KENDİMİZ GİBİ DAVRANMAK

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kendimiz Gibi Davranmak: Her Zaman Doğal mıyız?
Kendimiz gibi davranmak başlığını gördüğünüzde, zihninizde "Zaten her zaman kendimiz gibi davranmıyor muyuz?" sorusu belirebilir. Bu, oldukça yerinde ve derinlikli bir sorudur; çünkü genellikle her an doğal olduğumuzu düşünmeye meyilliyizdir. Ancak gerçek durum çoğu zaman sanıldığından farklı gelişir. Bazen kendimiz olarak tanımladığımız benliğimize o kadar yabancılaşırız ki bu durumu ya tamamen bilinçsizce ya da farkında olarak, belirli amaçlar doğrultusunda gerçekleştiririz.
Sosyal Kabul ve Maskeleme Davranışları
Bilinçli olarak kendimizi yansıtmadığımız durumlar, genellikle çevremizdeki insanlara tahammül etmek, onları üzmemek veya kırmamak gibi nedenlere dayanır. Olduğumuz gibi davrandığımızda, sosyal çevremiz tarafından kabul görmeyeceğimize dair ciddi şüpheler duyabiliriz. Bu endişeyi hissetmek oldukça doğaldır; çünkü insan, diğer bireylerle sürekli etkileşim halinde olan sosyal bir canlıdır.
İnsanın çevresine duyduğu ihtiyaç, doğumla birlikte ebeveynlerle başlar ve zamanla bu ihtiyaç duyulan kişi sayısı artarak genişler. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:
- Sosyal etkileşim ihtiyacının sürekliliği
- Çevremizdeki insanlardan oluşan bir destek mekanizması kurma çabası
- Mevcut sosyal çevrenin korunması için gösterilen yoğun gayret
Kendine Yabancılaşma: Çevreye Tok Kendine Aç Kalmak
Zamanla oluşturduğumuz sosyal çevre bizi besleyen bir yapıya dönüşür ve bu yapıyı kaybetmek, bir tür duygusal açlık ve endişe hissi yaratır. İşte bu noktada birey, çevresini kaybetmemek uğruna kendisi gibi davranmaktan vazgeçebilir. Bu durum, kişinin çevresine "tok" kalmak adına kendisine "aç" kalması olarak tanımlanabilir. Söz konusu açlık ve tokluk dengesi, aslında gelecekteki büyük psikolojik dengesizliklerin ve problemlerin habercisidir.
Fedakarlık ve Sorumluluk Yanılsaması
İnsan, çevresini korumak için kendine yabancılaşarak büyük bir fedakarlık yapar; ancak bu fedakarlığın karşılığını çevresinden alması pek mümkün değildir. Çevrenizdeki insanlar, sizin içinizde baskıladığınız davranışların farkında olamazlar. Bu nedenle, ihmal ettiğiniz benliğinizin sorumluluğu tamamen size aittir.
| Durum | Sorumluluk Sahibi | Sonuç |
|---|---|---|
| Davranışları Baskılama | Bireyin Kendisi | Kendine Yabancılaşma |
| Sosyal Çevrenin Beklentisi | Belirsiz | Sorumluluk Üstlenmeme |
| İhmal Edilen Benlik | Bireyin Kendisi | Öfke ve Savunma Mekanizmaları |
Yalnızlık Paradoksu ve Öz Benlik
Birçok kişi "yalnız kalmamak için" gerçek benliğini gizleme yoluna gider. Oysa gerçek sizi yansıtmadan oluşturduğunuz bir çevre, aslında sizi tanımış sayılmaz. Bu durum, yalnız kalmamak adına yapılan davranışların kişiyi aslında daha derin bir yalnızlığa ittiği bir paradoks yaratır.
Kendimizi ihmal ederek kalabalıklar içinde yalnız kalmak yerine, sosyal anlamda yalnız kalmayı tercih etmek baş etmesi daha mümkün bir süreçtir. Çünkü bu durumda kişi yalnız olsa da yaşamını kendi olarak sürdürmeye devam eder. Diğer senaryoda ise kendi olma durumu tamamen ortadan kalkar ve yaşam, adeta başkaları için var olunan bir yer haline gelir.



