Doktorsitesi.com

İNFERTİLİTE (KISIRLIK)

Op. Dr. Cüneyt Genç
Op. Dr. Cüneyt Genç
5 Ocak 2016147 görüntülenme
Randevu Al
  • İnfertilite, bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumudur ve primer veya sekonder olarak iki ana gruba ayrılır.
  • Kısırlık nedenleri arasında erkeklerde sperm kalitesi ve varikosel öne çıkarken; kadınlarda yaşa bağlı rezerv azalması, yumurtlama bozuklukları ve tüp tıkanıklıkları kritik rol oynar.
  • Tedavi sürecinde ilk olarak sperm analizi gibi basit testlerle başlanmalı, ardından kişiye özel yöntemler ve gerekirse aşılama veya tüp bebek tedavileri uygulanmalıdır.
İNFERTİLİTE (KISIRLIK)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnfertilite Nedir? Tanımı ve Temel Kavramlar

İnfertilite, bir çiftin herhangi bir korunma yöntemi uygulamaksızın bir yıl boyunca düzenli cinsel ilişkide bulunmasına rağmen gebelik oluşmaması durumudur. Bu durum, tıp literatüründe hastanın geçmiş gebelik öyküsüne göre iki ana gruba ayrılır. Eğer çift daha önce hiç gebelik yaşamamışsa primer infertilite, sonucu ne olursa olsun daha önce en az bir gebelik deneyimi mevcutsa sekonder infertilite olarak adlandırılır.

Üreme sağlığı ile ilgili süreçleri tanımlarken kullanılan iki önemli kavram daha bulunmaktadır. Fekundabilite, bir menstrüel siklus (adet döngüsü) içerisinde gebe kalabilme olasılığını ifade ederken; fekunditi (fecundity), bir siklus içerisinde canlı doğumla sonuçlanan gebelik elde etme olasılığıdır. Sağlıklı çiftlerde bir siklusda gebe kalabilme oranı yaklaşık %20-25 civarındadır. İstatistiksel verilere göre, ABD'de doğurganlık çağındaki çiftlerin yaklaşık %15'i çocuk sahibi olabilmek adına tıbbi yardıma başvurmaktadır.

İnfertilite Nedenleri Nelerdir?

İnfertilite, hem erkek hem de kadın kaynaklı pek çok farklı faktöre bağlı olarak gelişebilir. Sorunun kaynağının doğru tespit edilmesi, tedavi sürecinin başarısı için kritik öneme sahiptir.

1. Erkek Faktörü

Erkek infertilitesinde en belirleyici unsurlar sperm parametreleridir. Sperm sayısının 1 ml ejekulatta 20 milyondan az olması, ileri hareketli sperm yüzdesinin %25’in altında kalması ve normal morfolojiye sahip spermlerin (Kruger kriterlerine göre) %4’ten az olması temel sorunlardır.

ParametreNormal Değerler (Alt Sınır)
Sperm Sayısı (1 ml'de)20 Milyon
İleri Hareketlilik%25
Normal Morfoloji (Kruger)%4

Varikosel adı verilen testis damarlarındaki genişleme, sperm kalitesini bozan en önemli nedenlerden biridir. Ayrıca inmemiş testis öyküsü, 15 yaşından sonra geçirilen kabakulak, cerrahi operasyonlar, travmalar, yanıklar ile aşırı alkol ve sigara kullanımı sperm sağlığını olumsuz etkiler. Erkek infertilitesi vakalarının yaklaşık %50'sinde ise kesin bir sebep saptanamamaktadır.

2. Yumurtalık Rezervinde Azalma

Kadın doğurganlığında yaş, yumurtalık rezervini etkileyen en kritik faktördür. 30’lu yaşlarla birlikte başlayan gebe kalma oranındaki düşüş, 40’lı yaşlarda hız kazanır. Rezervin değerlendirilmesinde adetin 3. günü bakılan FSH hormonu yaygın bir yöntemdir; yüksek bazal FSH değerleri rezervin azaldığına işaret eder.

