Doktorsitesi.com

Bağımlılık Döngüsü: İlişki, Madde ve Telefon Aynı Beyinde Nasıl Çalışır?

Uzm. Psk. Elif Sevim
Uzm. Psk. Elif Sevim
10 Ocak 20263 görüntülenme
Randevu Al
Bağımlılık çoğu zaman yalnızca alkol, sigara ya da madde ile ilişkilendirilir. Oysa insan beyni için toksik bir ilişki, sürekli telefon kontrolü ve uyuşturucu bir madde aynı ödül devresini uyarır. Yani bir insan birine, bir ekrana ya da bir maddeye bağımlı olduğunda beyninde aynı biyolojik mekanizma çalışır. Bağımlılık aslında bir “şey”e değil, beynin o şey sayesinde yaşadığı duyguya olur. ⸻ Bağımlılığın Beyindeki Döngüsü Bağımlılık üç aşamalı bir döngü ile ilerler: 1. Gerilim ve boşluk Kişi içsel bir huzursuzluk yaşar: yalnızlık, değersizlik, sıkıntı, boşluk, kaygı… Bu duygular bedende rahatsız edici bir baskı yaratır. Beyin bu anlarda “bunu bir şeyle susturmalıyım” sinyali verir. ⸻ 2. Bağımlılık nesnesi Bu bir: • toksik ilişki • madde • telefon • kumar • yemek • porno • alışveriş olabilir Kişi ona yönelir ve beyninde dopamin salgılanır. Kısa süreli bir rahatlama olur. Ama bu gerçek bir çözüm değil, sadece bir uyuşturmadır. ⸻ 3. Suçluluk ve çöküş Rahatlama geçer. Yerine: • pişmanlık • suçluluk • utanç • daha derin boşluk gelir Bu duygular tekrar gerilimi artırır… ve kişi yine bağımlı olduğu şeye döner. İşte bu kısır döngüdür. ⸻ Neden aynı kişi, madde ya da telefon? Çünkü beyin tanıdık olanı güvenli sanır. Bir insan çocukluğunda: • ihmal edilmişse • sevilmek için çabalamışsa • duyguları görülmemişse beyni şunu öğrenir: “Bağ kurmak acı verir ama yalnız kalmak daha korkutucu.” Bu yüzden kişi: • ulaşamayan insanlara bağlanır • onu yaralayan ilişkilere döner • ekranlarda kaybolur • maddelerle kendini susturur Aslında aradığı şey bağdır. Ama yanlış yerden. ⸻ Bağımlılık zayıflık değil, sinir sistemi meselesidir Bağımlı kişi iradesiz değildir. Onun sinir sistemi sürekli tehditteymiş gibi çalışır. Beyin rahatlamak için hızlı çözümlere yönelir: • mesaj atmak • story bakmak • birini stalklamak • içmek • kaçmak Bunlar beynin “hayatta kalma” çabasıdır. ⸻ İyileşme nerede başlar? Bağımlılık kırılınca boşluk ortaya çıkar. İşte en zor kısım burasıdır. Çünkü kişi yıllardır hissetmemek için bir şeylere tutunmuştur. İyileşme şu anda başlar: “Rahatsız edici duyguyla kaçmadan kalabildiğim an.” ⸻ Psikologdan 7 önemli tavsiye 1. Bağımlı olduğun şeyi değil, o sana ne hissettiriyor onu sor. Güvende mi? Görülmüş mü? Değerli mi? 2. Tetikleyicini tanı. Yalnızlık mı, reddedilme mi, sıkılmak mı? 3. “Sadece biraz bakayım” beyin için tuzaktır. Bağımlılık hep küçük başlar. 4. Bağlanma yarası olan insanlar ilişki bağımlılığına daha yatkındır. Bu kişilik değil, öğrenilmiş bir modeldir. 5. Telefon bağımlılığı, sinir sisteminin sürekli kaçma halidir. 6. Bağımlılıkla savaşılmaz, altındaki acı iyileştirilir. 7. Terapi, bu döngüyü ilk kez durdurup duyguyla sağlıklı şekilde kalmayı öğretir.
Bağımlılık Döngüsü: İlişki, Madde ve Telefon Aynı Beyinde Nasıl Çalışır?

Bağımlılık çoğu zaman yalnızca alkol, sigara ya da madde ile ilişkilendirilir. Oysa insan beyni için toksik bir ilişki, sürekli telefon kontrolü ve uyuşturucu bir madde aynı ödül devresini uyarır. Yani bir insan birine, bir ekrana ya da bir maddeye bağımlı olduğunda beyninde aynı biyolojik mekanizma çalışır.

 

Bağımlılık aslında bir “şey”e değil,

beynin o şey sayesinde yaşadığı duyguya olur.

