Doktorsitesi.com

Ürik Asit Yüksekliği ve Beslenme: Bilinmesi Gerekenler

Uzm. Dyt. Deniz Eriş
Uzm. Dyt. Deniz Eriş
10 Ekim 2025134 görüntülenme
Randevu Al
Ürik asit yüksekliği; medikal adıyla hiperürisemi, sistemdeki ürik asit seviyelerinin sağlıklı kabul edilen referans aralığının üstüne çıkması durumudur. Vücudumuzdaki doku/proteinlerin yıkımı ve çeşitli gıdalarda bulunan “pürin” denilen doğal azotlu bileşiklerin metabolizması sonucu ortaya çıkan bir yan ürün olan ürik asit; fazlası vücuttan uzaklaştırılamadığı takdirde birikerek çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.
Ürik Asit Yüksekliği ve Beslenme: Bilinmesi Gerekenler

İşlenmesini takiben büyük oranda kanda çözünen ürik asit; böbreklerden filtrelenir ve ağırlıklı olarak idrar ve kalan kısmı da dışkı yoluyla vücuttan atılır. Bu dışarıdan alım/üretim ve uzaklaştırma döngüsü çoğu sağlıklı bedende düzenli ve dengeli şekilde işlerken denklemin iki
tarafından birinde (fazla üretim ya da yetersiz uzaklaştırma) süreçlerinde yaşanabilecek dengesizlikler ürik asit seviyelerinin yükselmesiyle sonuçlanabilir.

Hiperürisemi şaşırtıcı şekilde yaygındır. Her 5 kişiden 1’inde gözlendiği gibi, genellikle kendi başına semptomlara ve rahatsızlığa neden olmaz. (He et al., 2021)

Çoğu insan, sahip olduğu yüksek ürik asit seviyeleri nedeniyle bir sağlık sorunu yaşayana kadar bu durumun farkında da değildir. Genetik yatkınlığı olan kişilerde eklemlerde toplanıp kristalleşerek gut hastalığı adı verilen ağrılı bir artrit formuna neden olabileceği gibi böbreklerde birikerek böbrek taşı oluşumuna yol açabilir. (Choi & Ford, 2007).

Yüksek ürik asit seviyeleri uzun süre tedavi edilmediğinde ileri vakalarda vücudun tüm dokularında tofüs adı verilen ağrılı, hasar veren birikimlere neden olabilmektedir.

Doktorunuzun uygun görmesi durumunda hiperürisemi durumu rutininizde ve beslenmenizde bazı değişiklikler yapmayı gerektirecektir. İşte hayata geçirebileceğiniz bazı temel değişiklikler:

6 Adımda Yüksek Ürik Aside Karşı Beslenme:

EN TEMEL ADIM: Diyetinizdeki pürin miktarını azaltın. Pürin içeriği yüksek gıdaları öğrenin ve beslenmenizi pürin alımınızı azaltacak şekilde planlayın. Pürin içeriği yüksek gıdaların tüketimi ürik asit seviyelerinde önemli artışlara neden olurken, pürin içeriği düşük bir diyet ürik asit seviyelerinin azalmasına yardımcı olabilir. (Yamamoto et al., 1990).

Ağırlık Yönetimi: Fazlalığınız varsa sürdürülebilir bir şekilde kilo vermeye odaklanın. Pürinden fakir sebze ve meyve tüketiminizi yüksek tutmak kilo vermenize yardımcı olabilir. Uzun vadede ağırlığınızı kontrol altında tutacak, hayat tarzı ve ihtiyaçlarınıza uygun bir sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite düzeni oluşturun ve takip edin. Yapılan araştırmalar ağırlığın kontrol altında tutulmasının hiperürisemi riskini azaltmada etkili olduğu düzenli olarak ortaya koymaktadır. (Gao et al., 2012; Krzystek-Korpacka et al., 2011; Chun et al., 2020).

C Vitamini Alımını Arttırın: Çalışmalar, düzenli C vitamini alımı ile ürik asit seviyeleri arasında ters orantı olduğunu gösterdiği gibi, C vitamini takviyesinin de ürik asidi azaltabileceğini ortaya koymaktadır. (Bae et al., 2014; Chun et al., 2020).

Alkolden Kaçının: Alkollü içecekler, özellikle de bira, ürik asit seviyelerini arttırabilir. (Choi & Curhan, 2004).

Fruktoz Alımını Limitleyin: Fruktoz alımının ürik asit seviyelerini artırabileceğini ve bu nedenle hiperürisemi ve gut riskini artırabileceğini gözlenmektedir. (Cox et al., 2012; Desmawati et al., 2019).

Yüksek miktardaki fruktoza karşı, özellikle de çoğu paketli/işlenmiş gıdada kullanılan yaygın bir tatlandırıcı olan, yüksek fruktozlu mısır şurubu (HFCS)/glikoz şurubu/mısır şurubuna karşı temkinli olun.

Esnek Şekilde Tüketilebilecek Gıdalar:

Bu gıdaların pürin içerikleri ve ürik asit ile olan etkileşimleri oldukça minimaldir, başka bir sağlık problemi olmadığı sürece rutinde esnek şekilde tüketilebilirler.

