Doktorsitesi.com

Ketosis’de miyim?

Uzm. Dyt. Deniz Eriş
Uzm. Dyt. Deniz Eriş
10 Ekim 2025177 görüntülenme
Randevu Al
Ketojenik diyetimizde bir zaman geçti, keto gribini de atlattık ya da hiç yaşamadık; bir miktar kilo kaybı da oldu. Şimdi aklımızda şu soru var: Acaba her şeyi doğru yaptım ve gerçekten de ketosis’de miyim? Bu sorunun bir kısa cevabı, bir de uzun cevabı var. Kısa cevap şu ki, yüksek ihtimalle evet. Fakat en küçük bir karb. ihlalinde (yeşil sebzeler de dahil) çıkıp bir süre sonra tekrar giriyor olacaksınız ve vücudunuz üretilen keton cisimlerini etkin şekilde kullanmayı tekrardan öğrenene kadar adaptasyon sürecek. Nitekim vücudunuz yıllardır ilk tercihi olarak kullandığı enerji sistemini bir gecede ansızın değiştirmez.
Ketosis’de miyim?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ketozis ve Keto Adaptasyon Süreci Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ketozis süreci, vücudun birincil enerji kaynağı olarak glukoz yerine yağ asitlerini ve keton cisimlerini kullanmaya başladığı kademeli bir adaptasyon aşamasıdır. Bu metabolik dönüşüm tamamlandığında ve ketozis durumunda yeterli süre vakit geçirdiğinizde, değişimi fiziksel ve zihinsel olarak net bir şekilde hissetmeye başlarsınız.

Keto adaptasyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için vücudunuzun verdiği sinyalleri doğru okumanız oldukça önemlidir. İşte bu süreçte kendinizde gözlemleyebileceğiniz en belirgin anahtar işaretler:

Ketozise Girdiğinizi Gösteren Fiziksel Belirtiler

Ketozis sürecine geçişte vücut kimyanız değişirken bazı fiziksel tepkiler ortaya çıkar. Bu tepkiler, sisteminizin yeni enerji kaynağına uyum sağladığının en güçlü kanıtlarıdır.

  • Sık İdrara Çıkma ve Ödem Kaybı: Özellikle adaptasyonun ilk iki haftasında vücudun dengesini bulana kadar sıvı kaybı yaşaması beklenen bir durumdur. Bu süreç, tutulan su miktarındaki azalmaya bağlı olarak hızlı bir incelme ve ödemin atılması şeklinde sonuçlanır.
  • Ağız Kokusu (Aseton Kokusu): Nefesinizde zaman zaman hissedilen, meyvemsi bir aseton kokusu keton cisimlerinin üretildiğinin tipik bir göstergesidir.

İştah Kontrolü ve Enerji Seviyelerindeki Değişim

Ketozis, sadece ne yediğinizle değil, nasıl hissettiğinizle de ilgilidir. Kan şekerindeki dalgalanmaların sona ermesi, günlük yaşam kalitenizi doğrudan artırır.

  1. Gelişmiş İştah Kontrolü: Açlık hissinde ve atıştırma isteğinde gözle görülür bir azalma yaşanır. Porsiyonların küçülmesi, daha kolay doyma ve daha geç acıkma süreci başlar.
  2. Şeker İsteğinin Azalması: Canınızın şekerli gıdalar çekmemesi, ketozisin en büyük kazanımlarından biridir. Artık her iki saatte bir ara öğün yapmazsanız bayılacakmış gibi hissetme durumu ortadan kalkar.
  3. Kesintisiz ve Yüksek Enerji: Tükettiğiniz besinlerden bağımsız olarak, gün boyu dengeli ve düzenli bir enerji seviyesine sahip olursunuz. Enerji dalgalanmalarından uzak, zinde bir yapıya kavuşursunuz.

Zihinsel Berraklık ve Odaklanma Yeteneği

Ketozis süreci bilişsel fonksiyonlar üzerinde de son derece olumlu etkilere sahiptir. Beynin ketonları yakıt olarak kullanmaya başlamasıyla birlikte zihinsel ve bilişsel fonksiyonlarda artış gözlemlenir. Özellikle odaklanma yeteneğindeki yükseliş, genel bir zihin açıklığı ve berraklığı hissiyle birleşerek kendinizi çok daha canlı hissetmenizi sağlar.

Belirti KategorisiGözlemlenen Değişim
Sıvı DengesiSık idrara çıkma ve hızlı ödem kaybı
Metabolik NefesMeyvemsi aseton kokusu
Beslenme Davranışıİştah azalması ve şeker krizlerinin bitmesi
Zihinsel DurumYüksek odaklanma ve zihin berraklığı

Eğer bu sürece daha bilimsel ve kanıta dayalı bir perspektiften yaklaşmak, somut veriler elde etmek isterseniz; medikal ölçüm yöntemlerini detaylıca incelediğim rehber yazıma göz atabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

Uzm. Dyt. Deniz Eriş

2014 yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından uzmanlık eğitimimi ABD’de sürdürerek, 2016 yılında Plymouth State University’de yeme davranışı ve beslenme ilişkisi odaklı Yeme Bozuklukları yüksek lisansımı tamamladım.

