Doktorsitesi.com

Kaygı Bozukluğu Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Klinik Psikolog Cem Kaya
Klinik Psikolog Cem Kaya
26 Mayıs 2021217 görüntülenme
Randevu Al
Kaygı Bozukluğu Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) Nedir?

Bireyler; iş hayatı, eğitim süreci, ailevi problemler veya sağlık sorunları gibi çeşitli nedenlerle zaman zaman kaygı (anksiyete) duygusu yaşayabilirler. Kaygı duyulan anlarda hissedilen gerginlik, titreme, terleme veya kalp çarpıntısı gibi durumlar, vücudun dış uyaranlara karşı verdiği doğal tepkiler olarak kabul edilir. Ancak bu hislerin boyutu ve sürekliliği, durumun sağlıklı bir tepki mi yoksa bir rahatsızlık mı olduğunu belirler.

Kaygı bozukluğu, hissedilen endişe ve korku duygusunun aşırı seviyelere ulaştığı ve süreklilik arz ederek bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtladığı psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu durumu yaşayan kişiler, tetikleyici olayları olduklarından daha tehlikeli algılayarak yoğun bir panik duygusu geliştirirler. Genellikle başlarına kötü bir olay geleceği ve bu durumun hiç geçmeyeceği yönünde bir inanca sahip olurlar. Bu yoğun histen kurtulmak için sosyal hayatlarını kısıtlama pahasına, kaygı uyandıran ortam ve durumlardan kaçınma eğilimi gösterirler.

Kaygı bozukluğu, bireyin günlük konforunu doğrudan etkileyen bir yapıya sahiptir. Örneğin, obsesif kompulsif bozukluğu olan bir birey temizlik hassasiyeti nedeniyle dış ortamlarda temas kurmaktan kaçınabilir. Benzer şekilde, kedi fobisi olan bir kişi, kedi bulunma ihtimali olan sosyal alanlara girmeyi reddederek yaşam alanını daraltabilir.

Kaygı Bozukluğu Türleri Nelerdir?

Kaygı bozuklukları, bireyin odaklandığı korku nesnesine veya sergilediği davranış kalıplarına göre farklı kategorilere ayrılmaktadır:

  • Yaygın Kaygı Bozukluğu: Kişinin günlük olaylara karşı, durumun gerçekliğiyle bağdaşmayacak düzeyde aşırı ve sürekli endişe duymasıdır.
  • Panik Atak: Ortada somut bir neden yokken aniden ortaya çıkan, yoğun korku ve panik nöbetleridir.
  • Fobiler: Belirli bir nesneye, canlıya veya duruma karşı duyulan, mantıklı bir temeli olmayan yoğun korku halidir.
  • Obsesif Kompulsif Bozukluklar (OKB): Kaygı veren düşüncelerden (obsesyon) kurtulmak amacıyla sergilenen yineleyici ve ritüelistik davranışlardır (kompülsiyon).
  • Sağlık Sorunlarına Bağlı Kaygı Bozuklukları: Geçirilen fiziksel bir hastalığın ardından, hastalığın tekrarlayacağına dair duyulan kronik endişe durumudur.
  • Sosyal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi): Bireyin topluluk önünde küçük düşeceği veya yanlış anlaşılacağı korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınması, yeni insanlarla tanışmakta zorlanmasıdır.
  • Seçici Konuşmazlık (Mutizm): Genellikle çocuklarda görülen bu durumda, çocuk fiziksel bir engeli olmamasına rağmen sadece ailesiyle konuşur, sosyal çevresinde sessiz kalmayı tercih eder.
  • Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Çocukların ebeveynlerinden ayrılacaklarına dair hissettikleri, gelişim düzeylerine uygun olmayan derin korku ve kaygı halidir.

