Doktorsitesi.com

KENDİNİ SABOTE ETME: SELF-SABOTAGE

Uzm. Psk. Levent Doğan
Uzm. Psk. Levent Doğan
18 Şubat 2022261 görüntülenme
Randevu Al
Levent Doğan'ın bu köşe yazısında, kendini sabote etme davranışları hakkında farkındalık oluşturmak amaçlanmıştır.
KENDİNİ SABOTE ETME: SELF-SABOTAGE
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendini Sabote Etme: Kişinin Kendi Yoluna Taş Koyması

Kendini sabote etme (self-sabotage), davranışın kendisi oldukça aşikar olsa bile çoğu zaman farkına varamadığımız karmaşık bir psikolojik örüntüdür. En yalın tanımıyla bu durum, kişinin kendine karşı harekete geçmesi olarak ifade edilir. Kendini sabote eden birey; belirlediği hedefleri, harcadığı emeği ve hatta kişisel değerlerini farkında olmadan baltalar.

Bu davranış biçimi, kişi için yıkıcı sonuçlar doğurmasına rağmen zamanla bir alışkanlığa veya otomatik davranışa dönüşebilir. Kişi, hedefine ulaşmamak için kendisini o kadar güçlü argümanlarla ikna eder ki, başlangıçta arzulanan o hedef tüm çekiciliğini yitirir. Sonuç olarak, istenen bir ilişkiden uzaklaşılır veya gerçekten talep edilen bir başarıdan vazgeçilir.

Kendini Sabote Etmenin Temel Nedenleri

Kendini sabote etme davranışı genellikle kaygı, öfke ve değersizlik hisleriyle doğrudan ilişkilidir. Çevremizde bize bu duyguları hissettiren dış etkenler varken, bir insanın neden kendi kendine bunu yaptığı sorusunun cevabı birkaç temel faktörde gizlidir:

1. Düşük Öz-Değer ve Olumsuz İç Ses

Kendini sabote etmenin en yaygın kaynağı düşük öz-değer algısıdır. Bu durumu besleyen ise bireyin kendisine yönelik sürekli kullandığı olumsuz iç konuşmalardır. Kişinin iç dünyasından yaşamına yansıyan bazı öz-kritikler şunlardır:

  • "Yeterince zeki değilsin!"
  • "Tipin hiç de çekici değil!"
  • "Bu işe uygun niteliklerin yok!"
  • "Yeterince iyi değilsin!"

Kendinizle nasıl konuştuğunuz, nasıl davrandığınızı doğrudan etkiler. Bu olumsuz telkinler sonucunda kişi gereken aksiyonları almaz ve ulaşmak istediği amaçtan uzaklaşarak bir nevi "başarısız olma" amacına ulaşır.

2. Mükemmeliyetçilik ve Erteleme

Bir diğer önemli kaynak ise mükemmeliyetçiliktir. Mükemmeliyetçi bireylerde en sık gözlemlenen sabotaj yöntemi erteleme davranışıdır. "Hep ya da hiç" biçimindeki düşünce yapısı, başlı başına bir sabotajdır ve genellikle vazgeçme ile sonuçlanır.

Kendini Sabote Etmenin Sosyal İlişkilere Etkisi

Kendini sabote etmenin sonuçları sadece bireysel başarıyla sınırlı kalmaz; derinleşmeyen sosyal ve romantik ilişkiler kurulmasına neden olur. Bu durum genellikle bir kaçınma davranışı olarak tezahür eder:

DurumSabotajcı DüşünceSonuç
Sosyal Davet"Eğlenceli biri değilim, gidip ne yapacağım?"Aktiviteye katılmama
Romantik İlgi"Sevilecek neyim var ki? Buna inanmıyorum!"İlişkiyi reddetme/bitirme

Unutulmamalıdır ki kaçınma, olumsuz duyguları sürdürür.

Self-Sabotage ile Nasıl Baş Çıkılır?

Eğer bu tepkiler artık otomatikleşmişse, değişim süreci farkındalık ile başlar. Kendini sabote etme döngüsünü kırmak için şu adımlar izlenebilir:

  1. Fark Etme: Sabotaj anlarını ve tetikleyici düşünceleri belirleyin.
  2. Yeni Değerlendirmeler: Olumsuz iç sesin yerine daha gerçekçi mantık süzgeçleri geliştirin.
  3. Alternatif Davranışlar: Kaçınmak yerine üzerine gitme denemeleri yapın.
  4. Öz-Şefkat: Kendini sabote etmenin yerine koyabileceğiniz en güçlü alternatif, öz-nezaket ve öz-şefkat göstermektir.

Kaynak: Dokuzsutun

Etiketler

#psikoloji#psikoterapi#psikolojikdanışmanlık#psikiyatri#psikolog#psikoterapist#psikolojikdanışman#psikiyatrist

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Levent Doğan

Uzm. Psk. Levent Doğan

Uzm. Psk. Levent Doğan lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) şeref derecesiyle tamamladıktan sonra, Birleşik Krallık (United Kingdom) – İskoçya’daki Avrupa’nın en iyi 6’ncı ve dünyanın en iyi 15’inci üniversitesi olan Edinburgh Üniversitesi’nde (University of Edinburgh) Performans Psikolojisi alanında tezli yüksek lisansını merit derecesiyle tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.