Doktorsitesi.com

Herkesin Yükünü Taşımak: Aşırı Sorumluluk Şeması ve Kendini İhmal Etmek

Psk. Öykünaz Banaz
Psk. Öykünaz Banaz5.0(19 Değerlendirme)
25 Şubat 2026291 görüntülenme
Randevu Al
  • Aşırı sorumluluk alma eğilimi, genellikle çocukluk döneminde ebeveynleşmiş çocuk rolü üstlenilmesi veya koşullu sevgi görülmesi gibi nedenlerle şekillenmektedir.
  • Başkalarının ihtiyaçlarını kendi gereksinimlerinin önüne koyan bireyler, sınır koymakta zorlandıkları için zamanla duygusal tükenmişlik ve suçluluk hissi yaşamaktadır.
  • Şema terapi süreci, kişinin bu otomatik kalıpları fark ederek sınır koymanın bir bencillik değil, psikolojik sağlık için bir gereklilik olduğunu anlamasını sağlar.
Herkesin Yükünü Taşımak: Aşırı Sorumluluk Şeması ve Kendini İhmal Etmek
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Aşırı Sorumluluk Alma Eğilimi ve Psikolojik Kökenleri

Bazı bireyler, başkalarının ihtiyaçlarını kendi gereksinimlerinin önüne koyma, sınır koymakta zorlanma ve sürekli bir sorumluluk yükü altında hissetme eğilimi gösterirler. Psikoloji literatüründe ve özellikle şema terapi yaklaşımında bu durum, genellikle erken çocukluk döneminde gelişen kalıplarla ilişkilendirilmektedir. Bu yazıda, aşırı sorumluluk alma davranışının nedenlerini ve terapi sürecindeki dönüşümünü inceleyeceğiz.

"Hayır" Demenin Zorluğu ve Duygusal Tükenmişlik

Birçok insan için "hayır" demek neredeyse imkansız bir eylemdir. Başkalarının problemlerini çözmeyi, onları mutlu etmeyi ve yüklerini hafifletmeyi kendi asli görevi gibi gören bu kişiler, zamanla ciddi bir duygusal tükenmişlik yaşayabilirler. Bu otomatik eğilim, kişinin kendi ihtiyaçlarını ihmal etmesine ve içten içe bir kızgınlık biriktirmesine yol açar.

Şema Terapi Bakış Açısıyla Çocukluk Dönemi Rolleri

Şema terapiye göre, aşırı sorumluluk alma eğilimi genellikle çocukluk yıllarında şekillenir. Çocuk, erken yaşlarda şu rollerden birini üstlenmiş olabilir:

  • Ebeveynleşmiş Çocuk: Duygusal olarak ebeveyn rolüne itilmek.
  • Aile Yükü: Aile içinde yaşına uygun olmayan fazla sorumluluklar üstlenmek.
  • Koşullu Sevgi: Sevgi ve kabul görmek için sürekli "iyi", "sorunsuz" ve "yardımcı" olma zorunluluğu.

Bu deneyimler neticesinde bireyin zihninde yerleşen temel inançlar şunlardır:

İnanç KalıbıKişide Yarattığı Etki
"Ben her zaman güçlü olmalıyım."Zayıflık göstermeye izin vermez.
"Başkalarının ihtiyacı benden önemli."Kendi ihtiyaçlarını yok sayar.
"Kendimi düşünürsem bencil olurum."Öz bakım yaparken suçluluk hissettirir.

Sınır Koyamama ve Suçluluk Psikolojisi

Buradaki temel sorun yardım etmek değil, kişinin kendisini yok sayarak bu yardımı gerçekleştirmesidir. Kendi sınırlarını fark etmeyen birey, fiziksel ve duygusal olarak yıpranır. Durmak veya dinlenmek istediğinde ise devreye giren suçluluk hissi, kişinin kendisini yanlış bir şey yapıyormuş gibi hissetmesine neden olur.

Terapi Sürecinde Değişim ve Farkındalık

Terapi süreci, bu davranışların kökenini anlamakla başlar. Danışan, kendi ihtiyaçlarının da en az başkalarınınki kadar önemli olduğunu fark eder. Sınır koymak, bir bencillik değil; psikolojik sağlık için zorunlu bir beceridir. Terapi ile kişi, hem yardım edebilen hem de kendisini koruyabilen dengeli bir ilişki biçimi geliştirir.

Sağlıklı Sınırlar İçin Sorulması Gereken Sorular

Değişim, otomatik kalıplardan çıkmayı sağlayan küçük farkındalık sorularıyla başlar:

  1. Bu işi gerçekten yapmak istiyor muyum?
  2. Şu an benim asıl ihtiyacım ne?
  3. Eğer şimdi "hayır" dersem en kötü ne olabilir?

Şema terapi, kişinin geçmişten gelen rollerini fark etmesini sağlayarak, bugünde daha sağlıklı ve özgür seçimler yapabilmesini destekleyen etkili bir yöntemdir.

Etiketler

PsikoterapiAşırı fedakarlık şemasıŞema terapi nedirkendini ihmal etme

Yazar Hakkında

Psk. Öykünaz Banaz

Psk. Öykünaz Banaz

Terapiye gelen herkes bir krizle gelmiyor. Bazen kişi hayatında büyük bir aksaklık olmadığını bilir; yine de içinde tanımlayamadığı bir tıkanıklık, tekrar eden bir örüntü ya da uzun zamandır susturduğu bir yorgunluk taşır. Çalışmayı en anlamlı bulduğum yer burası: bir belirtiyi hızla ortadan kaldırmak değil, kişinin kendisini anlamasına eşlik etmek.

Psikoloji lisansımı İstanbul Arel Üniversitesi'nde tam burslu olarak yüksek onur derecesiyle tamamladım. Şu anda İstanbul Okan Üniversitesi'nde klinik psikoloji yüksek lisans eğitimimi sürdürüyorum. Ergen ve yetişkin danışanlarla bireysel psikoterapi çalışıyorum. Süreçlerimi etik ilkeler ve bilimsel temeller doğrultusunda, düzenli süpervizyon eşliğinde yürütüyorum. Türk Psikologlar Derneği üyesiyim.

Temel yönelimim psikodinamik/analitik. Yani bir belirtiyi tek başına değil, onun hangi ilişki geçmişinden ve hangi iç sesten beslendiğini de birlikte ele alıyoruz. İhtiyaca göre şema terapi ve bilişsel davranışçı terapi tekniklerinden yararlanıyor, mesleki gelişimimi çeşitli terapi eğitimleriyle sürdürüyorum.

Sık çalıştığım konular:

- Kendilik değeri, özgüven ve değersizlik hissi
- Kendine aşırı eleştirel yaklaşma; "hep güçlü olmalıyım" inancı
- İlişkilerde tekrarlayan döngüler
- Bağlanma zorlukları ve ayrılık kaygısı
- Sosyal kaygı ve utangaçlık
- Kaygının altında yatan örüntüler
- Duyguların beden üzerinden ifadesi (somatizasyon)
- Kendini tanıma ve anlam arayışı

Görüşmeler 45 dakikadır ve haftada bir düzenle, tek seferlik bir danışma değil bir süreç olarak planlanır. Online ve yüz yüze çalışıyorum.

Terapiyi yalnızca kriz anında başvurulan bir acil çözüm değil, hayatın içinde sürdürülen bir düşünme alanı olarak görüyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.