harris Bir İnsan Çiz Testi, Bender Gestalt Görsel Motor Algılama Testi, Luisa Duss Psikanalitik Öykü Tamamlama Testi, Peabody Resim- Kelime Testi, Metropolitan Okul Olgunluğu Testi, Kent E.G.Y Testi, Catel 2A Zeka Testi, Cinsel Terapi Eğitimi, MMPI, WISC-R, BDT Eğitimi (Prof. Dr. Hakan TÜRKÇAPAR) , Temel Hipnoz ve İleri Hipnoz Eğitimi (Dr.Mehmet KARAV),Rorschach Eğitimi (Prof. Dr. Kadir ÖZER) ve Aile ve Çift Terapisi Eğitimlerini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.