Yumurta

Süt ve süt ürünleri

Peynir çeşitleri

Çerezler, fıstık ezmesi, tahin

Tahıllar (ekmek-pirinç-makarna vb.)

Patates

Taze meyveler

Yeşil yapraklı sebzeler

Kahve, çay

Temkinli Tüketilmesi Önerilenler:

İçerikleri nedeniyle ürik asidi yükseltebilecekleri için sınırlı şekilde, porsiyon kontrolü dahilinde tüketilmeleri önerilen besinler:

Kırmızı et, tavuk, hindi eti, büyük balıklar

Bakliyatlar (fasulye çeşitleri, nohut, bakla, mercimek vb.)

Bulgur ve yulaf

Mantar, Bezelye, Ispanak, karnabahar, pazı, brokoli, kuşkonmaz, brüksel lahanası, semizotu

Tüketilmesi Önerilmeyen/Olası Yasaklı Gıdalar:

Olabildiğince kaçınılması gereken, tüketimleri halinde ürik asit seviyelerini zıplatabilecek gıdalar:

Şeker, fruktoz içeriği yüksek doğal şekerler (bal, reçel, pekmez şurup, nektar, kuru meyve çeşitleri), meyve suları, şekerli içecek ve paketli ürünler, hazır şekerli soslar.

Kızartma çeşitleri

Sakatatlar, küçük balıklar, deniz ürünleri ve av etleri

Alkollü içecekler, özellikle de bira ve yüksek alkollü içkiler.

İçeriği bilinmeyen paketli/hazır gıdalar.

Meraklısına Referanslar:

He, H., Pan, L., Ren, X., Wang, D., Du, J., Cui, Z., Zhao, J., Wang, H., Wang, X., Liu, F., Pa, L., Peng, X., Wang, Y., Yu, C., & Shan, G. (2021). The Effect of Body Weight and Alcohol Consumption on Hyperuricemia and Their Population Attributable Fractions: A National Health Survey in China. Obesity Facts, 15, 216 – 227.

Choi, H., & Ford, E. (2007). Prevalence of the metabolic syndrome in individuals with hyperuricemia.. The American journal of medicine, 120 5, 442-7 .

Yamamoto, T., Yokoyama, H., Moriwaki, Y., Takahashi, S., Suda, M., Hada, T., & Higashino, K. (1990). The effect of completely purine-free diet of low sodium content on purine intermediates and end-product.. European journal of clinical nutrition, 44 9, 659-64.

Koike, R., Kawakami, Y., Kondo, R., Onishi, M., Akiyama, M., Asai, T., & Arai, H. (2023). Effect of Dietary Counseling on Patients with Asymptomatic Hyperuricemia.. The journal of medical investigation : JMI, 70 1.2, 34-40.

Gao, B., Zhou, J., Ge, J., Zhang, Y., Chen, F., Lau, W., Wan, Y., Zhang, N., Xing, Y., Wang, L., Fu, J., Li, X., Jia, H., Zhao, X., & Ji, Q. (2012). Association of Maximum Weight with Hyperuricemia Risk: A Retrospective Study of 21,414 Chinese People. PLoS ONE, 7.

Krzystek-Korpacka, M., Patryn, E., Kustrzeba-Wójcicka, I., Chrzanowska, J., Gamian, A., & Noczyńska, A. (2011). The effect of a one-year weight reduction program on serum uric acid in overweight/obese children and adolescents. , 49, 915 – 921.

Chun, J., Kim, J., & Linton, J. (2020). Prevalence of Hyperuricemia and Its Association with Obesity in Korean Adults: Analysis Based on 2018 Korea National Health and Nutrition Examination Survey. Korean Journal of Family Practice.

Bae, J., Shin, D., Chun, B., Choi, B., Kim, M., Shin, M., Lee, Y., Park, P., & Kim, S. (2014). The effect of vitamin C intake on the risk of hyperuricemia and serum uric acid level in Korean Multi-Rural Communities Cohort.. Joint, bone, spine : revue du rhumatisme, 81 6, 513-9 .

Choi, H. K., Gao, X., & Curhan, G. (2009). Vitamin C intake and the risk of gout in men: a prospective study. Archives of internal medicine, 169(5), 502–507.

Choi, H., & Curhan, G. (2004). Beer, liquor, and wine consumption and serum uric acid level: the Third National Health and Nutrition Examination Survey.. Arthritis and rheumatism, 51 6, 1023-9 .

Cox, C., Stanhope, K., Schwarz, J., Graham, J., Hatcher, B., Griffen, S., Bremer, A., Berglund, L., McGahan, J., Keim, N., & Havel, P. (2012). Consumption of fructose- but not glucose-sweetened beverages for 10 weeks increases circulating concentrations of uric acid, retinol binding protein-4, and gamma-glutamyl transferase activity in overweight/obese humans. Nutrition & Metabolism, 9, 68 – 68.

Desmawati, D., Fasrini, U., Afriani, N., & Sulastri, D. (2019). Fructose Intake Related with Serum Uric Acid Level in Young Adults. , 14, 135-140.

