Doktorsitesi.com

Kaygılarda Belirsizlik Korkusu ve Belirsizliği Kabul Etmek

Klinik Psikolog Vedat Demiral
Klinik Psikolog Vedat Demiral
13 Temmuz 2020534 görüntülenme
Randevu Al
Kaygılarda Belirsizlik Korkusu ve Belirsizliği Kabul Etmek
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Belirsizlik Nedir? Tanımı ve Deneyimlenme Biçimi

Belirsizlik, bir durumun veya olayın net olarak tanımlanamadığı anlarda ortaya çıkan bir bekleme sürecidir. Bu duygu şimdiki zamanda deneyimlenmesine rağmen, temel odağı gelecekteki olası sonuçları öngörmeye çalışmaktır. Günlük yaşamda sınav sonuçlarını beklemek, işsizlik süreci, bir yere geç kalma endişesi veya yeni biriyle tanışmak gibi durumlar belirsizliğe örnek teşkil eder.

Belirsizlikler genel olarak iki ana kategoride incelenir:

  • Bireysel Belirsizlikler: Kişinin özel hayatını ilgilendiren durumlar.
  • Toplumsal Belirsizlikler: Toplumun genelini etkileyen (örneğin koronavirüs pandemisi gibi) durumlar.

Toplumsal belirsizlikler, kolektif bir etki yarattığı için bireysel olanlara kıyasla çok daha korkutucu ve sarsıcı olabilir.

Belirsizliğin Evrimsel Kökeni ve Korku Mekanizması

İnsanın belirsizlik karşısında korku duyması, aslında evrimsel bir savunma sisteminin parçasıdır. İlk çağlarda meyve toplayan bir insanın yırtıcı hayvanlara karşı tetikte kalmasını sağlayan bu mekanizma, hayatta kalma şansını artırıyordu. Ancak günümüzde modern insanın beyni, bir sınavı veya yeni bir sosyal etkileşimi, antik çağdaki bir yırtıcı hayvanla aynı düzeyde tehlikeli algılayabilmektedir. Bu durum, beynimizdeki amigdala bölgesinin benzer şiddette uyarılmasından kaynaklanır.

Belirsizlik ve Psikolojik Sağlık İlişkisi

Belirsiz bir durum ile hissedilen duygu arasında uyuşmazlık yaşandığında psikolojik problemler gün yüzüne çıkar. Örneğin, kedi fobisi olan bireyler kedilerin hareketlerini kestiremedikleri için kendilerini güvende hissetmezler. Güven duygusunun kaybı, tehlike algısını gerçeğin ötesine taşır.

Önemli Bilgi: Hayatın bir alanında belirsizliğe yoğun korkuyla tepki veren bireylerin, genellikle yaşamın diğer alanlarında da benzer tepkiler verdiği görülür. Bu durum literatürde anksiyete (kaygı) bozukluğu olarak tanımlanır. Belirsizlik sadece kaygıya değil; aynı zamanda umutsuzluk, tükenmişlik ve öfke gibi duygulara da yol açabilir.

Kontrol Çabası ve Kaygı Döngüsü

İnsanların belirsizlikle baş etmek için en sık başvurduğu yöntem kontrol etme çabasıdır. Belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışmak anksiyete durumunda daha yoğun görülür. Ancak hayat her zaman kontrol edilebilir bir yapıya sahip değildir. Kontrol çabası arttıkça ve başarısız oldukça duygular yoğunlaşır; bu da kişiyi bitmek bilmeyen bir belirsizlik-kontrol döngüsüne hapseder.

Kontrol AlanıYaklaşım Biçimi
Kontrolümde OlanlarEtkin yönetim ve makul tedbir
Kontrolüm DışındakilerFarkındalık ve kabullenme

Kontrolümüz dışında kalan durumların farkına varmak, boşa kürek çekmemizi engeller. Hayatımızdaki belirsizliklere karşı aldığımız tedbirler makul ve sınırlı olmalıdır; abartılı tedbirler kaygıyı beslemekten başka bir işe yaramaz.

Risk Almanın Önemi ve Konfor Alanından Çıkmak

Tedbirin karşı tarafında risk alamama sorunu bulunur. Leo Buscaglia'nın da belirttiği gibi, yaşamdaki en büyük risk, hiçbir riske girmemektir. Sevmek, yaşamak ve umut etmek doğası gereği belirli riskler barındırır. Kaygı sorunları yaşayan kişiler, riskleri gerçekle uyumlu olmayan bir şekilde devasa algılarlar ve riskten kaçınırlar.

Risk almayı kolaylaştırmak ve kaygıyı yönetmek için şu yöntemler uygulanabilir:

  1. Günlük rutinlerinizi bazen bilinçli olarak bozun.
  2. Ani kararlar vererek alışkanlıklarınızın dışına çıkın.
  3. Hem gerçek hem de mecazi anlamda farklı yolları deneyin.

Konfor alanını terk etmek, belirsizlikleri kabul etmenin ve korkuyu azaltmanın ilk adımıdır. Tedbiri elden bırakıp risk aldıkça konfor alanınız bozulacaktır. Bu süreçte korku hissetmek oldukça doğaldır; ancak gelişim ancak bu alanın dışında gerçekleşir. Bu bir başarı hikayesinden ziyade bir öğrenme sürecidir. Kendimize düşme ve hata yapma izni vermeliyiz; çünkü canımız acıdıkça öğrenir ve güçleniriz.

Etiketler

AnksiyetePsikologKorkuAnksiyete nedenleriAnksiyete ve stresAnksite bozukluğuDeğişimPsikolojik stresBelirsizlikAnksiyete tedavisiKaygı tedavisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Psk.Vedat Demiral, İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanını almıştır. Psikoloji eğitimi süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kapalı psikoz servisinde stajyer psikolog olarak çalışmış. Özel bir rehabilitasyon merkezinde otizm, down sendromu, mental bozukluklar üzerine çocuk ve genç yetişkinlikler ile çalışmış. Öğrenci ve yetişkinlerin bulunduğu bir merkezde 3.500 kişilik grup ile depresyon, uyum bozukluğu, anksiyete bozuklukları, fobiler, kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapist olarak çalışmış ve diğer AR-GE, seminer, danışmanlık hizmetlerini yürütmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.