Doktorsitesi.com

Depresyonlulaştıramadıklarımızdan mısınız?

Klinik Psikolog Cem Kaya
Klinik Psikolog Cem Kaya
3 Nisan 2014848 görüntülenme
Randevu Al
Depresyonlulaştıramadıklarımızdan mısınız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon: Ruh Sağlığının Bulaşıcı Nezlesi

Depresyon, literatürde sıklıkla "ruh hastalıklarının nezlesi" olarak tanımlanır. Bu benzetme, sorunun hem çok sık görüldüğünü hem de çözümünün aslında sanıldığından daha basit olabileceğini vurgular. Ancak bu tanımın işaret ettiği çok daha kritik bir nokta vardır: Depresyonun bulaşıcı doğası. Tıpkı bir nezle gibi, depresif ruh hali de sosyal etkileşimler yoluyla kişiden kişiye yayılabilir.

Kabul İletisi Nedir ve Neden Yaşamsaldır?

Depresyonun temel nedenlerinden biri, yeterli düzeyde kabul iletisi alamamaktır. Kabul iletisi, bir kişinin var olduğunu hissettiren her türlü geri bildirimdir. Bu iletiler pozitif veya negatif olabilir; her iki durumda da kişinin varlığını tescil eder.

  • Pozitif Kabul İletisi: "Seni seviyorum" gibi yapıcı ifadeler.
  • Negatif Kabul İletisi: "İğrençsin" gibi yıkıcı ifadeler.

İyi ya da kötü fark etmeksizin, kabul iletileri yaşamsal bir öneme sahiptir ve ruhsal beslenmemizi sağlar. Depresyonun bulaşıcı etkisi tam bu noktada devreye girer: İnsanlar kabul iletisi alamadıklarında, çevrelerine de bu iletileri vermeyi bırakırlar. Bu durum; aile, iş ve sosyal ortamlarda bir döngü halinde yayılır.

Kabul İletisi Almanın ve Vermenin Önündeki Engeller

Toplumsal ve kişisel nedenler, kabul iletisi trafiğini keserek depresyonun yayılmasına zemin hazırlar. Bu engelleri şu şekilde kategorize edebiliriz:

Engel TürüTemel NedeniSonucu
Kabul İletisi AlmamakGüvensizlik ve art niyet aramaDuygusal sıcaklıktan mahrum kalma
Kabul İletisi Vermemek"Şımarır" düşüncesi ve öğütlerSosyal bağların zayıflaması
Kabul İletisi İstememekToplumsal tabularİhtiyaç duyulan onayın alınamaması
Öz Kabul EksikliğiAlışkanlık kaybıÖz güven ve sağlık kaybı

1. Kabul İletilerini Almıyoruz

Birisi hakkımızda güzel bir şey söylediğinde altında bir art niyet arıyoruz. Toplumsal ve kişisel güvenin azalması, gelen övgüleri kabul etmemize engel oluyor. Oysa birisi saçınızın güzel olduğunu söylediğinde sadece teşekkür etmek ve o sıcaklığı hissetmek, en etkili doğal antidepresandır.

2. Kabul İletisi Vermiyoruz

Elimizde olmayan bir şeyi başkasına veremeyiz. Ayrıca toplumda "verirsek şımarır" gibi yanlış bir inanış hakimdir. Patron çalışana, ebeveyn çocuğuna bu yüzden cimri davranır. Oysa güzel sözlerin yarattığı gülümseme ve hareketlilik şımarıklık değil, mutluluğun yan etkisidir.

3. Kabul İletisi İstemiyoruz

Başardığımız işlerden veya sergilediğimiz olumlu davranışlardan sonra takdir beklemeyi "ayıp" karşılıyoruz. Sormadıkça alamıyor, alamadıkça vermeyi unutuyoruz.

4. Kendi Kendimize Kabul İletisi Vermiyoruz

Hayat zorlaştığında kendimize "günaydın" demeyi, nefes almanın kıymetini ve başarılarımızı görmeyi ihmal ediyoruz. Oysa kendi kendine kabul iletisi vermek, kişiye güven ve sağlık verir.

Depresyondan Korunmak İçin Pratik Çözümler

Depresyonun bulaşıcı etkisini en aza indirmek için sosyal alanlarda farkındalık yaratılmalıdır. Otobüs duraklarından çalışma masalarımıza kadar her yere şu hayati uyarı asılmalıdır:

"Dikkat, depresyon bulaşıcı bir hastalıktır. Kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için… göz teması kurun ve selam verin."

Kabul iletilerini hayatımızın merkezine koyarak, bu bulaşıcı rahatsızlığı çevremizden ve hayatımızdan söküp atabiliriz. Unutmayın; kabul iletileri huzur, mutluluk, güven ve sağlık verir.

Cem Kaya
EMDR Terapisti / Psikolojik Danışman

Etiketler

Psikolojik destekKaygı bozukluğuDepresyon tedavisiAnksiyete nedenleriDepresyon neden olurDepresyon nasıl tedavi edilmelidirDepresyon için çözümler

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Cem Kaya

Klinik Psikolog Cem Kaya

Halen kurucusu olduğum Psikoterapi Atölyesinde EMDR Terapisti ve Psikolojik Danışman olarak görev yapıyorum. Bir danışanımın ifadesi ile “kalbindeki çakıl taşlarını”, diğerinin ifadesi ile “bacağındaki platinleri” temizliyorum.

Başka bir anlatımla yetişkinlerin ve genç yetişkinlerin; güzel bir hayata sahip olmaları, kendilerine güvenmeleri, sorunlara çözüm odaklı bakabilmeleri, kaygılarını uygun seviyeye çekebilmeleri, fobilerini yok etmeleri ve daha mutlu olabilmeleri için çabalıyorum.

Bu çabamı devam ettirirken üniversitede eğitimini aldığım Psikolojik Danışmanlık, çalışma hayatım içerisinde eğitimlerini aldığım Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı ve EMDR terapisinden destek alıyorum. Her probleme farklı bir yaklaşım sergilemekle birlikte, danışanlarımla seanslarımda; EMDR terapisi ile geçmişte yaşanan olaylara karşı duyulan yoğun duygusal tepkileri azaltmayı ve sonucunda güncel soruna, daha akılcı yaklaşmayı, TA ve iletişim kuramları ile de danışanlarımın geçmişteki şemalarını tekrar değerlendirmelerini ve gelecekte yaşanma ihtimali olan problemlere karşı güçlenmelerini hedefliyorum.

Bunun yanı sıra kurucularından olduğum BİR İZ Derneği ve Avrasya Transaksiyonel Analiz Derneği bünyesinde gerçekleştirilen projelere destek veriyorum. Yine ülkemizin önde gelen Sivil Toplum Kuruluşlarından AÇEV, Genç Hayat, YÖRET Vakfı ve Kültür Kenti Vakfında İçerik Geliştirme, Eğitici Eğitimcisi ve Eğitimci olarak görev alıyorum.

1999 yılında Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ile başlayan Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisansı ile devam eden bu meslek yolculuğumu hobi haline getirmeyi başarmış biri olarak, birlikte daha iyi bir hayat üzerine düşünecek ve çaba gösterecek olmanın heyecanını yaşıyorum.

Görüşmek üzere…

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.