İMAGO ÇİFT TERAPİSİ

Mutsuz bir çocukluk dönemi geçirmiş kişiler, anne-babası, evdeki büyükleri veya kendisini yetiştiren herhangi bir bireyin özelliğini taşıyan insanlardan uzak duracağını ve asla böyle biriyle evlenmeyeceğini söyler. “ Asla babam gibi cimri biriyle evlenmem” , “Hiçbir güç bana annem gibi birini sevdiremez”. İnsanlar her ne kadar böyle düşünseler de ebeveynlerinin olumlu veya olumsuz özelliklerine benzer bireyleri cazip bulurlar. Özellikle olumsuz özelliklerin daha ağır bastığı söylenmektedir. Fakülte yıllarımda danışma sürecindeki bir danışanım sürekli babasının çocukluğundan beri kendisine karşı ilgisiz tavırları olduğunu belirtmişti. Bir yandan eski sevgilisinden de babası gibi benzer tavırları olduğu için ayrıldığını belirtmişti. Hali hazırda ilişkisi olan yeni sevgilisinde de aynı durumlar yaşandığı için yakınmaları olmaktaydı. İmago kavramını ilk defa bu kadar yakından deneyimlemiştim. Oysaki kendimize veya yakın çevremize baktığımızda imago kavramıyla ne kadar da iç içe olduğumuzu fark edebiliriz.
Beynimizi yeni beyin ve eski beyin olarak iki dönem ve bölgeye ayırırsak eş aramakla görevlendirilmiş kısmı, beynimizin unutulmuş, kör kısmı yani “eski beyin”dir. Eski beynimiz geçmişte yarım kalmış işleri, aksaklıkları düzeltme güdüsüyle hareket eder ve bizi bu şekilde otomatik olarak yönlendirir. Çocukluluğumuzdan itibaren bilinçdışımıza yerleşen anahtar insanların özellikleri imagomuzu oluşturur. Bize uygun görünen bir eş adayının cazip gelmesinin sebebi imagomuzda bulunan olumlu özelliklerden kaynaklanıyor olabilir. Diğer bir yandan bir insan eksik yanlarını tamamlayabilecek bir tercihte de bulunabilir. Çevresinde çok sessiz, sakin bilinen bir insanın konuşkan, sosyal bir insanla ilişki kurması gibi.. Yani esasında insan hep kayıp özünü bulma çabası içindedir.
K: Hendrix, Harville. Hak Ettiğiniz Aşkı Yaşayın. İstanbul: Sistem Yayıncılık, 2014.


