Doktorsitesi.com

Ketojenik Diyet Nedir? Nasıl Yapılır?

Uzm. Dyt. Deniz Eriş
Uzm. Dyt. Deniz Eriş
10 Ekim 2025117 görüntülenme
Randevu Al
Son 60-70 yıldır yağdan korkuyorduk, şimdi de karbonhidrat ve şekerden korkmaya başladık. Klinikte temel uygulaması, pediyatrik epilepsi hastalarında nöbetlerin kontrol altına alınması olan ve 100 yıla yakın zamandır medikal anlamda kullanılan ketojenik diyet, son dönemde özellikle kilo kontrolü ve Tip 2 Diyabet tedavisinde elde edilen başarılar ile popülerlik kazandı.
Ketojenik Diyet Nedir? Nasıl Yapılır?

Ketojenik diyeti incelemek/uygulamak için onu diğer düşük karbonhidratlı diyetlerden ayırmamız gerekiyor.

Söz konusu sağlığımız olduğu için gözü kapalı diyet yapılmasına karşıyız.

Bu yüzden öğrenmenizi istediğim adeta bu diyetin bel kemiği olan çok önemli ve sıkça atlanan noktalar var.

Neden farklı?

Diğer düşük karb. diyetler karbonhidrat azaltımı sonucu enerji kısıtlaması sağlayarak kilo verdirirken ketojenik diyet, karbonhidratların komple kesilmesi (neredeyse) sonucu vücudu alışkın olmadığı bir şekilde enerji üretmeye zorlar; pek çok biyolojik adaptasyon yapmasına neden olur ve enerji metabolizmasını doğrudan etkiler.

Uzun lafın kısası ketojenik diyet gücünü karbonhidrat alımının minimize edilmesi ile vücutta oluşturulan “ketosis” metabolik durumu sonucu ortaya çıkan artmış yağ yakımı etkisinden alır.

Ketojenik beslenme tarzını doğru uygulayarak anlamlı bir fayda görebilmeniz için bu süreci iyice anlamanız gerek. Bilgi bu diyette çok önemli çünkü ketojenik diyet demek, “yağa adapte olmak ve aslında bir hayatta kalma mekanizması olan ketosis durumunun vücutta her – daim olması ve keton cisimleri ile enerji üretmeyi öğrenmek” demek.

Peki nasıl bu ketosis durumuna geçeceğiz?

Ketosis, adını vücudun açlığa bir adaptasyon tepkisi olarak vücut yağlarının/yağ asitlerinin karaciğerde parçalaması ile oluşturulan keton cisimlerinin kan ve dokulardaki konsantrasyonunun yükselmesinden alır.

Bu süreç ve faydaları, vücut enerji üretmek için daha kolay ve efektif bir kaynak olan karbonhidratlara/şekere ulaşana veya insülin hormonu büyük miktarlarda tetiklenene kadar devam eder.

Yani ketosis durumuna ulaşmak ve durumu sürdürebilmek için uzun süre (karaciğer ve kaslarda bulunan mevcut glikojen tükenene kadar) aç kalmanız ya da karbonhidratı neredeyse tamamen kesmeniz gerekiyor. Eğer sizi ketosis durumuna taşıyan bir beslenme programını takip edip karbonhidrat alımınızı ve insülin seviyenizi kontrol altında tutabilirseniz, sağlıklı bir bireyde 2-3 gün içerisinde bu değişim gerçekleşir.

Ağır egzersiz ve uzun süreli açlık periyotları (aralıklı oruç) da aynı şekilde mevcut depoları aktif olarak tüketerek süreci hızlandırır.

Bu değişim süreci eğer iyi yönetilmezse istenmeyen yan etkilere neden olmakta, diyeti çoğu kimse için özellikle de başlangıç safhasında zorlaştırmaktadır.

Kaçamak yapınca ne olur?

Ketojenik diyetin neredeyse tek ve en önemli kuralı şudur; “ketosis’ten çıkma!”

Yüksek miktarda karbonhidrat ve çeşitli yapay tatlandırıcıları içeren yasaklı gıdalar arasından yapacağınız kaçamaklar sizi “ketosis” durumundan çıkartarak, aldığınız karb. miktarını tekrardan ne kadar hızlı sıfırlayabildiğiniz ve yağa ne kadar adapte olduğunuza bağlı olarak diyetin 0-3 günlüğüne “bozulmasına” ve sürecin yavaşlamasına neden olur.

Ek olarak bu kaçamaklar sık yaşanırsa diyetin pek bir anlamı kalmaz, sadece kendinizi yormuş olursunuz. Dolayısıyla ketojenik beslenme hafta sonu kaçamaklarına pek uygun bir yaklaşım değil.

Yani anlayacağınız, keto prensipte kolay; uygulamada zor ama bir o kadar da etkili bir beslenme tarzı.

Ketojenik diyet ne kadar zaman uygulanır?

Yalnızca adaptasyon süresinin bile ortalama 1 ay sürdüğü göz önünde bulundurulursa 1-2 haftalık para tuzağı “ketojenik detoks” paketlerinden uzak durmak oldukça iyi bir fikir.

Ketojenik beslenmeyi hakkını vererek uygulamayı planlıyorsanız, disiplinli bir şekilde 3 – 6 ay süresince günlük toplam net karbonhidrat tüketiminizi dilediğiniz keton seviyesini korumanıza imkan veren miktarda (tahminen günlük 0-50g.) arasında tutmalı ve bu miktarı mümkünse öğünler arasına bölmelisiniz.

