Doktorsitesi.com

KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Klinik Psikolog Fatma Ünlü Özgen
Klinik Psikolog Fatma Ünlü Özgen
19 Temmuz 2023126 görüntülenme
Randevu Al
Kıskançlık, sevilen, insanın paylaşımından doğan oldukça doğal bir duygudur. Kardeş kıskançlığını, hemen hemen kardeşi olan herkes yaşamıştır.
KARDEŞ KISKANÇLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kardeş Kıskançlığı Nedir?

Kardeş kıskançlığı, sevilen kişinin paylaşılmasından doğan ve oldukça doğal kabul edilen bir duygudur. Hemen hemen kardeşi olan her bireyin deneyimlediği bu durum, genellikle büyük çocuğun ailesinin sevgisini, zamanını ve ilgisini yeni gelen kardeşle paylaşmak zorunda kalmasından kaynaklanır. Bu süreçte büyük çocuk, aile içindeki biricikliğini kaybettiği hissine kapılabilir.

Kardeş Kıskançlığı Belirtileri ve Davranış Sorunları

Kardeş kıskançlığı çocuklarda çeşitli psikolojik ve davranışsal tepkilere yol açabilir. Bu süreçte saldırganlık, öfke, ağlama nöbetleri ve kardeşe zarar verme eğilimi sıkça gözlemlenir. Ayrıca çocukta yemek yememe, okul başarısında düşüş, içe kapanma ve tırnak yeme gibi sorunlar baş gösterebilir.

Bazı durumlarda çocuk, daha önce kazandığı yetilerde gerileme (regresyon) gösterebilir. Bu gerileme belirtileri şunlardır:

  • Bilerek altını ıslatma,
  • Annenin yemek yedirmesini isteme,
  • Okula gitmeyi reddetme,
  • Bebek taklidi yaparak konuşma.

Yukarıda belirtilen olumsuz davranışların süreklilik arz etmesi durumunda, mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Kardeş Kıskançlığını Önlemek İçin Ailelere Öneriler

Kardeş kıskançlığını yönetmek ve minimize etmek için ebeveynlerin bilinçli bir yaklaşım sergilemesi kritiktir. Çocuklar genellikle bir oyun arkadaşı istedikleri için kardeş talebinde bulunurlar; ancak sürekli bir bebeğin varlığı fikri onlara sonradan olumsuz gelebilir. Bu nedenle, çocuk sahibi olma kararı tamamen ebeveynlerin kendi kararı olmalıdır.

İletişim ve Hazırlık Süreci

Çocuğa bir kardeşi olacağı, bebeğin sürekli onlarla yaşayacağı ve bakıma ihtiyaç duyacağı açık bir dille anlatılmalıdır. Kardeşin dünyaya gelirken büyük çocuğa bir hediye getirmesi, sürece olumlu bir başlangıç yapılmasına yardımcı olur. Çocuğa sevildiği her fırsatta ifade edilmeli ve ona karşı dürüst olunmalıdır.

Eşitlik ve Adalet İlkesi

Çocuklar arasında kıyaslama yapmak, aralarındaki rekabeti güçlendireceği için bu tutumdan kaçınılmalıdır. Her yaş grubunun kendine has ihtiyaçları olduğu unutulmamalı ve çocuklara eşit zaman ayrılmaya çalışılmalıdır. Büyük çocuğun ihtiyaçları ve beklediği ilgi asla göz ardı edilmemelidir.

Dikkat Edilmesi Gereken YaklaşımlarKaçınılması Gereken Yaklaşımlar
Duygularını ifade etmesine izin vermek"Sen büyüksün" diyerek sorumluluk yüklemek
Bebeklik fotoğraflarını göstermekKıyaslama yapmak
Yaşına uygun sorumluluklar vermekFiziksel ceza uygulamak
Adaletli iş bölümü yapmakTaraf tutmak

Çatışma Yönetimi ve Davranış Kontrolü

Çocuklar arasındaki tartışmalarda, birbirlerine fiziksel zarar vermedikleri sürece araya girilmemelidir. Müdahale edilmesi gereken durumlarda ise ebeveynler asla taraf tutmamalıdır. Oyuncak kullanımı konusunda eşit zaman hakkı tanınmalı, paylaşılamayan oyuncaklar geçici olarak ortadan kaldırılmalıdır.

Çocuğun bebeksi davranışları pekiştirilmemelidir. Örneğin; "O bebek, kendi beslenemiyor; ancak sana istediğin yemeği yapabilirim, sen kendin yiyebilirsin" gibi ifadelerle çocuğun öz yeterliliği desteklenmelidir. Ayrıca, küçük çocuk için "o pis, sevmiyoruz" gibi gerçek dışı söylemlerde bulunmak doğru değildir; bu durum çocuğun kardeşi kabul etmesini zorlaştırır.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

Kardeş kıskançlığı tamamen yok edilemese de doğru yaklaşımlarla azaltılabilir. Kıskançlık gösteren çocuğa kızmak yerine, bu duygunun normal olduğunu kabul etmek ve kardeşler arasındaki olumlu paylaşımları artırmak gerekir. Ailece yapılan aktivitelerin yanı sıra, her çocukla baş başa vakit geçirmek, sevgi ve ilginin adil dağıtıldığını hissettirmek bu sürecin en sağlıklı çözüm yoludur.

Etiketler

Çocuk psikolojisiKardeş kıskançlığıKardeş kiskançliği

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Fatma Ünlü Özgen

Klinik Psikolog Fatma Ünlü Özgen

Fatma Ünlü, 2009-2013 Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde, lisans derecesini almıştır. 2013- 2015
yıllarında, Haliç Ünivesitesi Uygulamalı (Klinik) psikoloji alanında, ''Ebeveyni Boşanmış bireylerde Benlik
Saygısı, Yalnızlık ve Bağlanma Stillleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi'' başlıklı tezi ile yüksek lisansını
tamamlamıştır.
Şişli Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesinde yetişkin, çocuk ve çiftlerle Klinik Psikolog olarak çalışmıştır.
Terapi süreçlerini, Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapi, Şema Terapi,Oyun Terapisi, Feminist Terapi,
Masal Terapisi, Çocuk Testleri yöntemleri ile sürdürmektedir.
Kadın Hakları, Bağımlılık, Stres yönetimi, İletişim Problemleri, Anksiyete, Obsesif Kompülsüf Bozukluk,
Cinsel İşlev Bozuklukları, Yeme Bozuklukları, Depresyon, çocuk ve ergenlerde davranış ve uyum
bozuklukları alanında çalışmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.