İlişkide "Aramızda Soğukluk Girdi" Hissinin Gerçek Nedenleri

Birçok çift, zamanla ilişkilerinde tarif edemediği bir mesafe hissettiğini söyler. “Eskisi gibi değiliz”, “aramıza bir soğukluk girdi” cümleleri sıkça duyulur. Bu his çoğu zaman ani bir olaydan değil, yavaş yavaş gelişen süreçlerden kaynaklanır.
Soğukluk hissinin temelinde genellikle duygusal temasın azalması vardır. Günlük rutinler, sorumluluklar ve stres, çiftlerin birbirine ayırdığı duygusal alanı daraltabilir. Birlikte olmak sürerken, paylaşım azalır.
İlişkilerde duygusal yakınlık yalnızca konuşmakla değil, anlaşılmakla beslenir. Partnerlerin birbirinin iç dünyasına olan merakı azaldığında bağ zayıflamaya başlar. “Nasılsın?” sorusu sorulur ama cevabı gerçekten dinlenmez.
Bir diğer neden, konuşulmayan kırgınlıklardır. Zamanında dile getirilmeyen duygular birikir ve araya görünmez duvarlar örer. Çiftler çoğu zaman neden uzaklaştıklarını tam olarak açıklayamaz; çünkü sorun tek bir noktada değil, birikimde gizlidir.
Stres ve dış etkenler de ilişkide soğukluk hissini artırabilir. İş, maddi kaygılar ya da aile sorunları, duygusal enerjiyi tüketir. Çiftler bu durumlarda birbirine destek olmak yerine uzaklaşabilir.
Soğukluk bazen bir savunma biçimidir. Kırılmamak için mesafe koymak, bilinçdışı bir korunma stratejisi olabilir. Ancak bu mesafe kalıcı hale geldiğinde ilişki zarar görür.
Bu hissi fark etmek, ilişkinin bittiği anlamına gelmez. Aksine, çoğu zaman bir uyarı işaretidir. Duygusal temas yeniden kurulabildiğinde bağ güçlenebilir.
İlişkiler kendiliğinden canlı kalmaz; beslenmeye ihtiyaç duyar. Küçük temaslar, samimi paylaşımlar ve gerçek dinleme, soğukluk hissini azaltır.