Ketojenik beslenme bir yaşam tarzı olarak değerlendirilmelidir ve tüm problemlerin çözümü bir mucize değildir. Anlamlı bir etki görebilmeniz için her sağlıklı beslenme planı gibi uzun süreli bağlılık ve uyum ister. Eğer beslenme tercihleriniz ve hayat şartlarınız bu beslenmeye uygun değilse, farklı opsiyonları değerlendirmekten kaçınmayın.

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

2014 yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından uzmanlık eğitimimi ABD’de sürdürerek, 2016 yılında Plymouth State University’de yeme davranışı ve beslenme ilişkisi odaklı Yeme Bozuklukları yüksek lisansımı tamamladım.

Lisans ve lisansüstü eğitim sürecimde; Uludağ, Yeditepe ve Çapa hastaneleri ile Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Memorial ve Medical Park gibi farklı sağlık kuruluşlarında edindiğim saha deneyimini, ABD’de Walden Behavioral Care ve Cambridge Eating Disorder Center gibi bu alanda uzmanlaşmış merkezlerde gözlem ve uygulamalarla derinleştirdim. Yüksek lisans mezuniyetimin ardından Southern New Hampshire University bünyesinde bir yıl süreyle diyetisyen olarak çalıştım.

2018 yılında Türkiye’ye dönerek Bursa, Nilüfer’de kendi danışmanlık kliniğimi kurdum. O tarihten bu yana yüz yüze ve online olarak bireysel beslenme danışmanlığı hizmeti sunuyor; danışanlarımla butik, uzun vadeli, kişiye özel ve sürdürülebilir bir süreç yürütüyorum. Çalışma yaklaşımımda hızlı sonuç vaatleri, kısıtlayıcı diyetler, detoks uygulamaları, zayıflama cihazları ya da öncesi–sonrası görselleri yerine; 60–90 dakikalık kapsamlı görüşmeler, kanıta dayalı gerçek bilgi, kapsamlı beslenme eğitimi, danışan gizliliği ve etik ilkeler yer almakta.

Beslenme alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek pratiğime entegre etmek önceliklerim arasındadır. Bu kapsamda 2023 yılında Dr. Jason Fung’un The Diabetes Code adlı kitabının Türkçe baskısı olan Diyabetin Şifresi’nin çeviri editörlüğünü yaptım. Ayrıca düşük karbonhidratlı beslenme modelleri üzerine çalışan global platform Diet Doctor bünyesinde, Türkiye’den listelenen tek uzman olarak yer almaktayım.

Danışmanlık sürecimde fiziksel ve zihinsel sağlığı bir bütün olarak ele almaktayım ve empatik, bilimsel temelli ve kişiye özgü bir yaklaşım benimsedim. Amacım, danışanlarımın bedenleriyle daha dengeli, sürdürülebilir ve gerçekçi bir ilişki kurmalarına eşlik etmek, farkındalık seviyelerini ve beslenme/genel sağlık bilgilerini arttırmaktır.

İlgi ve Çalışma Alanlarım:

Yeme bozuklukları ve yeme davranışıyla ilişkili süreçlerde; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, duygusal yeme ve kısıtlama/diyet döngüleri odağında, bireyin psikososyal yapısı ve yaşam koşulları gözetilerek beslenme danışmanlığı sunulması.

Metabolik sağlık odağında; tip 2 diyabet, insülin direnci, kan şekeri dalgalanmaları, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol ve trigliserid düzeyleri gibi durumlarda, bireye uyarlanmış beslenme düzenlemeleri ve yaşam tarzı odaklı rehberlik.

Kadın sağlığı ve hormonal süreçlerde; Polikistik Over Sendromu, lipödem, menopoz dönemi ve hormonal dalgalanmalarla ilişkili beslenme ihtiyaçlarının, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması.

Sürdürülebilir kilo yönetimi kapsamında; kilo alma, kilo verme ve kilo koruma süreçlerinde kısıtlayıcı diyet döngülerinden uzak, davranış değişikliği ve beslenme eğitimi odaklı çalışmalar yürütülmesi.

Sporcu beslenmesi alanında; farklı spor dallarına ve bireysel hedeflere uygun olarak vücut kompozisyonunun desteklenmesi, kas kütlesi artışı, performansın sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve toparlanma süreçlerinin beslenme yoluyla desteklenmesi.

Fonksiyonel ve eliminasyon temelli beslenme yaklaşımlarında; bireyin semptomları, yaşam tarzı ve beslenme öyküsü doğrultusunda eliminasyon diyetleri, bağırsak sağlığı odağında beslenme düzenlemeleri ve besin toleranslarının gözetilmesi.

Düşük karbonhidratlı beslenme, ketojenik beslenme ve aralıklı oruç gibi güncel beslenme modellerinin bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılması.

Vitamin ve mineral yetersizliklerinin beslenme yoluyla desteklenmesi; tiroid fonksiyonları, otoimmün süreçler ve kronik inflamasyonla ilişkili durumlarda, hekimin tanı ve takibine eşlik eden beslenme düzenlemeleri.

Bariyatrik cerrahi sonrası uzun dönem beslenme takibi ve yaşam boyu sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının yapılandırılması.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde anne ve bebek sağlığını destekleyen beslenme rehberliği ile yaşam dönemlerine özgü beslenme ihtiyaçlarının ele alınması.

Vegan ve vejetaryen beslenme modellerinde besin öğeleri dengesinin sağlanmasına yönelik beslenme danışmanlığı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.