Doktorsitesi.com

Kendini Nehrini Bulmak: Kendini Keşfetme Yolculuğu

Klinik Psikolog Savaş Polat
Klinik Psikolog Savaş Polat5.0(97 Değerlendirme)
31 Ekim 202614 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsanın psikolojik yapılanması çocukluk döneminde bakımverenlerle kurulan ilk bağlar ve aile kaderi etrafında şekillenerek bireyin kendilik sürecini oluşturur.
  • Yetişkinlikte yaşanan ilişkisel sorunların kökeni genellikle çocukluktaki duygulanımsal kayıtlara ve artık işlevini yitirmiş eski baş etme yöntemlerine dayanır.
  • Psikoterapi, bireyin iç dünyasındaki engelleri fark ederek özünü keşfetmesini ve profesyonel bir ilişki aracılığıyla iyileşerek kendi yolunu çizmesini sağlayan bir süreçtir.
Kendini Nehrini Bulmak:  Kendini Keşfetme Yolculuğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnsan Olma Yolculuğu ve İlk Bağlar

İnsan olma yolculuğunda varlığımızı sürdürebilmek için bir yoldaşa ihtiyaç duyarız. Bu uzun ve meşakkatli yolculukta bize eşlik eden ilk ve en önemli figür genellikle annemiz olur. Ailemiz, varoluş sürecimizde bazen güvenli ve sağlıklı bir sistem tesis ederken, bazen de yaşam şartları ve kendi kaderleri doğrultusunda farklı bir ortam sunabilir. Nihayetinde her birey, içine doğduğu ailenin kaderine de doğmuş sayılır.

Çocukluk Dönemi ve Psikolojik Yapılanma

İnsan, doğası gereği ötekinin bakımına muhtaç olarak dünyaya gelir ve kendisini öncelikle bakımverenlerin gözünden görerek var eder. Hayatın ilk yıllarında insan beyni oldukça hızlı bir yapılanma sürecine girer. Bu dönemde yaşananlar veya mahrum kalınanlar, zihnimizde duygulanımsal bir yapılanma oluşturur.

Psikolojik varlığımız bu temel yapı üzerinde gelişirken, hem bilinçli tarafımız hem de bilinçdışı dünyamız bu süreçte şekillenir ve köklenir. Bu erken dönem kayıtları, bireyin ilerideki yaşamının temel taşlarını oluşturur.

Özün Keşfi ve Kendilik Süreci

Her insanın yaradılıştan gelen bir özü vardır ve bu öz, doğumdan itibaren kendini gerçekleştirmek için bizi sürekli güdüler. Bir ilişkinin içinde doğup büyüdüğümüz için doğal olarak o ortama uyum sağlarız. Bakıma muhtaç bir çocukken şunları bilinçli ve bilinçdışı olarak kaydederiz:

  • Bize dayatılanlar ve öğretilenler
  • Başımıza gelen deneyimler
  • Anne ve babalarımızın bizden beklentileri
  • Sahip olunan yaşam koşulları
  • Bizimle kurulan ilişki biçimleri

Ruhsal gelişimde yer eden bu kayıtlar, bireyin kendilik sürecini meydana getirir.

İlişkisel Sorunlar ve Geçmişin İzleri

Birçok insan, yaşamının farklı evrelerinde çevresiyle veya kendisi için kritik olan kişilerle sorunlar yaşayabilir. Bu problemler derinlemesine incelendiğinde, kökenlerin genellikle çocukluk yıllarına dayandığı fark edilir. Geçmişten gelen baş etme yöntemleri zamanla işlevini yitirebilir ve yetersiz kalabilir.

Böyle durumlarda kişi yaşadıklarını anlamlandırmakta, duygularını tanımlamakta ve dile dökmekte zorluk çekebilir. Mevcut sorunla nasıl başa çıkılacağına dair bir fikir üretmek imkansız hale gelebilir.

Psikoterapi: Kendini Tanıma ve İyileşme Yolu

İnsan bir ilişkinin içinde yaralandığı gibi, iyileşmek için de yine bir ilişkiye ihtiyaç duyar. Ancak bu seferki bağ; tarafsız, güvenilir ve kişisel geçmişi olmayan bir profesyonelle kurulmalıdır. İşte bu noktada psikoterapist ile danışanın yolları kesişir.

