Doktorsitesi.com

Karne Günü

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar
Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar
26 Kasım 2021114 görüntülenme
Randevu Al
Karne Günü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karne Günü ve Akademik Başarıya Uzman Yaklaşımı

Eğitim öğretim dönemlerinin sonunda alınan karneler, öğrencilerin sınav notlarını içeren birer belge olmanın ötesinde, çocukların gelişim süreçlerine dair önemli ipuçları barındırır. Karne günü, sadece notların değerlendirildiği bir zaman dilimi değil, çocuğun yeteneklerinin ve eğilimlerinin analiz edilmesi gereken kritik bir eşiktir. Tüm öğrencilerin aynı ortalamaya sahip olması toplumsal bir katkı sağlamaktan ziyade, her çocuğun kendi potansiyelini keşfetmesi asıl hedef olmalıdır.

Eğitimde Temel Amaç: Yeteneklerin Sınıflandırılması

Her çocuk özeldir ve bu özellikler sadece karne notlarıyla ölçülemez. Okulun temel amacı, çocuğa eğitim verirken aynı zamanda yeteneklerini sınıflandırmaktır. Sayısal alanda başarılı bir çocuğun matematik odaklı bir kariyere, dil alanında yetenekli bir çocuğun ise filoloji veya yabancı dil bölümlerine yönlendirilmesi gerekir.

Eğitim sistemi, çocukları hayata en iyi şekilde hazırlamayı amaçlar. Eğer bir çocuk sözel derslerde yüksek başarı gösteriyorsa, bu onun sözel becerilerinin güçlü olduğunun bir yansımasıdır. Bu noktada, sözel yeteneği baskın olan bir çocuktan kimya mühendisi olmasını beklemek sağlıklı bir yaklaşım olmayacaktır.

Akademik Başarıda Süreç ve Motivasyon İlişkisi

Karneler bir sonuçtur; ancak sonucu değiştirmek için sürece odaklanmak şarttır. Akademik başarının düşük olduğu durumlarda, aynı yöntemleri uygulayarak farklı sonuçlar beklemek yerine başarısızlığın kök nedenleri incelenmelidir. Çocuklara ders çalışmayı sevdirmek için şu yöntemler izlenebilir:

  • Haftalık program tamamlandığında spor veya sanat etkinlikleri ile ödüllendirme yapılmalıdır.
  • Ödül olarak AVM ziyareti veya fast-food yerine, basketbol oynamak gibi fiziksel aktiviteler tercih edilmelidir.
  • Çocuğun motivasyonunu artıracak özendirici etkinlikler düzenlenmelidir.

Psikoterapinin Akademik Başarı Üzerindeki Etkisi

Psikoterapi, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin motivasyonunu ve akademik başarısını doğrudan etkilemektedir. Yapılan gözlemler, ergen psikoloğu desteği alan öğrencilerin, sınav başarılarının (özellikle üniversite giriş sınavları) anlamlı ölçüde arttığını göstermektedir. Duyguları anlaşılan ve kendisini iyi hisseden bir ergenin motivasyonu yükselir ve hedeflediği fakülteyi kazanmak için gerekli azmi gösterir.

Çocuklarda Akademik Başarıyı Engelleyen Faktörler

Çocukların okul başarısını düşüren hem psikolojik hem de ilişkisel birçok etmen bulunmaktadır. Bu etmenler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Psikolojik Nedenlerİlişkisel ve Çevresel Nedenler
Disleksi (Özgül Öğrenme Güçlüğü)Akran Zorbalığı
DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite)Öğretmen İlgisizliği
Ayrılık AnksiyetesiAile İçi Sorunlar
Zeka YetersizliğiOkul İçi Travmalar

Özellikle birinci sınıfa başlayan çocuklarda görülen ayrılık anksiyetesi, okulun "anneden ayıran olumsuz bir yer" olarak algılanmasına neden olabilir. Bu süreçte bir çocuk psikoloğundan destek alınması ve oyun terapisi yöntemine başvurulması oldukça faydalıdır.

Duygusal Gelişim ve Ebeveyn Tutumları

Çocuk ve ergen terapisinde asıl amaç, ailenin doğru tutumlar kazanmasını sağlamaktır. Çocuklar korkutma, ceza veya maddi ödüllerle değil, sevgi dili ile kazanılır. Ailelerin akademik başarıya gösterdikleri hassasiyeti, çocuğun duygusal ihtiyaçlarına da göstermeleri kritiktir. Duygusal ihmale uğrayan çocukların zihin gelişimleri, yaşıtlarının gerisinde kalabilmektedir.

