Doktorsitesi.com

İLKBAHAR/YAZ ALERJİLERİ

Prof. Dr. İnsu Yılmaz  MD, PhD
Prof. Dr. İnsu Yılmaz MD, PhD
15 Kasım 2023196 görüntülenme
Randevu Al
İLKBAHAR/YAZ ALERJİLERİ İlkbahar/Yaz mevsimi alerjileri sıcak hava ile birlikte yaşam kalitesini oldukça kötü etkileyebilir hatta hayatı tehdit edebilir. Yaz alerjileri deyince ilk akla gelen alerjik rinit (alerjik nezle, saman nezlesi), alerjik konjonktivitdir (göz nezlesi). Ayrıca polen duyarlığı olan astım hastalarında bu dönemde astım şikayetleri de kötüleşebilir. Soğuk havuz/denize girmeye bağlı soğuk alerjileri; vücut ısısı artışına bağlı görülebilen kolinerjik ürtiker (ter alerjisi); havuz kloruna bağlı kontakt dermatit (temas dermatiti); fotokontakt dermatit; solar ürtiker, sıcak ürtikeri gibi ısı ve UV ışınları ile ilgili cilt allerjileri; arı ve böcek sokmalarına bağlı alerjiler bu dönemde sık karşılaşılabilen diğer yaz alerjileridir. Ancak bu alerjilere yönelik bilgi, hazırlık ve tedavi ile yaz dönemini ve tatilinizi sorunlu hale gelmekten çıkarabilirsiniz.
İLKBAHAR/YAZ ALERJİLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlkbahar ve Yaz Alerjileri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

İlkbahar ve yaz mevsimlerinde artan hava sıcaklıkları, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen ve hatta hayatı tehdit edebilen alerjik reaksiyonları beraberinde getirebilir. Yaz alerjileri denildiğinde akla ilk gelenler alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik konjonktivit (göz nezlesi) olsa da, bu dönemde polen duyarlılığı olan astım hastalarının şikayetlerinde de belirgin bir kötüleşme gözlenebilir. Bu rehberde, güneşten arı sokmalarına kadar geniş bir yelpazede görülen yaz alerjilerini ve bunlarla başa çıkma yöntemlerini inceleyeceğiz.

Alerjik Rinit, Konjonktivit ve Alerjik Astım

Özellikle çimen ve hububat polenlerine karşı duyarlılığı olan bireylerde; burun kaşıntısı, hapşırık, akıntı, tıkanıklık ve gözlerde sulanma gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu durum, iş ve sosyal hayatı olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürür. Polen maruziyetini en aza indirmek için şu önlemler alınabilir:

  • Polen yayılımının yoğun olduğu saatlerde dışarıda maske ve geniş çerçeveli gözlük kullanılmalıdır.
  • Nisan ayı gelmeden araçların polen filtreleri mutlaka değiştirilmelidir.
  • Polen yoğunluğunun fazla olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.
  • Egzersiz için polen yoğunluğunun azaldığı akşamüstü saatleri tercih edilmelidir.
  • Dış ortamdan eve dönüldüğünde duş alınmalı ve elbiseler değiştirilmelidir.

Şikayetlerin kontrol altına alınamadığı durumlarda antihistaminik, nazal steroidler veya polen immünoterapisi (aşı) gibi farmakolojik tedavilere başvurulabilir.

Polen ve Gıda Alerjisi Sendromu (Oral Alerji Sendromu)

Bazı bireyler, polenlerin yanı sıra benzer protein yapısına sahip çiğ sebze, meyve ve ağaç yemişlerine karşı da duyarlılık gösterebilir. Çiğ bir yaz meyvesi tüketildiğinde dudaklarda karıncalanma, ağızda şişme veya boğazda gıcıklanma hissediliyorsa bu durum Oral Alerji Sendromu olarak adlandırılır. Belirtiler ağız içiyle sınırlı kalmıyorsa, daha ciddi bir gıda alerjisi riskine karşı uzman bir doktora danışılmalıdır.

Arı ve Böcek Alerjileri

Arı ve böcek sokmaları genellikle bölgesel reaksiyonlara yol açsa da, bazı durumlarda anafilaksi adı verilen ve hayatı tehdit eden ağır tablolar oluşturabilir. Korunma ve tedavi yöntemleri şunlardır:

  1. Koruyucu Giyim: Açık hava etkinliklerinde uzun pantolon, kolluk ve ayakkabı tercih edilmelidir.
  2. Gıda Kontrolü: Açık havada yemek yerken arıları çeken tatlı ve etli gıdalara dikkat edilmeli, içecek kutularının içi kontrol edilmelidir.
  3. Acil Müdahale: Ağır alerji öyküsü olanlar yanlarında mutlaka adrenalin otoenjektörü bulundurmalıdır.
  4. Aşı Tedavisi: Uygun hastalarda arı venom immünoterapisi (arı aşısı) %100'e yakın koruyuculuk sağlar.