 

 

 

 

Bağımlılığın Beyindeki Döngüsü

 

 

Bağımlılık üç aşamalı bir döngü ile ilerler:

 

 

1.

Gerilim ve boşluk

 

 

Kişi içsel bir huzursuzluk yaşar:

yalnızlık, değersizlik, sıkıntı, boşluk, kaygı…

Bu duygular bedende rahatsız edici bir baskı yaratır.

 

Beyin bu anlarda “bunu bir şeyle susturmalıyım” sinyali verir.

 

 

 

 

2.

Bağımlılık nesnesi

 

 

Bu bir:

 

  • toksik ilişki
  • madde
  • telefon
  • kumar
  • yemek
  • porno
  • alışveriş olabilir

 

 

Kişi ona yönelir ve beyninde dopamin salgılanır.

Kısa süreli bir rahatlama olur.

 

Ama bu gerçek bir çözüm değil, sadece bir uyuşturmadır.

 

 

 

 

3.

Suçluluk ve çöküş

 

 

Rahatlama geçer.

Yerine:

 

  • pişmanlık
  • suçluluk
  • utanç
  • daha derin boşluk gelir

 

 

Bu duygular tekrar gerilimi artırır…

ve kişi yine bağımlı olduğu şeye döner.

 

İşte bu kısır döngüdür.

 

 

 

 

Neden aynı kişi, madde ya da telefon?

 

 

Çünkü beyin tanıdık olanı güvenli sanır.

Bir insan çocukluğunda:

 

  • ihmal edilmişse
  • sevilmek için çabalamışsa
  • duyguları görülmemişse

 

 

beyni şunu öğrenir:

 

“Bağ kurmak acı verir ama yalnız kalmak daha korkutucu.”

 

Bu yüzden kişi:

 

  • ulaşamayan insanlara bağlanır
  • onu yaralayan ilişkilere döner
  • ekranlarda kaybolur
  • maddelerle kendini susturur

 

 

Aslında aradığı şey bağdır.

Ama yanlış yerden.

 

 

 

 

Bağımlılık zayıflık değil, sinir sistemi meselesidir

 

 

Bağımlı kişi iradesiz değildir.

Onun sinir sistemi sürekli tehditteymiş gibi çalışır.

 

Beyin rahatlamak için hızlı çözümlere yönelir:

 

  • mesaj atmak
  • story bakmak
  • birini stalklamak
  • içmek
  • kaçmak

 

 

Bunlar beynin “hayatta kalma” çabasıdır.

 

 

 

 

İyileşme nerede başlar?

 

 

Bağımlılık kırılınca boşluk ortaya çıkar.

İşte en zor kısım burasıdır.

 

Çünkü kişi yıllardır hissetmemek için bir şeylere tutunmuştur.

İyileşme şu anda başlar:

 

“Rahatsız edici duyguyla kaçmadan kalabildiğim an.”

 

 

 

 

Psikologdan 7 önemli tavsiye

 

 

1. Bağımlı olduğun şeyi değil, o sana ne hissettiriyor onu sor.

Güvende mi? Görülmüş mü? Değerli mi?

 

2. Tetikleyicini tanı.

Yalnızlık mı, reddedilme mi, sıkılmak mı?

 

3. “Sadece biraz bakayım” beyin için tuzaktır.

Bağımlılık hep küçük başlar.

 

4. Bağlanma yarası olan insanlar ilişki bağımlılığına daha yatkındır.

Bu kişilik değil, öğrenilmiş bir modeldir.

 

5. Telefon bağımlılığı, sinir sisteminin sürekli kaçma halidir.

 

6. Bağımlılıkla savaşılmaz, altındaki acı iyileştirilir.

 

7. Terapi, bu döngüyü ilk kez durdurup duyguyla sağlıklı şekilde kalmayı öğretir.

Etiketler

Kadıköy psikologPsikoterapiPsikolog

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Elif Sevim

Uzm. Psk. Elif Sevim

Uzman Psikolog Elif Sevim, psikoloji lisansını başarı belgesi ile tamamladıktan sonra yüksek lisansını da üstün başarı belgesiyle tamamlayarak uzmanlığını almaya hak kazanmıştır. Bakanlıkta, kliniklerde ve üniversitelerde hem terapist hem de eğitmen olarak çalışmalarda bulunmuştur. Şu anda Üsküdar Üniversitesi Pozitif Psikoloji Laboratuvarında araştırmacı olarak çalışmakta ve kurucusu olduğu Jüpiter Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık Merkezinde danışan görmeye devam etmektedir.

Bireysel, Ergen ve Çift terapisi vermektedir. Ayrıca, SCL-90, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Hamilton Depresyon Ölçeği ve Hamilton Anksiyete Ölçeğini terapilerinde aktif olarak kullanmaktadır. Psikolog Elif Sevim bir çok eğitime katılmıştır ve katılmaya devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.