Doktorsitesi.com

Pozitif Psikolojinin Hayatımıza Etkileri Nelerdir?

Klinik Psikolog Ayşen Köse
Klinik Psikolog Ayşen Köse
12 Şubat 2021518 görüntülenme
Randevu Al
Pozitif Psikolojinin Hayatımıza Etkileri Nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikoloji Biliminin Evrimi ve Geleneksel Yaklaşım

Psikoloji bilimi, insanın varoluşundan itibaren bir arayış olarak mevcut olsa da bilimsel bir kariyer kimliğini ancak yakın geçmişte kazanmıştır. İnsanlığın kendisini ve dünyayı açıklama çabasında bir mihenk taşı haline gelen bu disiplin, popüler olmayan adıyla Ruh Bilimi olarak tanımlanır. Temel amacı, insan davranışlarının altında yatan sebepleri ve zihinsel süreçlerin anlamlarını bilimsel yöntemlerle araştırmaktır.

Uzun yıllar boyunca psikoloji biliminin odak noktası, büyük ölçüde normal dışı davranışlar ve ruh sağlığı bozuklukları olmuştur. Bu durum, disiplinin daha çok insanın eksik, negatif yönleri ve tedavi süreçleriyle ilgilenmesine yol açmıştır. Ancak modern dönemde bu sınırlı bakış açısı, yerini daha kapsamlı bir yaklaşıma bırakmıştır.

Pozitif Psikolojinin Doğuşu: Martin Seligman ve Yeni Bir Bakış

Psikolojinin yalnızca ruhsal sıkıntılara ve negatif unsurlara odaklanmasının yetersiz olduğunu savunan bir grup bilim insanı, 1990'lı yılların başında önemli bir adım atmıştır. Martin Seligman öncülüğünde geliştirilen Pozitif Psikoloji kuramı, bu bilim dalının sadece sorunları çözmekle kalmayıp, insanın pozitif yanlarını geliştirmede de etkili olması gerektiğini savunur.

Eksik bir tanımlama olsa da sıklıkla "mutluluk bilimi" olarak ifade edilen bu kuram, bireyin hayatı daha doyurucu ve anlamlı yaşamasını hedefler. Seligman'a göre, insan yaşamı boyunca sadece anlık mutlulukların peşinde koşmamalı, bütünsel bir "iyi oluş" (well-being) haline sahip olmalıdır.

İyi Oluş (Well-being) Kavramının 5 Temel Bileşeni

İyi oluş hali, sadece bireysel ve anlık bir duygu olan mutluluktan çok daha geniş bir kavramdır. Bu durum, hayat motivasyonunu sağlama ve yaşamı anlamlı kılmanın bütünsel bir ifadesidir. Martin Seligman’a göre, iyi oluş halinin gerçekleşmesi ve artırılabilmesi için beş temel unsur kritik rol oynar:

UnsurAçıklama
İyi DuygularHayata karşı optimist bir tavır takınmak ve olumsuz duyguları minimalize etmek.
Yaşama BağlılıkDeğerler, amaçlar ve gelecek planları ile hayata tutunma gücü.
İlişkilerToplumla kurulan sağlıklı iletişim, yardımlaşma ve sosyal bağlar.
Hayatın AnlamıBireyin kendi varlığını tanımlaması ve yüksek bir farkındalık oluşturması.
BaşarılarEmek sarf edilen işlerde hedeflere ulaşmak ve mesleki tatmin sağlamak.

1. İyi Duygular ve İyimserlik

Hayatın akışı içerisinde kaygı, öfke ve endişe gibi olumsuz duygularla karşılaşmak kaçınılmazdır. Ancak bu duyguları minimalize ederek hayata karşı optimist bir tavır takınmak, iyi oluş hali için kritik bir noktadır. İyimserliği merkeze almak, mental sağlık ve hayat doygunluğu açısından hayati önem taşır.

2. Yaşama Bağlılık ve Değerler

Her bireyi hayatta tutan belirli değerler ve amaçlar mevcuttur. Aileye olan bağlılık, dini inanışlar ve gelecek planları, yaşama olan bağlılığı artırarak bireyin kendisi ve sevdikleri için mücadele etmesini sağlar. Bu amaçlar, yaşamı hem anlamlı kılar hem de sevdirir.

3. Sosyal İlişkiler ve Toplumsal Uyum

İnsan sosyal bir varlıktır ve toplumdan soyutlanarak düşünülmesi mümkün değildir. Kararlarımız ve davranışlarımız, toplumsal kabullerden ve yardımlaşma ihtiyacından doğrudan etkilenir. Gelişmiş ve sağlıklı kurulmuş ilişkiler, bireyi iyi oluş haline bir adım daha yaklaştıran temel unsurlardan biridir.

