Doktorsitesi.com

Kendisini sevmeyen, başkasını içten ve koşulsuz sevemez.

Klinik Psikolog Kemal Erbay Evci
Klinik Psikolog Kemal Erbay Evci
26 Ocak 202618 görüntülenme
Randevu Al
Makale Özeti Kendisini sevmeyen, başkasını içten ve koşulsuz sevemez. Gerçekten de ilişkilerde en temel mesele buradan başlıyor. İnsanın önce kendisiyle kurduğu ilişki… Çoğu zaman birine ilk başta, onda bize güzel gelen bir şeye çekiliriz. Bir bakış, bir ilgi, bir benzerlik… Bu çok yoğun bir his yaratır ve biz buna ‘aşk’ deriz. Ama sonra ne olur? O güzel hissi kaybetmemek için, karşımızdaki kişinin bazı özelliklerini değiştirmesini isteriz. ‘Biraz böyle olursa…’, ‘Şunu da yaparsa…’ Sanki ancak o zaman o rüyayı yaşayabileceğiz gibi hissederiz. Oysa gerçek aşk koşulsuzdur. Gerçek aşk; güzeliyle, zoruyle, kusurlarıyla birlikte sevebilme halidir. Ve bu, ancak kişinin önce kendisini olduğu haliyle sevebilmesiyle mümkündür. Değişme şartına bağlı kurulan bağlar, aslında çoğu zaman şudur: Bizde eksik olan bir şeyin, başkasında çok yoğun hissedilmesi… Yani bir tür duygusal açlık. Bir de ilişkilerde sık gördüğümüz başka bir durum var: Sevgi adına birbirinden kendini feda etmesini beklemek. Aslında bu, kişinin kendi karşılayamadığı ihtiyaçlarını başkasının karşılamasını beklemesidir. Evet, ihtiyaçlar ilişkilerde karşılanır. Bu varoluşumuzun bir parçası. Bu bencilce değildir. Ama asıl fark şurada: Kendi ihtiyacını temel düzeyde karşılayabilen bir kişi, ilişkide bu ihtiyacı bir ‘bağ’ ve ‘paylaşım’ ile daha doyumlu yaşar. Birçok ilişkide sevgi zamanla biter ve ilişki karşılıklı çıkar üzerine kurulur. Bunu ayıp ya da yanlış olarak görmek zorunda değiliz. Bazen bu da bir seçimdir. Asıl önemli olan şudur: Kişinin bu seçimi özgür iradesiyle yapması ve bunun sorumluluğunu alabilmesidir.”
Kendisini sevmeyen, başkasını içten ve koşulsuz sevemez.


Kendisini sevmeyen, başkasını içten ve koşulsuz sevemez.
Gerçekten de ilişkilerde en temel mesele buradan başlıyor.
İnsanın önce kendisiyle kurduğu ilişki…
Çoğu zaman birine ilk başta, onda bize güzel gelen bir şeye çekiliriz.
Bir bakış, bir ilgi, bir benzerlik…
Bu çok yoğun bir his yaratır ve biz buna ‘aşk’ deriz.
Ama sonra ne olur?
O güzel hissi kaybetmemek için, karşımızdaki kişinin bazı özelliklerini değiştirmesini isteriz.
‘Biraz böyle olursa…’,
‘Şunu da yaparsa…’
Sanki ancak o zaman o rüyayı yaşayabileceğiz gibi hissederiz.
Oysa gerçek aşk koşulsuzdur.
Gerçek aşk; güzeliyle, zoruyle, kusurlarıyla birlikte sevebilme halidir.
Ve bu, ancak kişinin önce kendisini olduğu haliyle sevebilmesiyle mümkündür.
Değişme şartına bağlı kurulan bağlar, aslında çoğu zaman şudur:
Bizde eksik olan bir şeyin, başkasında çok yoğun hissedilmesi…
Yani bir tür duygusal açlık.
Bir de ilişkilerde sık gördüğümüz başka bir durum var:
Sevgi adına birbirinden kendini feda etmesini beklemek.
Aslında bu, kişinin kendi karşılayamadığı ihtiyaçlarını başkasının karşılamasını beklemesidir.
Evet, ihtiyaçlar ilişkilerde karşılanır.
Bu varoluşumuzun bir parçası.
Bu bencilce değildir.
Ama asıl fark şurada:
Kendi ihtiyacını temel düzeyde karşılayabilen bir kişi,
ilişkide bu ihtiyacı bir ‘bağ’ ve ‘paylaşım’ ile daha doyumlu yaşar.
Birçok ilişkide sevgi zamanla biter
ve ilişki karşılıklı çıkar üzerine kurulur.
Bunu ayıp ya da yanlış olarak görmek zorunda değiliz.
Bazen bu da bir seçimdir.
Asıl önemli olan şudur:
Kişinin bu seçimi özgür iradesiyle yapması
ve bunun sorumluluğunu alabilmesidir.”

