Doktorsitesi.com

TEMAS İHTİYACI

Klinik Psikolog Vedat Demiral
Klinik Psikolog Vedat Demiral
13 Temmuz 2020257 görüntülenme
Randevu Al
TEMAS İHTİYACI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Temas Nedir? Bir Varlık Kanıtlama Biçimi Olarak Temas

Temas, en temel tanımıyla bir bireyin varlığının başkaları tarafından tanındığı ve onaylandığı durumları ifade eder. Gündelik hayatta birine dokunmak, sadece bir "Günaydın" demek veya birine vurmak gibi eylemlerin tamamı temas kapsamına girer. Hatta birinden nefret ettiğini söylemek veya iğneleyici bir dil kullanmak dahi birer temas biçimidir.

Psikolojik ve biyolojik açıdan bakıldığında, temasın olumlu veya olumsuz olması, hiç temas olmamasından daha kritiktir. Çünkü herhangi bir temas, canlı organizma için hiç temas olmamasına kıyasla çok daha büyük bir biyolojik avantaja sahiptir. Bu durum, canlıların varlıklarını sürdürebilmek için çevrelerinden bir tepki alma ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

Bilimsel Araştırmalar Işığında Temasın Önemi

Araştırmacı S. Levine tarafından fareler üzerinde yürütülen çalışmalar, temasın hayati önemini çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu deneyde denekler üç farklı gruba ayrılarak gözlemlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, temasın fiziksel ve duygusal gelişim üzerindeki etkisini kanıtlamaktadır.

Deney GrubuMüdahale BiçimiGelişim Durumu
1. GrupOkşanan FarelerFiziksel ve duygusal gelişim yüksek, beyin kimyası olumlu.
2. GrupElektrik Şoku Verilen FarelerFiziksel ve duygusal gelişim yüksek, beyin kimyası farklılaşmış.
3. GrupHiçbir Müdahale YapılmayanlarGelişim geriliği ve düşük adaptasyon.

Levine’in bulgularına göre, okşanan fareler ile elektrik şoku verilen farelerin gelişim süreçleri, hiç müdahale edilmeyen farelere göre çok daha ileri seviyededir. Bu durum, beyin kimyasının gelişmesi için temasın türünden ziyade varlığının esas olduğunu göstermektedir.

Temas Yoksunluğunun İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Temasın hayatiyeti sadece hayvanlar üzerinde değil, insanlar üzerinde yapılan çalışmalarla da desteklenmiştir. Özellikle yetimhanelerdeki bebeklerle yapılan araştırmalar, temas yoksunluğunun şu sonuçlara yol açtığını göstermiştir:

  • Fiziksel büyümede belirgin gecikmeler,
  • Hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin zayıflaması,
  • Erken ölüm riskinde artış.

İlişkilerde Temasın Rolü ve Davranışsal Yansımaları

İnsanların canlarını acıtan aile, arkadaş veya partner ilişkilerinden kopamamalarının temelinde temas ihtiyacı yatar. Beyin, varlığını hissetmek adına olumsuz da olsa bir temas arayışına girer. Örneğin, babasından dayak yediği anlarda tek temasını alan bir çocuk, varlığını hissetmek için bilinçli veya bilinçsizce yaramazlık yaparak bu şiddet dolu teması davet edebilir.

Sonuç olarak, insan beyni sürekli bir temas döngüsü içinde kalmaya programlanmıştır. Temas hayatidir ve vazgeçilemez bir unsurdur. Bireylerin, hayatlarındaki temasın niteliği ve nasıl olacağı konusunda bir seçim hakkı bulunmaktadır. Ancak çoğu zaman, mevcut olumsuz temaslar kesildiğinde bir daha hiç temas alınamayacağı korkusu, kişileri sağlıksız döngülere hapsetmektedir.

Etiketler

İletişimPsikoterapiPsikolojik tedaviEtkileşimTemas eksikliğiSevgisizlikSevilmeme korkusuSevgi ihtiyacıSevgi verememeSevgi ve çocukOnaylanmaBakırköy psikolog

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Klinik Psikolog Vedat Demiral

Psk.Vedat Demiral, İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanını almıştır. Psikoloji eğitimi süresince Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde kapalı psikoz servisinde stajyer psikolog olarak çalışmış. Özel bir rehabilitasyon merkezinde otizm, down sendromu, mental bozukluklar üzerine çocuk ve genç yetişkinlikler ile çalışmış. Öğrenci ve yetişkinlerin bulunduğu bir merkezde 3.500 kişilik grup ile depresyon, uyum bozukluğu, anksiyete bozuklukları, fobiler, kişilik bozukluklarının tedavisinde psikoterapist olarak çalışmış ve diğer AR-GE, seminer, danışmanlık hizmetlerini yürütmüştür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.