İrade ile gelen sağlık
- Yazar, Ankara'daki askerlik görevi sırasında beslenme eğitimini vücut analiziyle birleştirerek yüksek rütbeli komutanlar dahil geniş bir kitlede beslenme bilinci oluşturmuştur.
- Diyetisyen olarak sunduğu prensipleri kendi yaşamında da uygulayan yazar, iradeli beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarıyla çevresine rol model olmuştur.
- Sağlıklı yaşamın temelinin bireysel iradeye dayandığı, kişinin kendi yaşam tarzını değiştirmeyi istemediği sürece dışarıdan yardımın etkisiz kalacağı vurgulanmıştır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Beslenme Biliminin Uygulamadaki Gücü: Ankara’da Bir Başlangıç
2002 yılının kış mevsiminde, Ankara'da vatani görevimin usta birliğini tamamlamak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı revirinde diyetisyen olarak göreve başladım. Üniversite eğitimim süresince büyük desteğini gördüğüm değerli öğretim üyesi Tanju Besler’in iki yıl önce görev yaptığı bu revirde, aynı komuta kademesi altında hizmet verecek olmanın onurunu yaşıyordum.
Beslenme biliminin öneminin daha önce vurgulandığı bu karargahta, kendimi kıymetli bir mirasa konmuş gibi hissediyordum. Mesleki kariyerimin bu ilk deneyiminde hedefim; aldığım eğitimi en iyi şekilde yansıtmak, emanet edilen koltuğun hakkını vermek ve danışanlarım için rol model olmaktı.
Bilinçli Beslenme Eğitimi ve Vücut Analizi
Göreve başladığım ilk günlerde, pek çok kişi yalnızca merak dürtüsüyle vücut yağı ölçümü yaptırmak için revire uğruyordu. Ancak ben, daha fazla emek sarf etmeyi göze alarak stratejik bir karar verdim: Yeterli ve dengeli beslenme konusunda temel eğitim almayan danışanlara vücut bileşim analizi yapmayacaktım.
Zamanla, sunulan bilgilerin faydasını görenlerin tavsiyeleriyle danışan kitlem hızla genişledi. Yüksek rütbeli komutanların da aralarında bulunduğu yüzlerce kişiye ulaşarak, beslenme bilincini karargah genelinde yaygınlaştırmayı başardım.
İrade ve Örnek Teşkil Etme: Restoran Deneyimleri
TSK bünyesindeki sivil memurlar ve komutanlarla aynı restoranda yemek yediğim süreçte, tüm gözlerin üzerimde olduğunu biliyordum. Danışanlarım, anlattığım prensipleri kendi tabağımda uygulayıp uygulamadığımı sürekli kontrol ediyordu. Türkiye’nin önde gelen otellerinden gelen mutfak personelinin hazırladığı eşsiz lezzetler karşısında irademi korumam gerekiyordu.
Kendi sağlığımı korumak ve çevreye iyi örnek olmak adına şu kararları uyguladım:
- Tatlı Kısıtlaması: Aşure ve profiterol haricinde hiçbir tatlıyı tüketmeme kararı aldım.
- İkram Yönetimi: Terfi, doğum günü veya teskere gibi kutlamalarda sunulan yüksek kalorili besinleri reddederek kilo kontrolümü sağladım.
- Sürdürülebilirlik: Göreve başladığım vücut ağırlığı ile askerliğimi tamamladım.
Yaşam Tarzı Farklılıklarının Sağlık Üzerindeki Etkileri
Askerlik süresince uyguladığım rutinler ile meslektaşlarımın alışkanlıkları arasında belirgin farklar mevcuttu. Bu farklar, uzun vadeli sağlık sonuçlarını doğrudan etkiledi:
| Alışkanlık | Benim Rutinim | Diğer Meslektaşlarım |
|---|---|---|
| Kahvaltı | Haşlanmış yumurta, light peynir, esmer ekmek | Açma, poğaça, simit gibi pastane ürünleri |
| Ulaşım | Nizamiyeye yürüyerek gidiş-dönüş | Servis araçları ile ulaşım |
| Sağlık Göstergesi | İyileşen kan biyokimya sonuçları | Kötüleşen kan tahlilleri |
Sonuç: Değişim İçin Kişisel İrade Şart
Genetik faktörler, sigara ve alkol kullanımı gibi değişkenler önemli olsa da; beslenme, fiziksel aktivite ve yaşam tarzı sağlığın temel taşlarını oluşturmaktadır. Aradan geçen yılların ardından, o dönemki arkadaşlarımın pek çoğunun obezite ile mücadele ettiğine tanık olmak mesleki açıdan üzüntü vericidir.
Diyetisyenlik mesleğinin en kritik gerçeği şudur: Bir kişi gerçekten değişim istemediği sürece, ona dışarıdan yardım etmek mümkün değildir. Sağlıklı yaşam, bireyin kendi iradesiyle başlattığı bir yolculuktur.