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Kemal Erbay Evci

Klinik Psikolog Kemal Erbay Evci

14 yıllık klinik deneyimim boyunca yetişkinler, çiftler ve ergenlerle çalıştım. Şema Terapi, EMDR ve Bilişsel Davranışçı Terapi alanlarında uzmanlaşmış bir psikoterapistim.
Terapi yaklaşımımda; kişinin kendini güvenle ifade edebileceği, yargılanmadan duyulduğu ve değişimin mümkün olduğu bir alan oluşturmayı temel aldım. Antalya’da Anima Psikoloji’nin kurucu ortağıyım.


● Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı - İstanbul Gelişim Üniversitesi -Klinik Psikoloji, Psikoz alanında yüksek lisans stajını tamamladım.

● Psikolojik Danışmanlık (İngilizce) – Doğu Akdeniz Üniversitesi
– Tam burslu olarak ve başarıyla tamamladım
– Aile Danışmanlığı Eğitimini tamamladım.


Uzmanlık ve Sertifikalar;

ISST Onaylı Şema Terapisti (6 yıllık süpervizyon süreci)

EMDR Level 1 ve Level 2

Bilişsel Davranışçı Terapi – Prof. Dr. Hakan Türkçapar

Kişilik Bozuklukları & Dinamik Psikoterapi – Prof. Dr. Doğan Şahin

Gestalt Rüya Terapisi – Doç. Dr. Sertan Kağan

Korku Terapisi – Doç. Dr. Sertan Kağan

Şema Mod Çalışmalarında Yaşantısal Teknikler – Dr. Esra Ersayan




Profesyonel İlgi Alanlarıö;

Duygusal ve Bilişsel Odaklı Alanlar

Yoğun kaygı yaşayan bireylerle çalışma

Duygu durum değişkenliği ve duygu düzenleme güçlükleri

Kendilik algısı, yetersizlik hissi, özgüven sorunları

Takıntılı düşünme döngüleri

Öfke kontrolü ve dürtüsellik

Yas süreçleri

Sosyal ortamlarda zorlanma

Ergenlik dönemine özgü duygusal ve davranışsal problemler


İlişkisel Dinamikler

İlişki tekrar döngüleri

Bağlanma örüntüleri

İlişki içi çatışmalar

Terk edilme, değersizlik ve yakınlıkla ilgili zorluklar


Geçmiş Yaşantıların Etkisi

Çocukluk dönemi duygusal deneyimleri

Travmatik yaşantıların bugüne etkisi

Kişilik örüntüleri ve yaşam döngülerini anlamaya yönelik çalışma





Terapi Yaklaşımı

Kişinin yaşam öyküsü ve bugün yaşadığı zorluklar birlikte ele alınır.
Şema Terapi’nin köklü değişim hedefi, EMDR’nin travma işlemleme gücü ve BDT’nin düşünce-duygu-davranış odaklı yapısını bütünleştiren bir yaklaşım benimsenir.

Her danışan için bilimsel çerçevede kişiye özel bir terapi planı oluşturulur. Odak, kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesi, geçmiş döngülerden özgürleşmesi ve yaşamında sürdürülebilir bir iyilik hali oluşturmasıdır.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.