Doktorsitesi.com

KAYGILARIMIZIN TEMELİNDE EL ALEM NE DER YATIYOR?

Klinik Psikolog Zehra Demirhan
Klinik Psikolog Zehra Demirhan5.0(138 Değerlendirme)
24 Ekim 20268 görüntülenme
Randevu Al
  • Bireylerin yaşadığı kaygıların temelinde, başkalarının gözünde oluşturdukları ideal benlik ve imajı kaybetme korkusu yatar.
  • Yaşamın bir kendini kanıtlama çabasına dönüşmesi, kişinin kendi isteklerinden ziyade eleştirilmeme odaklı kararlar almasına neden olur.
  • Psikolojik özgürlük, başkalarının düşüncelerini kontrol edemeyeceğimizi kabul ederek imaj kaygısı yerine öz değerimize odaklanmakla mümkündür.
KAYGILARIMIZIN TEMELİNDE EL ALEM NE DER YATIYOR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İmaj Kaybı Korkusu ve Kaygı: Kendimizi Başkalarının Gözünden Tanımlamak

Hayatımızın dönüm noktalarında, önemli kararların eşiğinde dururken içsel bir çatışma yaşarız. Söylemek istediğimiz bir söz, bitirmek istediğimiz bir ilişki veya başlamak istediğimiz yeni bir hayat varken, zihnimizde yankılanan sorular bizi durdurur. "Ya yanlış anlaşılırsam?" veya "Ya başarısız olursam?" gibi kaygılar, genellikle yalnızca başkalarının düşüncelerinden korktuğumuz için ortaya çıkmaz. Bu durumun temelinde, başkalarının gözünde olmak istediğimiz kişi olma imajını kaybetme korkusu yatar.

İdeal Benlik ve Kimlik İnşası

İnsan, sadece kim olduğuyla değil, nasıl görünmek istediğiyle de yakından ilgilenir. Zamanla kendimize dair güçlü, başarılı, fedakâr veya kusursuz gibi sıfatlardan oluşan bir imaj inşa ederiz. Bu özellikler bir süre sonra kişiliğimizin parçası olmaktan çıkıp, öz değerimizin temel ölçütü haline gelir.

Bu süreçte geliştirdiğimiz bazı görünmez kurallar şunlardır:

  • Başarı Odaklılık: "Başarılıysam değerliyim."
  • Onay Arayışı: "Herkes beni seviyorsa iyi biriyim."
  • Mükemmeliyetçilik: "Hata yapmıyorsam saygıyı hak ediyorum."
  • Kontrol İhtiyacı: "Güçlü görünüyorsam yeterliyim."

Kaygının Kaynağı: Hikâyenin Bozulma Korkusu

Kaygı, genellikle bir olayın sonucundan ziyade, o sonucun kendimiz hakkında kurduğumuz hikâyeyi bozma ihtimalinden beslenir. Bir işte başarısız olmak, sadece teknik bir sonuç değil; yeteneksiz olduğumuzun kanıtlanması gibi algılanabilir. Bir ilişkinin bitmesi ise sevilmeye layık olmadığımız düşüncesiyle yüzleşmek gibi hissedilebilir.

Psikolojide bu durum ideal benlik kavramı ile açıklanır. İdeal benlik, olmak istediğimiz kişiye dair zihinsel tasarımımızdır. Gerçek benliğimiz ile ideal benliğimiz arasındaki mesafe açıldığında, kendimizi sürekli bir eksiklik duygusu içinde buluruz. Bu noktada yaşam, bir kendini gerçekleştirme sürecinden çıkıp kendini kanıtlama çabasına dönüşür.

İmaj Kaybı ve Karar Verme Süreçleri

Bir süre sonra birey, ne istediğinden çok ne yaparsa eleştirilmeyeceğini düşünerek hareket etmeye başlar. Dışarıdan bakıldığında kararsızlık veya çekingenlik olarak görülen bu davranışlar, aslında derin bir imaj kaybı hesabı içerir.

DavranışAltında Yatan İmaj Kaygısı
Hayır diyememekBencil görünme korkusu
Mutsuz ilişkiyi sürdürmekBaşarısız sayılma endişesi
Fikrini söyleyememekYanlış bulunma çekincesi
Yeni işe başlayamamakYetersizlik imajının oluşması

Kabul Görme İhtiyacı ve Öz Değer

Kabul görmek ve ait hissetmek insan doğasının bir parçasıdır. Ancak bu ihtiyaç, değerimizi belirleyen tek ölçüt haline geldiğinde, başkalarının düşünceleri üzerimizde orantısız bir güç kazanır. Birinin bizi eleştirmesi, tüm kişiliğimizin reddedildiği hissini yaratabilir. Bu durum zihnimizin; olasılıkları tehditlere, sıradan hataları ise kişisel yetersizlik göstergelerine dönüştürmesine neden olur.

Psikolojik Özgürlüğe Giden Yol

Gerçek özgürlük, başkalarının düşüncelerini yönetemeyeceğimizi kabul etmekle başlar. Başkalarının zihnini kontrol etmek imkansızdır; ne kadar dikkatli olursak olalım, birileri bizi yanlış anlayabilir veya onaylamayabilir.

Psikolojik esneklik kazanmak için şu gerçekleri hatırlamak önemlidir:

  1. İnsan Olmak: Yanılmak, yetersiz hissetmek ve beklentileri karşılayamamak değerimizin azaldığını değil, sadece insan olduğumuzu gösterir.
  2. Yetki Devri: Başkalarının düşüncelerine, kendi düşüncelerimizden daha fazla yetki vermemek gerekir.
  3. Kimlik ve İmaj Ayrımı: Bir imajın sarsılması, özümüzdeki değerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Sonuç olarak gerçek özgürlük, insanların ne diyeceğini hiç düşünmemek değil; onların ne diyeceğini düşünürken bile kendimize ihanet etmemeyi öğrenmektir.

Etiketler

Kaygi bozukluuguSinav kaygisi nedirSinav kaygisi belirtileriTerk edilme kaygisiKaygi atagiKaygi durumlarikaygi bozukluklarikaygi bozukluğuçocuklarda kaygi ve pandemi#uykuproblemi #uykusuzluk #stres #pandemi #insomnia #korku #kaygi #endise #anksiyete #onlineterapi
Yazar Hakkında
Klinik Psikolog Zehra Demirhan

Klinik Psikolog Zehra Demirhan

İlkokulu, ortaokul ve lise Ankara’da okuduktan sonra Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik  Bölümünden mezun oldum. Üsküdar üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programından (tezli) olarak yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Yüksek lisans eğitimim sırasında Np Feneryolu Tıp Kliniğinde ve Np Beyin Hastanesinde staj yapma imkânım oldu aynı zamanda Üsküdar Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Biriminde Asistan Psikolog olarak danışan gördüm. Daha sonra Tezimi Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Yaşam Amaçları Belirlemede Etkisi üzerine yazdım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.