Lisans ve lisansüstü eğitim sürecimde; Uludağ, Yeditepe ve Çapa hastaneleri ile Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Memorial ve Medical Park gibi farklı sağlık kuruluşlarında edindiğim saha deneyimini, ABD’de Walden Behavioral Care ve Cambridge Eating Disorder Center gibi bu alanda uzmanlaşmış merkezlerde gözlem ve uygulamalarla derinleştirdim. Yüksek lisans mezuniyetimin ardından Southern New Hampshire University bünyesinde bir yıl süreyle diyetisyen olarak çalıştım.

2018 yılında Türkiye’ye dönerek Bursa, Nilüfer’de kendi danışmanlık kliniğimi kurdum. O tarihten bu yana yüz yüze ve online olarak bireysel beslenme danışmanlığı hizmeti sunuyor; danışanlarımla butik, uzun vadeli, kişiye özel ve sürdürülebilir bir süreç yürütüyorum. Çalışma yaklaşımımda hızlı sonuç vaatleri, kısıtlayıcı diyetler, detoks uygulamaları, zayıflama cihazları ya da öncesi–sonrası görselleri yerine; 60–90 dakikalık kapsamlı görüşmeler, kanıta dayalı gerçek bilgi, kapsamlı beslenme eğitimi, danışan gizliliği ve etik ilkeler yer almakta.

Beslenme alanındaki güncel bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek pratiğime entegre etmek önceliklerim arasındadır. Bu kapsamda 2023 yılında Dr. Jason Fung’un The Diabetes Code adlı kitabının Türkçe baskısı olan Diyabetin Şifresi’nin çeviri editörlüğünü yaptım. Ayrıca düşük karbonhidratlı beslenme modelleri üzerine çalışan global platform Diet Doctor bünyesinde, Türkiye’den listelenen tek uzman olarak yer almaktayım.

Danışmanlık sürecimde fiziksel ve zihinsel sağlığı bir bütün olarak ele almaktayım ve empatik, bilimsel temelli ve kişiye özgü bir yaklaşım benimsedim. Amacım, danışanlarımın bedenleriyle daha dengeli, sürdürülebilir ve gerçekçi bir ilişki kurmalarına eşlik etmek, farkındalık seviyelerini ve beslenme/genel sağlık bilgilerini arttırmaktır.

İlgi ve Çalışma Alanlarım:

Yeme bozuklukları ve yeme davranışıyla ilişkili süreçlerde; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, duygusal yeme ve kısıtlama/diyet döngüleri odağında, bireyin psikososyal yapısı ve yaşam koşulları gözetilerek beslenme danışmanlığı sunulması.

Metabolik sağlık odağında; tip 2 diyabet, insülin direnci, kan şekeri dalgalanmaları, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol ve trigliserid düzeyleri gibi durumlarda, bireye uyarlanmış beslenme düzenlemeleri ve yaşam tarzı odaklı rehberlik.

Kadın sağlığı ve hormonal süreçlerde; Polikistik Over Sendromu, lipödem, menopoz dönemi ve hormonal dalgalanmalarla ilişkili beslenme ihtiyaçlarının, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması.

Sürdürülebilir kilo yönetimi kapsamında; kilo alma, kilo verme ve kilo koruma süreçlerinde kısıtlayıcı diyet döngülerinden uzak, davranış değişikliği ve beslenme eğitimi odaklı çalışmalar yürütülmesi.

Sporcu beslenmesi alanında; farklı spor dallarına ve bireysel hedeflere uygun olarak vücut kompozisyonunun desteklenmesi, kas kütlesi artışı, performansın sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve toparlanma süreçlerinin beslenme yoluyla desteklenmesi.

Fonksiyonel ve eliminasyon temelli beslenme yaklaşımlarında; bireyin semptomları, yaşam tarzı ve beslenme öyküsü doğrultusunda eliminasyon diyetleri, bağırsak sağlığı odağında beslenme düzenlemeleri ve besin toleranslarının gözetilmesi.

Düşük karbonhidratlı beslenme, ketojenik beslenme ve aralıklı oruç gibi güncel beslenme modellerinin bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılması.

Vitamin ve mineral yetersizliklerinin beslenme yoluyla desteklenmesi; tiroid fonksiyonları, otoimmün süreçler ve kronik inflamasyonla ilişkili durumlarda, hekimin tanı ve takibine eşlik eden beslenme düzenlemeleri.

Bariyatrik cerrahi sonrası uzun dönem beslenme takibi ve yaşam boyu sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının yapılandırılması.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde anne ve bebek sağlığını destekleyen beslenme rehberliği ile yaşam dönemlerine özgü beslenme ihtiyaçlarının ele alınması.

Vegan ve vejetaryen beslenme modellerinde besin öğeleri dengesinin sağlanmasına yönelik beslenme danışmanlığı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.