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

2014 yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından uzmanlık eğitimimi ABD’de sürdürerek, 2016 yılında Plymouth State University’de yeme davranışı ve beslenme ilişkisi odaklı Yeme Bozuklukları yüksek lisansımı tamamladım.

Lisans ve lisansüstü eğitim sürecimde; Uludağ, Yeditepe ve Çapa hastaneleri ile Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Memorial ve Medical Park gibi farklı sağlık kuruluşlarında edindiğim saha deneyimini, ABD’de Walden Behavioral Care ve Cambridge Eating Disorder Center gibi bu alanda uzmanlaşmış merkezlerde gözlem ve uygulamalarla derinleştirdim. Yüksek lisans mezuniyetimin ardından Southern New Hampshire University bünyesinde bir yıl süreyle diyetisyen olarak çalıştım.

2018 yılında Türkiye’ye dönerek Bursa, Nilüfer’de kendi danışmanlık kliniğimi kurdum. O tarihten bu yana yüz yüze ve online olarak bireysel beslenme danışmanlığı hizmeti sunuyor; danışanlarımla butik, uzun vadeli, kişiye özel ve sürdürülebilir bir süreç yürütüyorum. Çalışma yaklaşımımda hızlı sonuç vaatleri, kısıtlayıcı diyetler, detoks uygulamaları, zayıflama cihazları ya da öncesi–sonrası görselleri yerine; 60–90 dakikalık kapsamlı görüşmeler, kanıta dayalı gerçek bilgi, kapsamlı beslenme eğitimi, danışan gizliliği ve etik ilkeler yer almakta.

Beslenme alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek pratiğime entegre etmek önceliklerim arasındadır. Bu kapsamda 2023 yılında Dr. Jason Fung’un The Diabetes Code adlı kitabının Türkçe baskısı olan Diyabetin Şifresi’nin çeviri editörlüğünü yaptım. Ayrıca düşük karbonhidratlı beslenme modelleri üzerine çalışan global platform Diet Doctor bünyesinde, Türkiye’den listelenen tek uzman olarak yer almaktayım.

Danışmanlık sürecimde fiziksel ve zihinsel sağlığı bir bütün olarak ele almaktayım ve empatik, bilimsel temelli ve kişiye özgü bir yaklaşım benimsedim. Amacım, danışanlarımın bedenleriyle daha dengeli, sürdürülebilir ve gerçekçi bir ilişki kurmalarına eşlik etmek, farkındalık seviyelerini ve beslenme/genel sağlık bilgilerini arttırmaktır.

İlgi ve Çalışma Alanlarım:

Yeme bozuklukları ve yeme davranışıyla ilişkili süreçlerde; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, duygusal yeme ve kısıtlama/diyet döngüleri odağında, bireyin psikososyal yapısı ve yaşam koşulları gözetilerek beslenme danışmanlığı sunulması.

Metabolik sağlık odağında; tip 2 diyabet, insülin direnci, kan şekeri dalgalanmaları, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol ve trigliserid düzeyleri gibi durumlarda, bireye uyarlanmış beslenme düzenlemeleri ve yaşam tarzı odaklı rehberlik.

Kadın sağlığı ve hormonal süreçlerde; Polikistik Over Sendromu, lipödem, menopoz dönemi ve hormonal dalgalanmalarla ilişkili beslenme ihtiyaçlarının, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması.

Sürdürülebilir kilo yönetimi kapsamında; kilo alma, kilo verme ve kilo koruma süreçlerinde kısıtlayıcı diyet döngülerinden uzak, davranış değişikliği ve beslenme eğitimi odaklı çalışmalar yürütülmesi.

Sporcu beslenmesi alanında; farklı spor dallarına ve bireysel hedeflere uygun olarak vücut kompozisyonunun desteklenmesi, kas kütlesi artışı, performansın sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve toparlanma süreçlerinin beslenme yoluyla desteklenmesi.

Fonksiyonel ve eliminasyon temelli beslenme yaklaşımlarında; bireyin semptomları, yaşam tarzı ve beslenme öyküsü doğrultusunda eliminasyon diyetleri, bağırsak sağlığı odağında beslenme düzenlemeleri ve besin toleranslarının gözetilmesi.

Düşük karbonhidratlı beslenme, ketojenik beslenme ve aralıklı oruç gibi güncel beslenme modellerinin bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılması.

Vitamin ve mineral yetersizliklerinin beslenme yoluyla desteklenmesi; tiroid fonksiyonları, otoimmün süreçler ve kronik inflamasyonla ilişkili durumlarda, hekimin tanı ve takibine eşlik eden beslenme düzenlemeleri.

Bariyatrik cerrahi sonrası uzun dönem beslenme takibi ve yaşam boyu sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının yapılandırılması.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde anne ve bebek sağlığını destekleyen beslenme rehberliği ile yaşam dönemlerine özgü beslenme ihtiyaçlarının ele alınması.

Vegan ve vejetaryen beslenme modellerinde besin öğeleri dengesinin sağlanmasına yönelik beslenme danışmanlığı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.