Doktorsitesi.com

Kişiler arası ilişki sistemleri ve psikoterapi

Klinik Psikolog Alpaslan Keskin
Klinik Psikolog Alpaslan Keskin
2 Aralık 2014419 görüntülenme
Randevu Al
  • Kişiler arası ilişkiler, bireylerin öznel kalıplarına göre şekillenen döngüsel bir etki-tepki mekanizması üzerine kuruludur.
  • Gelişim süreci, ikili sistemlerden üçüncü bir gözün varlığını kabul eden daha karmaşık üçlü sistemlere doğru evrilir.
  • Psikoterapi süreci, bireyin içsel çatışmalarını ve ilişki kapasitesini analiz ederek egoyu güçlendirmeyi ve uyum sorunlarını gidermeyi hedefler.
Kişiler arası ilişki sistemleri ve psikoterapi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kişiler Arası İlişki Sistemleri ve Psikoterapi

Kişiler arası ilişkiler, etki-tepki ve karşı tepki mekanizması üzerine kurulu döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu yapı, bireylerin sosyal etkileşimlerini şekillendiren temel bir sistemdir. Psikoterapi sürecinde bu döngülerin analizi, bireyin ruhsal dünyasını ve ilişki kurma biçimlerini anlamak açısından kritik bir öneme sahiptir.

İlişkilerde Döngüsel Yapı: Etki, Tepki ve Karşı Tepki

İnsan ilişkilerindeki sistem, bir tarafın başlattığı etkiye karşı diğer tarafın verdiği tepki ve bu tepkiye verilen karşı tepki ile ilerler. Bu durum, bireylerin öznel kalıplarına göre şekillenir. Örneğin, bir kişinin sergilediği saldırgan tutum, karşı tarafta savunmacı veya saldırgan bir karşı tepki doğurarak bir döngü oluşturur.

Bütün insanların kendilerine has öznel kalıpları mevcuttur. Bir etkileşim sırasında gelen aşağılama, sorgulama veya takdir gibi uyaranlara karşı sistem standart tepkiler üretir. Bu durum şu örneklerle daha net anlaşılabilir:

  • Normal Etkileşim: Samimi bir "Nasılsınız?" sorusuna, aynı samimiyetle cevap verilir.
  • Patolojik Etkileşim: Bazı hastalar için bu soru bir "yapışma" duygusu yaratabilir ve kişi geri çekilerek tepki gösterebilir.
  • Kişilik Yapılarına Göre Farklılıklar: Şizoid yapılar resmiyetten rahat ederken, narsistik yapılar övgü dolu yaklaşımlardan beslenir.

İlişki Sistemlerinin Kademeleri: İkiliden Üçlüye Geçiş

İnsan gelişimi, ikili sistemlerden daha karmaşık olan üçlü sistemlere doğru evrilir. Bu gelişim süreci, bireyin zihinsel kapasitesinin ve sosyal uyumunun bir göstergesidir.

İkili (Diadik) Sistem

İnsan yaşamının ilk üç yılında hakim olan yapıdır. Çocuk; annesi, babası veya bakım veren kişiyle kendisini ikili bir sistem içinde görür. Bu evrede dünya sadece bu iki kişi arasındaki dinamikten ibarettir.

Üçlü (Triangüler) Sistem

Sağlıklı bir gelişimde, üç yaşından sonra zihinsel korteksin büyümesiyle üçlü sisteme geçilir. Bu kapasite, bireyin iki kişi arasındaki ilişkiyi üçüncü bir göz olarak değerlendirebilmesini sağlar. Kişi, yanındaki bireyin diğer kişiyle olan ilişkisinden rahatsızlık duymadan sürece dahil olabilir.

Yapı Türüİlişki KapasitesiTemel Özellik
Borderline Örgütlenmelerİkili Sistemde Takılı KalmaÜçüncü kişiyi dışlanma ve kriz sebebi olarak görür.
Sağlıklı YapılarÜçlü (Triangüler) SistemÜçüncü kişinin varlığını doğal kabul eder ve sisteme eklemlenir.

İntrapsişik Yapı: Kişinin Kendi İçindeki Savaş

İntrapsişik yapı, dış dünyadan bağımsız olarak bireyin kendi zihninde olup biten süreçleri ifade eder. Bu alanda yaşanan sorunlar genellikle dürtü kontrolü ve içsel çatışmalarla ilgilidir. Özellikle ego zayıflığı olan bireyler, öfke veya cinsellik gibi dürtülerini kontrol etmekte zorlanırlar.

Psikanalitik açıdan bu durum üç temel yapı arasındaki çatışmadır:

  1. İd: Haz odaklı, impulsif ve sürekli tatmin arayan dürtüsel yapı.
  2. Süperego: Katı, yargılayıcı ve kuralcı içsel denetleyici.
  3. Ego: Bu iki yapı arasında denge kurmaya çalışan aracı mekanizma.

Eğer süperego çok rijit, id ise çok dürtüsel ise ego çaresiz kalır. Bu durum ağır suçluluk duygularına veya primitif (ilkel) savunma mekanizmalarına yol açabilir. Bu tür vakalarda temel amaç egoyu güçlendirmek ve genişletmektir.

Psikoterapide Değerlendirme ve Yaklaşım

Psikoterapistler, sorunları bireyin olgunlaşma seviyesine göre basamaklandırır. Her terapi ekolü farklı bir alana odaklanabilir; bazıları sadece düşünceye, bazıları ise sadece sisteme odaklanır. Ancak insanı bir bütün olarak değerlendirmek esastır.

Terapi sürecinde şu bozukluk türleri analiz edilir:

  • Düşünce, duygu ve davranış bozuklukları,
  • Diadik (ikili) veya triangüler (üçlü) ilişki bozuklukları,
  • Adaptasyon ve sistem bozuklukları.

Kişinin hayatını zorlaştıran korkular, takıntılar ve anksiyeteler aslında birer savunma mekanizması ve semptomdur. Uzman, sorunun kaynağının intrapsişik mi yoksa ilişkisel mi olduğunu saptayarak uygun bir psikoterapi veya hipnotik trans yöntemi belirler.

Etiketler

Psikoterapi nedirPsikoterapi kimlere uygulanırPsikoterapi nasıl yapılırPsikoterapi hakkındaPsikoterapi kimlere yapılırPsikoterapi ne için kullanılır

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Alpaslan Keskin

Klinik Psikolog Alpaslan Keskin

Uzm.Kl.Psk Alpaslan Keskin, 1980 Erzincan'da doğmuştur. Karadeniz Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünde lisans eğitimimi  tamamlayarak ‘Psikolog’ ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.