Doktorsitesi.com

Kendine Karşı Bu Kadar Sert Olmayı Ne Zaman Öğrendin?

Klinik Psikolog Süleyman Çetin
Klinik Psikolog Süleyman Çetin5.0(19 Değerlendirme)
14 Ekim 20265 görüntülenme
Randevu Al
  • İnsanlar genellikle kendilerine sert davranmanın gelişime yardımcı olacağına inanır, ancak yıkıcı öz eleştiri kişiliğe yönelik kalıcı yargılar oluşturarak gelişimi engeller.
  • Kendine karşı sert tutumun arkasında başarı odaklı değer algısı, başkalarından gelecek eleştirileri önleme isteği ve geçmişte içselleştirilmiş eleştirel ifadeler yatar.
  • Öz şefkat hataları görmezden gelmek değil, zor zamanlarda kendine anlayışla yaklaşarak sorumlulukları daha yapıcı bir yolla yerine getirmektir.
Kendine Karşı Bu Kadar Sert Olmayı Ne Zaman Öğrendin?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendimize Karşı Sert Tutumun Psikolojik Arka Planı

Hayatın akışında bazen önemli bir işi yetiştiremez, bir konuşmada yanlış bir ifade kullanır veya uzun süredir hedeflediğimiz bir noktanın gerisinde kalabiliriz. Bu tür anlarda yaşadığımız hayal kırıklığına genellikle sert bir iç ses eşlik eder: "Daha dikkatli olmalıydın", "Bunu nasıl düşünemedin?" veya "Neden her şeyi son ana bırakıyorsun?". Bu noktada yalnızca yaptığımız eylemi değerlendirmekle kalmaz, bazen kendimiz hakkında çok daha büyük ve keskin sonuçlara varırız.

Bir işi yetiştirememek, sorumluluk yönetiminde aksaklık yaşadığımız anlamına gelebilir; ancak buradan hareketle kendimizi bütünüyle sorumsuz biri olarak tanımlamak çok daha farklı bir boyuttur. Birçok insan, kendine karşı bu kadar sert davranmanın değişime yardımcı olacağına inanır. Kendini eleştirmezse gevşeyeceğinden, hatalarını görmezden geleceğinden veya aynı yanlışları tekrarlayacağından korkar. Peki, kendimize sert davranmakla kendimizi geliştirmek gerçekten birbirine bağlı mıdır?

Öz Eleştiri ve Kendini Yargılama Arasındaki İnce Çizgi

Öz eleştiri her zaman olumsuz bir durum değildir. Davranışlarımızın sonuçlarını değerlendirmek, hatalarımızı fark etmek ve sorumluluklarımızı kabul etmek kişisel gelişimimizin en önemli parçalarıdır. Mesele, kendimize ne söylediğimizden ziyade bunu nasıl söylediğimizdir. Bir hata sonrasında kurulan cümleler arasındaki farkı şu şekilde inceleyebiliriz:

Yaklaşım Türüİç Ses ÖrneğiOdak Noktası
Yapıcı Öz Eleştiri"Bu konuda daha iyi hazırlanabilirdim."Belirli bir durum ve değiştirilebilir eylem.
Yıkıcı Öz Eleştiri"Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum."Kişiliğe yönelik genel ve kalıcı bir yargı.

Sürekli kendimizi yetersiz biri olarak değerlendirdiğimizde, yeni deneyimlerimizi de bu olumsuz düşünce kalıbıyla yorumlamaya başlarız. Başarılı olduğumuzda bunu şansa bağlayabilir, hata yaptığımızda ise bunun gerçek kimliğimizi yansıttığına inanabiliriz.

Neden Kendimize Karşı Sert Davranırız?

Kendimize karşı takındığımız bu sert tutumun arkasında çeşitli nedenler yatabilir. Bu nedenler kişiden kişiye farklılık gösterse de genel olarak şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Başarı Odaklı Değer Algısı: Başarının, kabul görmenin veya değerli hissetmenin tek koşulu haline gelmesi.
  • Önleyici Eleştiri: Başkalarından gelecek eleştirileri önlemek adına kişinin kendini önceden eleştirmesi.
  • Öğrenilmiş Davranışlar: Geçmişte çevreden duyulan eleştirel ifadelerin zamanla içselleştirilmesi.