3. Yumurtlama Bozuklukları

Genç yaşa ve iyi bir rezerve rağmen yumurtlama düzensizlikleri görülebilir. Bu durumun en sık karşılaşılan nedeni Polikistik Over Sendromu (PKOS)'dur. Bunun yanı sıra tiroid hormon bozuklukları, süt hormonu (prolaktin) yüksekliği ve strese bağlı gelişen hipotalamik amenore, yumurtlama kaynaklı kısırlığa yol açan tipik örneklerdir.

4. Tubal Faktör (Tüplerle İlgili Sorunlar)

Rahim ile yumurtalıklar arasındaki bağlantıyı sağlayan tüpler (tubalar), yumurtanın rahme taşınmasında hayati rol oynar. Geçirilmiş ameliyatlar, pelvik enfeksiyonlar veya endometriozis gibi rahatsızlıklar tüplerde tıkanıklığa neden olabilir. Bu durumun teşhisinde Histerosalpingografi (HSG) yani rahim filmi kullanılır.

HSG işleminin, görüntüyü eş zamanlı sunan skopi cihazları ile yapılması önerilir. Skopi sayesinde işlem 1-2 dakikada tamamlanırken, hata payı minimize edilir. Kesin tanı ve tedavi imkanı sunan bir diğer yöntem ise laparoskopidir.

5. Uterin Faktörler (Rahim Kaynaklı Nedenler)

Rahmin yapısal bozuklukları, tümöral oluşumlar veya enfeksiyonlar infertiliteye yol açabilir. Özellikle kürtaj veya biyopsi sonrası gelişebilen rahim içi yapışıklıklar (sineşi), histeroskopi yöntemiyle tedavi edilebilir. Ayrıca rahmi ikiye bölen uterin septum (perde) varlığı, tekrarlayan gebelik kayıplarına neden olabilir ve yine cerrahi müdahale gerektirir.

6. Servikal Faktörler

Rahim ağzındaki darlıklar veya salgı bozuklukları spermin ilerlemesini engelleyebilir. Bu tür vakalarda, spermin doğrudan rahim içine bırakıldığı aşılama (intrauterin inseminasyon) yöntemi etkili bir çözüm sunar.

7. Açıklanamayan İnfertilite

İnfertil çiftlerin yaklaşık %10'unda yapılan tüm testlere rağmen belirgin bir neden bulunamaz. Bu gruptaki hastalarda laparoskopi ile karın boşluğunun incelenmesi, yumurtlama takibi ile birlikte aşılama veya tüp bebek tedavileri tercih edilmektedir.

İnfertilite Tedavi Süreci

İnfertilite tedavisinde başarıya giden yolun anahtarı sabırdır. Tedavi planlaması yapılırken, kadına göre daha kolay ve invaziv olmayan sperm analizi tetkikinin ilk aşamada istenmesi büyük önem taşır. Erkek faktörü elendikten sonra, kadına yönelik daha karmaşık testlere (HSG, laparoskopi vb.) geçilmelidir.

Uzman kontrolünde, saptanan problemlere yönelik kişiselleştirilmiş bir yol haritası çizilir. Nedeni belirlenemeyen durumlarda ise en basit tedavi yönteminden başlayarak basamaklı bir şekilde ilerlemek, en doğru ve bilimsel yaklaşımdır.

Etiketler

İnfertilite tedavisiİnfertilite nedenleriYumurtlama bozukluklarıİnfertilite nedenleri nelerdir?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Cüneyt Genç

Op. Dr. Cüneyt Genç

Op. Dr. Cüneyt GENÇ, 1969 yılında Ankara’da doğmuştur. Hacettepe Tıp Fakültesi’nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1994 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını yine aynı fakültede yapmış ve 1998 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.