Kaygı Bozukluğu Belirtileri

Bir kişide anksiyete bozukluğu olup olmadığını anlamak için belirli fiziksel ve davranışsal semptomlar gözlemlenmelidir. En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Sürekli gerginlik, huzursuzluk ve panik hali
  • Kalp atışlarının hızlanması ve hızlı nefes alıp verme
  • Vücutta titreme ve baş dönmesi hissi
  • Kaygı uyandıran durum dışında başka bir konuya odaklanamama
  • Korku duyulan ortam veya olaydan kaçma isteği

Kaygı Bozukluğunun Nedenleri ve Risk Grupları

Kaygı bozukluklarının kesin nedenleri tam olarak saptanamamış olsa da, genetik faktörler ve geçmişte yaşanan travmatik olayların tetikleyici olduğu bilinmektedir. Rahatsızlığın ortaya çıkmasında etkili olan temel unsurlar şunlardır:

  1. Çocukluk döneminde yaşanan negatif deneyimler
  2. Aile bireylerinde anksiyete bozukluğu öyküsünün bulunması
  3. Boşanma veya ekonomik zorluklar gibi hayatı etkileyen stres faktörleri
  4. Yoğun stres içeren bir iş hayatına sahip olmak
  5. Büyük korku yaratan ani olaylarla karşılaşmak

Kaygı bozukluğunun toplumdaki dağılımı ve risk grupları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

KategoriRisk Durumu
CinsiyetKadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür.
Yaş AralığıEn yoğun görüldüğü dönem orta yaş evresidir.
Ekonomik DurumGelir seviyesi düşük olan bireylerde görülme olasılığı daha yüksektir.

Kaygı Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Kaygı bozuklukları, profesyonel destek ile kontrol altına alınabilen ve tedavi edilebilen psikolojik rahatsızlıklardır. Tedavi sürecinde uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Psikoterapi: En sık tercih edilen yöntemdir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ve konuşma terapileri, kişinin düşünce yapısını düzenlemede etkilidir.
  • Oyun Terapisi: Çocukluk çağında görülen kaygı bozukluklarının tedavisinde kullanılan özel bir yöntemdir.
  • İlaç Tedavisi: Uzman hekim kontrolünde, semptomların şiddetini azaltmak amacıyla uygulanan tıbbi bir yöntemdir.

Etiketler

Kaygı bozukluğuKaygı bozukluğu nedirKaygı bozukluğu belirtileriKaygı bozukluklarında tedavi yöntemleri

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Cem Kaya

Klinik Psikolog Cem Kaya

Halen kurucusu olduğum Psikoterapi Atölyesinde EMDR Terapisti ve Psikolojik Danışman olarak görev yapıyorum. Bir danışanımın ifadesi ile “kalbindeki çakıl taşlarını”, diğerinin ifadesi ile “bacağındaki platinleri” temizliyorum.

Başka bir anlatımla yetişkinlerin ve genç yetişkinlerin; güzel bir hayata sahip olmaları, kendilerine güvenmeleri, sorunlara çözüm odaklı bakabilmeleri, kaygılarını uygun seviyeye çekebilmeleri, fobilerini yok etmeleri ve daha mutlu olabilmeleri için çabalıyorum.

Bu çabamı devam ettirirken üniversitede eğitimini aldığım Psikolojik Danışmanlık, çalışma hayatım içerisinde eğitimlerini aldığım Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı ve EMDR terapisinden destek alıyorum. Her probleme farklı bir yaklaşım sergilemekle birlikte, danışanlarımla seanslarımda; EMDR terapisi ile geçmişte yaşanan olaylara karşı duyulan yoğun duygusal tepkileri azaltmayı ve sonucunda güncel soruna, daha akılcı yaklaşmayı, TA ve iletişim kuramları ile de danışanlarımın geçmişteki şemalarını tekrar değerlendirmelerini ve gelecekte yaşanma ihtimali olan problemlere karşı güçlenmelerini hedefliyorum.

Bunun yanı sıra kurucularından olduğum BİR İZ Derneği ve Avrasya Transaksiyonel Analiz Derneği bünyesinde gerçekleştirilen projelere destek veriyorum. Yine ülkemizin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşlarından AÇEV, Genç Hayat, YÖRET Vakfı ve Kültür Kenti Vakfında İçerik Geliştirme, Eğitici Eğitimcisi ve Eğitimci olarak görev alıyorum.

1999 yılında Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ile başlayan Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı ile devam eden bu meslek yolculuğumu hobi haline getirmeyi başarmış biri olarak, birlikte daha iyi bir hayat üzerine düşünecek ve çaba gösterecek olmanın heyecanını yaşıyorum.

Görüşmek üzere…

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.