Öz Şefkat: Gelişim İçin Daha Yapıcı Bir Yol

Bazen sertliğin arkasında aslında iyi bir şey yapma, hata yapmaktan kaçınma ve kendini geliştirme isteği vardır. Ancak bu istek sürekli kendini suçlayarak sürdürülmeye çalışıldığında, gelişim için gereken enerji kendimizle mücadele etmeye harcanır. Bu noktada Psikolog Kristin Neff'in çalışmalarında ele aldığı öz şefkat kavramı devreye girer.

Öz şefkat, kişinin zorlandığı veya hata yaptığı zamanlarda kendisine anlayışla yaklaşabilmesidir. Bu yaklaşım, hataları görmezden gelmek veya her davranışı haklı çıkarmak değildir. Aksine, yaşanan güçlüğü kabul ederken kendimize karşı gereksiz bir düşmanlık geliştirmemeyi içerir.

Öz Şefkatli Yaklaşımın Uygulanması

Bir arkadaşınızı kırdığınızı fark ettiğinizde öz şefkatli bir tutum sergilemek süreci şöyle yönetmenizi sağlar:

  1. Kendinizi günlerce suçlamak yerine davranışınızın neden kırıcı olduğunu anlamaya çalışın.
  2. Gerektiğinde özür dileyerek sorumluluk alın.
  3. Benzer bir durumda gelecekte nasıl davranmak istediğinize karar verin.

Bu yöntemle sorumluluktan kaçmış olmazsınız; aksine, sorumluluğunuzu yerine getirebilmek için daha yapıcı bir yol bulmuş olursunuz.

Kendimize Karşı Tutumumuzu Değiştirmek

Başkalarına karşı gösterdiğimiz sabır ve anlayışı kendimize göstermekte zorlanabiliriz. Sevdiğimiz birinin başarısızlığında onu teselli edip cesaretlendirirken, kendi başarısızlığımızda aynı anlayışı hak etmediğimizi düşünebiliriz. Değişime, bu farkı fark ederek başlayabiliriz.

Unutmayın: Kendine şefkat göstermek, her zaman kendinden memnun olmak değildir. Bir konuda yetersiz olduğunuzu veya değiştirmeniz gereken davranışlar olduğunu fark edebilirsiniz. Bunları kabul etmek için kendinizi değersiz hissetmeniz gerekmez. Kendinize karşı kullandığınız dili gözden geçirin; bu dil size yardımcı mı oluyor, yoksa zor anlarınızda yükünüzü mü artırıyor?

Etiketler

Yetersizlik

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Süleyman Çetin

Klinik Psikolog Süleyman Çetin

Klinik Psikolog Süleyman Çetin, psikolojik danışmanlık ve klinik psikoloji alanında güçlü akademik altyapısı ve sahaya dayalı geniş deneyimiyle öne çıkan bir uzmandır. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans eğitiminin ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayan Süleyman Çetin; travma, afet ruh sağlığı, yas, psikolojik dayanıklılık, çocuk-ergen-yetişkin psikoterapisi, EMDR, bilişsel davranışçı terapi (BDT), oyun terapisi, çözüm odaklı terapi ve psikososyal destek alanlarında uzmanlaşmıştır. 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrası depremzedelerle, mültecilerle ve farklı kırılgan gruplarla aktif olarak çalışmış; Sınır Tanımayan Doktorlar, Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında psikoterapist ve danışman eğitimci olarak görev almıştır. Sakarya’da klinik psikolog olarak danışanlarına bilimsel temelli, etik ve bütüncül bir yaklaşımla hizmet sunan Süleyman Çetin, aynı zamanda akademik araştırmalar, kongreler ve yayınlarla mesleki gelişimini sürdürmekte; bireylerin ruhsal iyilik halini güçlendirmeyi ve kalıcı psikolojik iyileşmeyi hedeflemektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.