Soğuk Ürtikeri (Soğuk Alerjisi)

Nadir görülen bir kronik ürtiker türü olan soğuk ürtikeri, soğuk hava, su veya cisimlerle temas sonrası ciltte lezyonlar oluşturur. Özellikle soğuk suya (deniz, havuz) tüm vücudun girmesi anafilaksi riskini artırır. Bu hastalar vücut sıcaklığındaki ani düşüşlerden korunmalı ve su aktivitelerini mutlaka gözetim altında gerçekleştirmelidir.

Güneş Alerjisi ve Türleri

Güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan solar ürtiker ve fotokontakt dermatit, cildin UV ışınlarına verdiği özel bir tepkidir. Güneş alerjisinden korunmak için şu adımlar izlenmelidir:

  • Güneşin en dik olduğu 10:00 - 17:00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalıdır.
  • En az 30 SPF korumalı güneş kremleri ve geniş kenarlı şapkalar kullanılmalıdır.
  • Işığa duyarlılık yaratan ilaçlar (tetrasiklin vb.) kullanılıyorsa güneşten uzak durulmalıdır.
  • Bol su tüketilerek vücudun hidrasyonu korunmalıdır.

Kolinerjik Ürtiker (Ter Alerjisi)

Vücut ısısının artmasıyla ter bezlerindeki sinir liflerinin uyarılması sonucu oluşan bu reaksiyon, küçük ve kaşıntılı kurdeşenlerle kendini gösterir. Sıcak duş, egzersiz, stres ve baharatlı yiyecekler tetikleyici olabilir. Yönetimi için cildi soğutmak, bol giysiler tercih etmek ve stres yönetimini sağlamak oldukça önemlidir.

Klor Alerjisi ve Havuz Kullanımı

Aslında alerjik olmayan bir cilt reaksiyonu olan tahriş edici kontakt dermatit, klorun cildin koruyucu tabakasına zarar vermesiyle oluşur. Ayrıca klor, kontrolsüz astımı olan kişilerde solunum yollarını hassaslaştırabilir.

Önlem TürüUygulama Yöntemi
Bariyer OluşturmaHavuza girmeden 15 dk önce vazelin veya losyon sürmek
TemizlikHavuzdan çıkar çıkmaz duş almak
NemlendirmeDuş sonrası cilde nemlendirici kremler uygulamak
Astım KontrolüHavuzda kurtarıcı inhaler ilaçları hazır bulundurmak

Yaz mevsimini konforlu geçirmek için bu alerjilere karşı bilinçli olmak ve gerekli durumlarda uzman desteği almak kritik önem taşır.


Prof. Dr. İnsu Yılmaz, MD, PhD
İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Etiketler

Alerji nedirAlerjik rinit ve astımArı allerjisiAllerjik göz nezlesiSaman nezlesi nedirPolen alerjiGıda allerjisiGüneş allerjisiİlkbahar ve polenSoğuk alerjisiKolinerjik ürtikerSıcak alerjisiBöcek alerjisi belirtileriAlerji tedavileriilkbahar allerjisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İnsu Yılmaz  MD, PhD

Prof. Dr. İnsu Yılmaz MD, PhD

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2001 yılında mezun olmuştur. 2002-2007 yılları arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesinde Göğüs Hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. 2008-2011 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalında yan dal eğitimi alarak İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları uzmanı olmuştur. 2013 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalını kurarak Bilim Dalı Başkanı olmuştur ve halen devam etmektedir. 2014 yılında doçent, 2019 yılında profesör ünvanını almıştır. 2015’te “Uluslararası İş Birliği Projesi” ile Amerika Birleşik Devletleri’nde Johns Hopkins University Asthma Allergy Center’de üç ay çalışmıştır. 2018-2023 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalında doktora programını tamamlayarak PhD ünvanı almıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem V Koordinatörlüğü ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Başhekim Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. 2022 yılından itibaren Astım Allerji ve İmmünoloji dergisinin baş editörlük görevini yürütmektedir. Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Yönetim Kurulu üyesidir. Yurt dışı ve yurt içi dergilerde yayınlanmış 200’ün üzerinde makalesi mevcuttur. 20’den fazla kitap bölümü yazmıştır. 2017 yılında basılmış “Bronş Provokasyon Testleri” ve 2021 yılında basılmış Ağır Astım ve Biyolojik Tedaviler” başlıklı kitapların yazarıdır. Ayrıca Göğüs Hastalıkları, İmmünoloji ve Allerji Hastalıkları ve Tıbbi Biyoloji alanlarında yazmış olduğu 3 tez kitabı mevcuttur. Astım, allerjik rinit, kronik öksürük, nazal polip, ürtiker/anjioödem ve ilaç allerjileri başlıca ilgi alanlarıdır. Evli ve 3 çocuk babasıdır.
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.