Doktorsitesi.com

Grup Terapisinin Temel İlkeleri ve Kavramları

Uzm. Psk. Sadık Sun
Uzm. Psk. Sadık Sun
30 Nisan 2019156 görüntülenme
Randevu Al
Grup Terapisinin Temel İlkeleri ve Kavramları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Grup Psikoterapisinde Terapistin Temel Görevleri

Grup psikoterapisi, bireylerin ortak bir amaç doğrultusunda bir araya geldiği ve iyileşme sürecini paylaştığı dinamik bir yapıdır. Bu yapının oluşturulması, bir araya getirilmesi ve sürdürülmesinden birincil derecede grup lideri sorumludur. Terapist, katılımcıların grubun işlevselliğine ve buradan fayda göreceklerine dair inançlarını pekiştirmekle yükümlüdür.

Grup Bağlılığı ve Ait Olma İhtiyacı

Grup bağlılığı, üyelerin grupta kalmasını sağlayan temel çekici güçtür. Bu kavram, bireyin kendisini sıcak, güvenilir ve rahat bir ortamda hissetmesiyle şekillenir. Üyeler kendilerini değerli ve anlaşılır hissettiklerinde, koşulsuz kabul ve destek gördüklerinde bağlılık duygusu gelişir.

Psikiyatrik hastaların büyük bir çoğunluğunun çocukluk döneminde akranları tarafından dışlandığı göz önüne alındığında, grubun sunduğu kabul süreci psikolojik açıdan hayati önem taşır. Bu süreç, bireyin temel ait olma ihtiyacını karşılayarak iyileşmeyi hızlandırır.

"Şimdi ve Burada" İlkesiyle Çalışmak

Terapistin en kritik görevlerinden biri, üyeleri şimdi ve burada odağına çekmektir. Bu yaklaşım, üyelerin konu dışı tartışmalardan uzaklaştırılarak enerjilerini o andaki ilişkilere, hissettiklerine ve birbirleri hakkındaki yorumlarına yönlendirmesini sağlar.

Normal toplumsal hayatta başkalarının davranışlarını eleştirmek kaygı uyandırabilirken, grup terapisinin güvenli ortamında bu özgürlük terapist kontrolünde sağlanır. Bu durum, bireyin kendi davranışları üzerinde farkındalık kazanmasına ve değişim göstermesine olanak tanır.

Aktarım ve Karşıaktarım Dinamikleri

İlk olarak Freud tarafından ortaya atılan aktarım, geçmişteki önemli figürlere ait dürtülerin terapiste veya diğer üyelere yansıtılmasıdır. Başlangıçta terapiyi zorlaştıran bir unsur olarak görülse de, doğru yönetildiğinde süreci olumlu etkileyen güçlü bir araçtır.

  • Aktarım: Üyelerin grup liderine veya birbirlerine geçmiş tecrübelerindeki kişilerin rollerini atfetmesidir.
  • Karşıaktarım: Terapistin grup üyelerine karşı geliştirdiği duygusal tepkilerdir.

Grup Üyelerinin Seçimi ve Uygunluk Kriterleri

Grup terapisinin başarısı, adayların doğru seçilmesine bağlıdır. Uygun adaylarla yürütülen süreçlerin bireysel terapi kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Seçim sürecinde asıl odak, uygun olmayan adayların elenmesidir.

Uygun Aday ÖzellikleriUygun Olmayan Durumlar
İçtenlikle katılmak isteyenlerBaşkasının zorlamasıyla gelenler
Sorunlarının farkında olanlarGrubun bütünlüğünü bozacak aykırılığa sahip olanlar
Sorumluluk alabilenlerTerapistin derin öfke/nefret duyduğu kişiler

Grup Terapisinin Üyelere Sağladığı Katkılar

Grup terapisi süreci, bireylere iyileşme yolunda çeşitli terapötik faktörler sunar:

  1. Evrensellik: Bireyin yaşadığı acının sadece kendisine has olmadığını, başkalarının da benzer sorunlar yaşadığını görmesi "tek olma" hissini ortadan kaldırır.
  2. Özgecilik: Bir başkasına destek olabileceğini (öneri sunma, dinleme) fark etmek, bireye yaşam amacı ve umut kazandırır.
  3. Umut Aşılama: İyileşme yolunda gayret gösteren diğer üyeleri örnek almak, kişiyi toparlanmaya teşvik eder.
  4. Mikrokozmos Etkisi: Grup, ailenin ve sosyal çevrenin bir yansımasıdır. Birey, sosyal ortamda yaşadığı dışlanma gibi sorunların nedenlerini grup içindeki geri bildirimlerle fark eder.
  5. Katarsis (İç Dökme): Güvenli ortamda travmatik anıların paylaşılması ruhsal bir boşalım ve iyileşme sağlar.

