Doktorsitesi.com

GÖRÜLME İHTİYACI VE SOSYAL MEDYA

Klinik Psikolog Merve Arı
Klinik Psikolog Merve Arı
5 Nisan 2023241 görüntülenme
Randevu Al
Sosyal medyanın hayatımızda ne kadar büyük bir yer kapladığını artık hepimiz biliyoruz. Peki yaptığımız seçimleri ne kadar etkilediğini farkında mıyız? Dinlediğimiz müzikler, seçtiğimiz kıyafetler, okuduğumuz kitaplar ne kadar sosyal medyanın etkisinde? Sosyal medyada paylaşmadan kahve içip kitap okuyamaz hale gelindi. Peki sosyal medya narsistik ihtiyaçlarımızı ne kadar karşılıyor?
GÖRÜLME İHTİYACI VE SOSYAL MEDYA
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sosyal Medyanın Bireysel Tercihler Üzerindeki Etkisi

Günümüzde sosyal medya, bireylerin günlük yaşam pratiklerini ve tercihlerini şekillendiren en güçlü unsurlardan biri haline gelmiştir. Dinlediğimiz müziklerden seçtiğimiz kıyafetlere, okuduğumuz kitaplardan sosyal aktivitelerimize kadar pek çok alan bu mecraların etkisi altındadır. Günümüzde birçok birey, sosyal medyada paylaşım yapmadan kahve içmek veya kitap okumak gibi rutin eylemleri gerçekleştiremez hale gelmiştir. Bu durum, sosyal medyanın narsisistik ihtiyaçları ne ölçüde karşıladığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Sosyal Medya ve Narsisizm İlişkisi

Özay (2020) tarafından yapılan araştırmada, sosyal medya ve narsisizm arasındaki ilişki derinlemesine incelenmiştir. Özellikle 20 yaş altı katılımcılar, dijital platformlardaki etkileşimlerin benliğin doyurulması ihtiyacını karşıladığını belirtmektedir. Bu bağlamda, bireylerin paylaştıkları içeriklere gelen beğenilerle onaylanma hissi yaşadıkları ve bu durumun narsisistik tutumlarda görülen kendini sevme halini pekiştirdiği değerlendirilmektedir.

Kültür Taşıyıcısı Olarak Sosyal Medya

Sosyal medya platformları (Facebook, bloglar, MySpace, YouTube, Twitter), günümüzde en etkili kültür taşıyıcıları arasında yer almaktadır. Bu mecralar, özellikle genç kitleler arasında hızla yayılırken dünyanın farklı noktalarındaki insanların kendilerini ifade etmelerine olanak tanımaktadır. Kültürlerarası etkileşim süreciyle ilgili olarak literatürde farklı görüşler mevcuttur:

  • Olumlu Görüşler: Kültürlerarası etkileşimin kolaylaşmasını bir avantaj olarak görür.
  • Olumsuz Görüşler: Etkileşimin getirdiği risklere odaklanır (Chen, 2012; akt. Uluç ve Yarcı, 2017).

Toplumsal Dönüşüm: Cemaat Tipinden Cemiyet Tipine Geçiş

Türkiye toplumu, cemaat tipi toplum yapısından cemiyet tipi toplum yapısına geçiş sürecini tecrübe etmektedir. Sosyal medya, bu dönüşümü hızlandıran temel etmenlerden biri olarak kabul edilmektedir. Farklı kültürlerle etkileşime giren bireyler, dijital dünyanın sunduğu özgürlük alanı ile içinde bulundukları toplumun geleneksel kuralları arasında bir ikilem yaşamaktadır. Bu çatışmaların, toplumun geçiş sürecini daha da hızlandıracağı öngörülmektedir.

Ergenlerde Kişisel İmaj ve Rekabet

Rekabet ve kazanma odaklı günümüz toplum yapısında, üstün olma çabası ön plana çıkmaktadır. Sosyal medya, özellikle ergenlerin kendilerini daha iyi bir imajla sunmalarına aracılık etmektedir. Bu süreçte dikkat çeken unsurlar şunlardır:

  1. İmaj Yönetimi: Ergenler, başkalarının gözünde daha iyi bir konuma gelmek için ağırlıklı olarak olumlu ve ilgi çekici yönlerini sergilerler.
  2. Beğeni Sayıları: Paylaşımların aldığı etkileşim miktarının, diğerlerinden fazla olması bir rekabet unsuru haline gelmiştir.
  3. Paylaşım Sıklığı: İçerik paylaşma sıklığı ve ulaşılan kişi sayısı, ergenlerin narsisizm eğilimleri üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır.
Kaynak BilgisiÇalışma Konusu
Özay & Erol (2020)Ergenlerin Sosyal Medya Tutumları ve Narsisizm İlişkisi
Uluç & Yarcı (2017)Sosyal Medya Kültürü ve Toplumsal Etkileri

Kaynakça

Özay, S. & Erol, D. (2020). Ergenlerin Sosyal Medyaya İlişkin Tutumları İle Narsisizm Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. International Journal of Current Approaches in Language, Education and Social Sciences, 2(1), 354-371.

Uluç, G. & Yarcı, A. (2017). Sosyal medya kültürü. Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (52), 88-102.

Etiketler

GÖRÜLME İHTİYACI

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Merve Arı

Klinik Psikolog Merve Arı

Klinik Psikolog Merve Arı , danışanlarının duygusal dünyasını güvenli, yargısız ve anlayışlı bir çerçevede ele almayı merkeze alan bir psikolojik danışmandır. Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nde tamamlamış, mesleki gelişimini psikoterapi alanındaki çeşitli eğitimlerle sürdürmüştür.
Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamladıktan sonra klinik çalışmalarında ergen ve yetişkinlerle bireysel psikolojik danışmanlık süreçleri yürütmektedir. Terapi yaklaşımında Bütüncül Psikoterapi, Bilişsel Davranışçı Terapi , EMDR , Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi ve bütüncül psikoterapi yaklaşımlarını, danışanın ihtiyaçlarına göre esnek biçimde bir araya getirmektedir. Kaygı, stres, duygusal zorlanmalar, ilişki problemleri ve yaşam uyum süreçleri başta olmak üzere pek çok alanda danışanlarına destek sunmaktadır.
Terapi sürecini yalnızca sorunları konuşulan bir alan olarak değil; bireyin kendini tanıdığı, içsel kaynaklarını fark ettiği ve yaşamında sürdürülebilir değişimler oluşturabildiği bir yolculuk olarak ele alır. Danışan–terapist ilişkisini güven, empati ve iş birliği temelinde kurar.
Mesleki çalışmalarını Ankara’da sürdürmekte olan Merve Arı, yüz yüze ve online terapi seçenekleriyle danışanlarına hizmet vermektedir.                                              

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.