Kimlik ve Değer Algısı: Benliğin Şekillenme Süreci

Kimlik ve Değer Algısı: Benliğin Şekillenme Süreci
Benlik kavramı, bireyin doğumundan itibaren aile, okul ve sosyal çevre etkileşimiyle şekillenen, yaşam boyu dinamik bir gelişim gösteren biyopsikolojik bir olgudur.
Kişinin kendi özelliklerine dair algısı (gerçek benlik) ile hayalindeki kişi (ideal benlik) veya toplumun kendisinden beklediği model (olması gereken benlik) arasındaki denge, bireyin öz saygısını belirleyen temel unsurdur. Bu yapılar arasındaki uyum arttıkça bireyin psikolojik dayanıklılığı da güçlenmektedir.
Yüksek benlik saygısına sahip bireyler, kendilerini değerli ve yetkin hissederken, eksikliklerini de gerçekçi bir şekilde kabul edebilme becerisine sahiptirler.Bu kişiler, karşılaştıkları zorluklarda sorumluluk almayı tercih eder ve eleştirileri birer gelişim fırsatı olarak görürler.
Buna karşın düşük benlik saygısı; yetersizlik hissi, yoğun onaylanma ihtiyacı ve sosyal çekilme ile kendini gösterir. Birey, içsel bir güvensizlik yaşadığında başarısızlıklarını dış etkenlere bağlama veya savunma mekanizması olarak "sahte bir özgüven" sergileme eğilimine girebilir
Bireyin bu algısını etkileyen en güçlü faktörlerin başında ebeveyn tutumları gelmektedir. Demokratik ve destekleyici bir aile ortamında büyüyen bireylerin öz saygısı daha yüksek olma eğilimindeyken; reddedici, aşırı kısıtlayıcı veya ilgisiz tutumlar düşük benlik algısının temelini oluşturabilir. Fiziksel görünüm, akademik başarı ve sosyo-ekonomik şartlar da bu süreci besleyen diğer bileşenlerdir.
Özetle, sağlıklı bir benlik algısı, sadece bireysel mutluluğun değil, aynı zamanda toplum içindeki sağlıklı sosyal ilişkilerin ve duygusal istikrarın da anahtarıdır. Kişinin kendisini tüm yönleriyle kabul etmesi, bu sürecin en kritik aşamasıdır.
HAZIRLAYAN :
Uzman Klinik Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Stajyer Psikolojik Danışman Sümeyye Söylemez