Grup Sürecinde Zorlayıcı Katılımcı Tipleri

Amerikan Psikiyatri Derneği'ne göre terapistlerin en çok zorlandığı alan zor hastalarla çalışmaktır. Yalom'a göre bu tipler şunlardır:

  • Sessiz Hasta: Kendini açma korkusu veya ilgi çekme gibi nedenlerle konuşmazlar.
  • Tekelci Hasta: Sürekli konuşarak dikkati üzerine çeker, başkalarının söz hakkını engeller.
  • Sıkıcı Hasta: Reddedilme korkusuyla haklarını savunamazlar, hassas ve çekingendirler.
  • Yardımı Reddeden Yakınmacı: Sürekli yardım ister ancak sunulan tüm çözümleri reddeder; kendi sorunlarını diğerlerininkinden üstün görür.
  • Psikotik Hasta: İçgörüsü kaybolmuş, düşünce dünyası bozulmuş kişilerdir.
  • Karakterolojik Olarak Zor Hastalar: Şizoid, narsist ve borderline yapıdaki, terk edilmeye aşırı hassas bireylerdir.

Terapi Grubunda Çatışma ve Gelişim

Grupta çatışma; hayat görüşü farklılıkları, kurallara uyulmaması veya yansıtmalı özdeşleşme gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Çatışma yıkıcı görünse de, iyi yönetildiğinde üyeleri bir basamak yukarı taşıyan, gelişime yol açan bir güce sahiptir.

Üyeler zamanla yapmacık davranışları bırakıp doğal hallerini sergilerler. Bu süreçte aldıkları geri bildirimler, sosyal hayattaki tutumlarını fark etmelerini sağlayan bir bireylerarası girdi işlevi görür.

Grup Sürecini Sonlandırma ve Terapistin Kendini Açması

Terapi süreci bir başlangıç, orta ve son aşamasından oluşur. Sonlandırma, uygun yapıldığında değişimi bütünleyen kritik bir evredir. Ancak terk edilme korkusu veya iyileşme direnci bu süreci geciktirebilir.

Terapistin kendini açması da en az danışanın kendini açması kadar önemlidir. Terapist, "şimdi ve burada" ilkesiyle o andaki analizlerini ve hislerini (şaşkınlık, mutluluk vb.) paylaşarak üyelerin insani konularda keşif yapmalarına ve sınırlarını öğrenmelerine yardımcı olur.

Fenomenolojik Yaklaşım ile Çalışma

Grup seansları bir laboratuvar ortamı gibi işler ve temel amaç danışana doğru bakış açısını kazandırmaktır. Fenomenolojik yaklaşım şu aşamalardan oluşur:

  • Dikkat: Durumu ilk defa görüyormuşçasına gözlemlemek.
  • Epoche: Ön yargıları rafa kaldırıp yansız bakabilmek.
  • Betimleme: Merak ederek ve sorular sorarak durumu netleştirmek.
  • Eşitleme: Her duyuma ve bilgiye eşit derecede önem vermek.
  • Ufka Yerleştirme: Danışanın hayatını içinde bulunduğu bağlamla değerlendirmek.
  • Teyit Etme: Parçaları birleştirerek büyük resmi danışana aynalamak.

REFERANSLAR

  1. Deurzen V. E. ve Adams M. Varoluşçu Danışmanlıkta ve Psikoterapide Beceriler., Çeviri Editörü: Ferhat Jak İçöz, Pan Yayınları., 2015: 65-81.
  2. Yalom, I. (2002). Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği. İstanbul: Kabalcı

Etiketler

Grup terapisiTerapistEkip çalışmasıPsikolojgrup terapisi faydalarıgrup terapi faydalarıgrup çalışmasıpsk

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Sadık Sun

Uzm. Psk. Sadık Sun

Uzm. Klinik. Psk. Sadık Sun 2009 yılında Dicle Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Klinik Psikolojide Uzmanlığa başlamıştır. Meslek yaşamına başladığı ilk günden itibaren çeşitli kurum ve kuruluşlarda yoğun bir şekilde çocuk, ergen ve çiftlerle klinik görüşmeler ve psikoterapi (bireysel ve grup) gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.