Psikoterapi süreci bireye şu alanlarda yeni bir yol açar:

Psikoterapinin KatkılarıAçıklama
Kendini TanımaBireyin kendi iç dünyasını keşfetmesi sağlanır.
Gerçeklik Değerlendirmesiİçinde bulunulan dünyanın gerçekliği analiz edilir.
Duygusal Düzenlemeİç ve dış dünyadaki beklentiler ve duygular düzenlenir.
Özün KeşfiKişinin kendi yolunda ilerlemesi için özü ortaya çıkarılır.

Suyun Akışı ve Terapistin Rolü

İnsanı bir suya benzetmek mümkündür; her insanın bir potansiyeli vardır ancak bazen suyun debisi düşer. Hayat yoluna taşlar ve kayalar devrildiğinde, su akması gerektiği gibi akamaz. Psikoterapistin görevi, danışanıyla birlikte nehrin yatağına inerek suyun akışını engelleyen nedenlerin fark edilmesini sağlamaktır.

Engeller ortadan kalktığında ve suyun önü açıldığında, suyun nereye ve nasıl akacağına sadece suyun kendisi karar verir. Hayat yolculuğunda tarafsız ve sağlıklı bir eşlikçiye ihtiyaç duyduğunuzda, duygularınıza ortak olmak için buradayım.

Saygı ve Sevgiyle.

Etiketler

Ruhsal nedenli ağrıRuhsal değişikliklerRuhsal bozuklukRuhsal gelişimRuhsal uyumRuhsal sağlıkRuhsal sorunlarRuhsal hastalıkRuhsalRuhsal hastalıklarRuhsal rahatsızlıklarRuhsal sorunRuhsal travmaHangi olaylar ruhsal travmaya yol açarRuhsal açıdan sağlıklı olmakRuhsal açıdan evlilik
Yazar Hakkında
Klinik Psikolog Savaş Polat

Klinik Psikolog Savaş Polat

Uzman Klinik Psikolog Savaş POLAT, 1984 yılında Reşadiye’de doğmuştur. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünde lisans programını 2007 yılında başarıyla tamamlamıştır. Mezun olduğu yıldan itibaren kamu ve özel sektörde çeşitli kurumlarda psikolojik danışmanlık, eğitim ve seminer çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Bürosunda ve mahkemelerde bilirkişi-pedagog olarak görev almıştır.

İstanbul Esenyurt Üniversitesinde Klinik Psikoloji Yüksek Lisansını “Bağlanma Stilleri ve İlişkiye Yansımaları” konulu çalışması ile tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog olmuştur. Psikoterapi Enstitüsü Genel Başkanı Uzman Dr. Tahir ÖZAKKAŞ tarafından verilen ve üç yıl süren,teorik-formülasyon-süpervizyon aşamalarından oluşan "Bütüncül Psikoterapi Eğitimini" başarı ile tamamlamıştır. DBE(Davranış Bilimleri Enstitüsü)’den EMDR “Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme”Gaziosmanpaşa Üniversitesinden  "Aile Terapisi",CİSED( Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği)’den Cinsel Terapi Eğitimlerini almıştır. 

Mesleki tecrübesi ile almış olduğu eğitimleri birleştirerek oluşturmuş olduğu "Dinamik Yönelimli Bütüncül Psikoterapi" anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bütüncül Psikoterapi:içerisinde bir çok kuramı ve tekniği barındıran, teorik bilgiyi işe yararlılık perspektifinde entegre ederek danışanların gerçekliğini anlamaya çalışan ve her danışanın bireysel ihtiyacına göre süreci yeniden şekillendiren dinamik bir psikoterapi armonisidir. Bu psikoterapi armonisi "Klasik Psikanaliz, Bilişsel-Davranışçı Psikoterapi, Ego Psikolojisi, Nesne İlişkileri, Aktarım Odaklı Psikoterapi, Masterson Yaklaşımı, Kendilik Psikolojisi, İlişkisel Psikanaliz,Transaksiyonel Analiz,Varoluşçu Psikoterapi"gibi ekollerin parçalarından oluşan ve danışana özgü bir psikoterapi haline dönüşen dinamik bir yapıya sahiptir.
Aile ve çift terapisinde duygu odaklı yaklaşımı,kaygı bozukluklarında ise EMDR ve bütüncül yaklaşımı kullanmaktadır.

Psikoterapi Enstitüsü, EMDR  gibi mesleki etiğe ve gelişime katkı sunan derneklerde üyeliğini devam ettirmektedir.
Türk PDR Derneği Üyesi olan Uzm. Kl.Psk. Savaş POLAT , ''İçimizdeki Yabancı'' kitabının yazarıdır.  Mesleki çalışmalarına yüz yüze ve online olarak devam etmektedir. 

Uz

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.