Baba sevgisinin çocukların zeka ve başarı seviyeleri üzerindeki olumlu etkisi araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu nedenle çocuk yetiştirme sürecinde babaların aktif rol alması büyük önem taşır.

Meslek Seçimi ve Tükenmişlik Sendromu

Günümüzde yaygınlaşan tükenmişlik sendromunun en temel nedeni yanlış meslek seçimidir. Birey, hayatı boyunca severek yapacağı bir işi seçtiğinde hem psikolojik doyum sağlar hem de orta yaş bunalımı gibi sorunlardan korunur. Öğretmenlerin ve ebeveynlerin çocukları sadece popüler mesleklere değil, iyi bir insan ve yurttaş olma yoluna kanalize etmeleri gerekir.

Tatil Dönemi İçin Öneriler

Yarıyıl tatilinde çocukları zorla ders masasına oturtmak yerine, onların motivasyonlarını geri kazanmalarına yardımcı olunmalıdır. Bu iki haftalık süreçte şu adımlar izlenebilir:

  1. Çocuklarınızla duygusal ve fiziksel yakınlık kurun.
  2. Onlarla bol bol sohbet edin ve vakit geçirin.
  3. Hayallerindeki mesleğe ulaşmaları için onları cesaretlendirin.
  4. Akademik değerlerden önce insani değerlere odaklanın.

Unutmayın, notlar her zaman düzelebilir; ancak çocuğunuzla kurduğunuz duygusal bağın temelleri bu dönemlerde atılır.

Etiketler

KarneTükenmişlikTükenmişlik sendromu evreleriTükenmişlik sendromu tedavisiÖğretmenKarne günü çocuğunuzun psikolojisini olumsuz etkilemeyin!

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar

Klinik Psikolog M. Emin Bayraktar

İstanbul doğan Uzman Psikolog Emin Bayraktar; Lise eğitimini Pendik Anadolu Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2011 yılında Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Psikoloji bölümüne girmiştir. 
Lisans eğitimi boyunca pek çok eğitim ve konferansa katılmış mesleki yeterliliği için en güncel çalışmaları yakından takip etmiştir. Bu amaçla birçok sertifikalı eğitimler almıştır. Aynı zamanda üniversite öğrenciliği sürecinde pek çok onur ve yüksek onur belgeleri almış, onur derecesi ile mezun olmuştur. Lisans döneminde öğrenci asistanlığı yaparak akademisyenlerin bilimsel çalışmalarına eşlik etmiştir. 
Psikoloji lisans eğitimi boyunca pek çok projede gönüllü olarak çalışmış. TPÖÇG’te (Türk Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu) uzun yıllar birçok görevde gönüllü olarak yer almış, okul temsilciliği yapmıştır. 
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Devlet Hastanesi’nde hastane stajını, Cemre Yuva ve Gündüz Bakım Evi’nde anaokulu stajını, İstanbul Psikoterapi Merkezi’nde ise klinik stajını tamamlamıştır.
Mezuniyetin ardından bir yıllık askerlik görevi ile meslek hayatına başlayan Emin Bayraktar, 65. Mekanize Piyade Tugayı’nda ve Lüleburgaz Devlet Hastanesinde, vatandaşlara ve askeri personele psikolojik destek sağlamıştır.
Askerlik hizmetinden sonra İstanbul’a geri dönüp eski staj yeri olan İstanbul Psikoterapi Merkezi’nde psikolojik destek hizmetine devam etmiştir. Aynı yıl İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji yüksek lisansına başlamıştır.
Master eğitimine ek Çapa Tıp Fakültesi profesörlerinden Prof. Dr. Doğan Şahin’den Dinamik Psikoterapiler eğitimine başlamıştır. Eğimi dört yıllık bir sürede başarı ile tamamlamıştır.
Master eğitimi bitikten sonra Pedamed Tıp Merkezi’nde Klinik Psikolog olarak çalışmaya başlamıştır.
2019 Temmuz ayında kendi kuruculuğu yaptığı Öykü Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde Klinik Psikolog olarak çalışmıştır.
2021 Temmuz ayında  ise Suadiye Bağdat Caddesi'nde yeni ofisi olan Aktarım Psikolojiye geçmiştir. 
Hipnoterapi, Psikodinamik psikoterapiler, Aile ve Çift terapisi, Cinsel terapi, EMDR, Çocuk EMDR, Bilişsel Davranışçı Terapi, ACT Terapisi, Objektif ve Projektif Testler eğitimleri almış ve mesleki hizmetlerini bu eğitimler doğrultusunda sürdürmektedir.
İngilizce ve İtalyanca bilmektedir. İhtiyaç durumuna göre yabancı dilde terapi hizmeti verebilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.