Doktorsitesi.com

Kaygı atakları neden gelir ve ne yapabilirim?

Klinik Psikolog Senem Görç
Klinik Psikolog Senem Görç
31 Ocak 20268 görüntülenme
Randevu Al
Kaygı atakları neden gelir ve ne yapabilirim? Kaygı atağı yaşayan pek çok kişi şunu söyler: “Durduk yere geldi.” “Her şey yolundayken bir anda oldu.” “Ne tetiklediğini bile anlamadım.” Aslında kaygı atakları çoğu zaman durduk yere gelmez; sadece nedenini fark etmek her zaman kolay değildir ya da zihin tam da artık huzurlu, güvende hissettiğinde tetiklenir. Bunun sebebi, daha önce güvende hissettiğinde ortaya çıkmış olan bir tehdittir. Zihnimiz de tam olarak bunu öğrenmiştir: "Güvende hissettiğim anda bir şey olacak". Kaygıyı düşman gibi görmek yerine, onu bir bedensel-zihinsel süreç olarak ele almak; zamanla atağın şiddetini ve sıklığını azaltabilir. Bu, kolay ya da hızlı bir yol değildir. Ama uzun vadede daha sürdürülebilir bir yoldur.
Kaygı atakları neden gelir ve ne yapabilirim?

Kaygı atakları neden gelir ve ne yapabilirim?

Kaygı atağı yaşayan pek çok kişi şunu söyler:
“Durduk yere geldi.”
“Her şey yolundayken bir anda oldu.”
“Ne tetiklediğini bile anlamadım.”

Aslında kaygı atakları çoğu zaman durduk yere gelmez; sadece nedenini fark etmek her zaman kolay değildir ya da zihin tam da artık huzurlu, güvende hissettiğinde tetiklenir. Bunun sebebi, daha önce güvende hissettiğinde ortaya çıkmış olan bir tehdittir. Zihnimiz de tam olarak bunu öğrenmiştir: "Güvende hissettiğim anda bir şey olacak".

Kaygı, zihnin ve bedenin tehlike var diye verdiği bir alarmdır. Gerçek bir tehlike olduğunda bu alarm hayat kurtarıcıdır. Ancak bazen alarm, ortada somut bir tehlike yokken de çalmaya başlar. Özellikle uzun süredir bastırılan duygular, ertelenen zorlanmalar ya da sürekli “iyi olmaya çalışma” hali varsa…

Kaygı atağı neden ortaya çıkar?

Kaygı ataklarının arkasında çoğu zaman tek bir neden değil, birikmiş süreçler vardır.

  • Uzun süredir devam eden stres

  • Kontrol etmeye çalıştıkça artan düşünceler

  • “Böyle hissetmemeliyim” diye bastırılan duygular

  • Bedensel belirtilere aşırı odaklanma

  • Zihnin sürekli olasılık taraması yapması

Kaygı atağı, çoğu zaman “Artık dur ve bana bak” diyen bir sistem sinyalidir. Yani sorun, atağın kendisi değil; ona gelene kadar neler yaşandığıdır.

Kaygı atağı sırasında ne olur?

Kaygı atağı geldiğinde beden hızlanır: kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi, mide bulantısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Zihin ise bu belirtileri tehdit olarak yorumlamaya başlar:

“Ya bayılırsam?”
“Ya kontrolümü kaybedersem?”
“Ya bu hiç geçmezse?”

Burada önemli bir nokta var:
Kaygı atağını sürdüren şey çoğu zaman bedensel belirtiler değil, bu belirtilerle girilen zihinsel mücadeledir.

“Ne yapabilirim?” sorusu neden zor bir soru?

Kaygı atağı yaşayan kişi genellikle şunu ister:
“Bunu nasıl durdurabilirim?”

Bu çok anlaşılır bir istektir. Ancak kaygıyla ilgili paradoks şudur:
Durdurmaya çalıştıkça güçlenir.

Kaygıyı tamamen kontrol altına alma çabası, zihne şu mesajı verir:
“Ortada gerçekten tehlikeli bir şey var.”
Ve alarm sistemi daha da hassaslaşır.

ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) perspektifinden bakıldığında, amaç kaygıyı yok etmek değil; kaygı varken de hayatla temas edebilme kapasitesini artırmaktır.

Kaygıyla ilişkiyi değiştirmek

Kaygı atağıyla baş etmede asıl dönüşüm, şu soruyla başlar:
“Kaygı geldiğinde onunla nasıl bir ilişki kuruyorum?”

  • Onu itmeye mi çalışıyorum?

  • Gelmemesi için sürekli önlem mi alıyorum?

  • Geldiğinde bütün dikkatim ona mı gidiyor?

Kaygıyı düşman gibi görmek yerine, onu bir bedensel-zihinsel süreç olarak ele almak; zamanla atağın şiddetini ve sıklığını azaltabilir.

Bu, kolay ya da hızlı bir yol değildir. Ama uzun vadede daha sürdürülebilir bir yoldur.

Son olarak

Kaygı atakları, “zayıflık” ya da “yetersizlik” göstergesi değildir.
Çoğu zaman, uzun süredir taşınan yüklerin bir sonucudur.

Eğer kaygı atakları hayatını kısıtlamaya başladıysa, bu durumu tek başına çözmek zorunda değilsin. Kaygıyı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, onunla kurduğun ilişkiyi birlikte anlamak ve dönüştürmek mümkün olabilir.

Etiketler

Panik atak belirtileriPanik atak tedavisiYaygın anksiyete bozukluğuKaygı bozuklukları

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Senem Görç

Klinik Psikolog Senem Görç

Senem Görç, Psikoloji Lisans eğitiminin ardından Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını
tamamlayarak Klinik Psikolog unvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.