Katarakt Nedir ?
- Katarakt, göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek görme kalitesini düşürmesi durumudur ve en yaygın nedeni yaşlanmadır.
- Kataraktın tek tedavi yöntemi cerrahi müdahale olup, temel amaç opaklaşan lensin yerine suni bir göz içi merceği yerleştirmektir.
- Günümüzde en gelişmiş yöntem olan fakoemülsifikasyon tekniği, dikişsiz olması ve 48 saat gibi kısa bir sürede iyileşme sağlaması nedeniyle tercih edilmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Katarakt Nedir?
Dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net bir şekilde ulaşabilmesi için, ışığın önce gözün en dış saydam tabakası olan korneada, ardından gözün içindeki lens tabakasında kırılması gerekir. Normal şartlarda bu iki tabaka da tamamen saydam bir yapıdadır. Katarakt, göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm alması durumudur.
Katarakt Çeşitleri Nelerdir?
Birçok farklı tipi bulunmasına rağmen, kataraktlar genel olarak üç ana grup altında incelenmektedir:
- Yaşa Bağlı Kataraktlar: En sık görülen katarakt türüdür.
- Doğumsal (Konjenital) Kataraktlar: Doğumdan itibaren görülen kataraktlardır.
- İkincil Kataraktlar: Bazı ilaçların uzun süreli kullanımı (kortizon gibi), fiziksel darbeler veya diyabet gibi metabolik hastalıklar sonucunda oluşurlar.
Katarakt Belirtileri ve Risk Faktörleri
Kataraktın en yaygın ortaya çıkış nedeni yaşlanmadır. Kesin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte; beslenme alışkanlıkları ve ultraviyole ışınları gibi birçok risk faktörü bulunmaktadır. Lensin opaklaşma durumuna göre hastalar başlangıçta uzak veya yakın görme bozukluğundan şikayet ederler. Opaklaşma arttıkça, hem uzak hem de yakın görme hastanın sosyal yaşantısını olumsuz etkileyecek düzeyde azalır.
Katarakt Tedavisi ve Ameliyat Teknikleri
Katarakt tedavisi cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilir. Hangi cerrahi teknik uygulanırsa uygulansın, temel amaç şeffaflığını yitiren lens tabakasının alınarak yerine suni bir göz içi merceği yerleştirilmesidir. Göz içine mercek yerleştirilmediği takdirde, hastalar operasyon sonrasında yüksek numaralı gözlük veya kontakt lens kullanmak zorunda kalmaktadır.
1. İntrakapsüler Cerrahi
En eski cerrahi yöntem olan bu teknikte, lens tabakası bütün olarak çıkarılmaktadır. Ameliyat sonrasında lensin kırıcılığı ortadan kalktığı için hastalarda yüksek hipermetropi gelişir. Hastalar net görebilmek adına çok kalın gözlükler veya kontakt lensler kullanmak zorundadır. Günümüzde, mecbur kalınmadıkça bu yöntem güncelliğini yitirmiştir.
2. Ekstrakapsüler Cerrahi
Daha gelişmiş bir yöntem olan bu teknikte, lensin arka kapsülü korunarak katarakt alınır ve göz içine yapay bir lens yerleştirilir. Bu tekniğin uygulanabilmesi için lensin belirli bir olgunluğa erişmesi gerekmektedir. Geniş korneal kesi ve dikiş gerektiren bu yöntemde, dikişlerin yarattığı astigmatizma nedeniyle hastalar fonksiyonel görmeye ancak 8-10 hafta sonra dikişler alındığında kavuşabilmektedir.
3. Fakoemülsifikasyon (FAKO)
Günümüzde en gelişmiş yöntem olarak uygulanan fakoemülsifikasyon tekniğinde, kesifleşen lens tabakası arka kapsülü korunarak ultrasonografik dalgalar yardımıyla parçalanıp alınır. Ardından göz içine uyumlu lensler yerleştirilir. Bu yöntemin en büyük avantajı, küçük bir kesiden dikişsiz olarak yapılmasıdır.
| Özellik | İntrakapsüler | Ekstrakapsüler | Fakoemülsifikasyon |
|---|---|---|---|
| Dikiş Durumu | Var | Var | Yok (Dikişsiz) |
| İyileşme Süresi | Uzun | 8-10 Hafta | 48 Saat |
| Göz İçi Lens | Genelde Yok | Var | Var |
| Astigmatizma Riski | Yüksek | Orta (Dikiş kaynaklı) | Çok Düşük |
Fakoemülsifikasyon yönteminde dikiş kullanılmadığı için hastalar fonksiyonel görmeye çok kısa sürede kavuşur. Ameliyat sonrası göz bir gün kapalı tutulur ve hastalar 48 saat içinde normal yaşantısına dönebilir. Bu teknikte lensin tam olgunlaşması beklenmez; kişinin görmesi engellenmeye başladığı andan itibaren cerrahi müdahale yapılabilir. Günümüzde iyileşme süresinin kısalığı ve astigmatizma riskinin düşüklüğü nedeniyle en çok tercih edilen yöntemdir.