4. Hayatın Anlamı ve Farkındalık

Yüzyıllardır sorgulanan bu kavram, bireyin kendisinde farkındalık oluşturduğu takdirde iyi oluş halini tamamlayan en güçlü unsurdur. Hayatın anlamını tanımlayabilmek, yaşama dair diğer tüm soruların cevabını bulmaya yardımcı olur.

5. Başarılar ve Mesleki Tatmin

İnsanın emek sarf ettiği ve meşgul olduğu alanlarda başarıya ulaşması, çevresinden takdir görmesini sağlar. Bu durum, bireyi mesleki tatmine ve yaşamsal doygunluğa eriştirerek iyi oluş halini tamamlar.

Sonuç: Pozitif Psikolojinin Yaşam Kalitesine Etkisi

Pozitif Psikoloji; bireylerin, grupların ve kurumların sosyal hayatta olası en iyi işlevle faaliyet göstermesi için gerekli koşulları inceleyen bir alt daldır. Huzurlu, anlamlı ve doygun bir hayat fikrini temel alarak bu koşulları geliştirir. Yukarıda belirtilen beş temel esası hayata entegre etmek; yaşam kalitesine, dünya görüşüne ve kişisel farkındalığa üst düzeyde katkı sağlar.

Etiketler

Psikolojipozitif psikoloji

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Ayşen Köse

Klinik Psikolog Ayşen Köse

2018 yılında Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Psikoloji bölümünü İngilizce olarak bitirdim.Lisans eğitim boyunca bir çok eğitime katılma ve kendimi geliştirme fırsatım oldu.Benim için çok değerli hocalarım ile birlikte çeşitli araştırmalarda yer alarak bilimsel çalışmalara katkıda bulundum.2016 yılında Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi ve Sakarya Toplum Ruh sağlığı Merkezi’nde lisans stajımı tamamladım.Stajım süresince bir çok vakayı gözlemleme fırsatı buldum.Çok değerli hocalarım ile birlikte Psikodrama uygulamalarına katılma şansım oldu.Travma sonrası stres bozukluğu,Depresyon,OKB,Yaygın Anksiyete Bozukluğu,Alzheimer,Mental Retardasyon tanısı alan danışanların seanslarında gözlemci olarak bulundum.Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde şizofreni teşhisi alan danışanlar ile çeşitli etkinlikler yapma ve gözlemleme ve ev ziyaretlerine katılma fırsatım oldu.Lisans eğitimimden hemen sonra Çocuk alanında eğitimlerimi tamamladım.Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi,Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi,Masal Terapisi,Çocuk Testleri (Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE),Frankfurter Dikkat Testi,D2 Dikkat Testi,Burdon Dikkat Testi,Beier Cümle Tamamlama,Arzu Listesi,Louisa Duss Psikanalitik Hikâyeler Testi,Catell 2-A Zeka Testi,Peabody Resim,Kelime Eşleştirme Testi,Metropolitan Okul Olgunluğu Testi,Sınav Kaygısı Ölçeği,Raven Progressive Matris Testi, Holland Meslek Envanteri
Otizm Tarama Ölçeği (M- CHAT)) uygulama ve raporlama eğitimlerimi başarıyla tamamladım. Ardından İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimime başladım.Yüksek Lisans Projemi  “Çocukluk Travmasının Sınırda Kişilik Bozukluğuna Etkisi “üzerine yazdım.Yüksek Lisans eğitimim boyunca süpervizyon alarak Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapisi’ni uygulama fırsatı buldum. Yüksek Lisans eğitimleri süresince Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Psikiyatri polikliniğinde alanında uzman,benim için çok kıymetli hocalarımla Klinik stajımı tamamladım.Stajım süresince MMPI Çok Yönlü Kişilik Envanteri, Testi,SCL 90-R,Beck Anksiyete ve Beck Depresyon Ölçeği,PANSS Pozitif ve Negatif Belirtiler Ölçeği,Kent EGY ,Montreal Bilişsel Değerlendirme (MoCA),Standardize Mini Mental Test(SMMT),Rorschach,TAT gibi testlerin tümünü uygulayabilecek eğitimleri tamamlayarak deneyimlerimi artırdım,
            Yetişkin alanında Bilişsel Davranışçı Terapi,Şema Terapisi,Çözüm odaklı terapi,Duygu odaklı terapileri uygulamaktayım.Kişilik Bozuklukları,Panik Atak,Agorafobi,Aneroksiya Nevroza,Bulimia Nevroza, Tıkınırcasına yeme bozukluğuObsesif Kompulsif Bozukluk,Fobiler, Adet öncesi disforik bozukluk, Yaygın anksiyete bozukluğu, Somatik belirti bozukluğu Depresyon,Travma Sonrası Stres BozukluğuCinsel İşlev Bozuklukları(Vajinismus,Geç Boşalma,Erken Boşalma,Erektil bozukluk,Kadın cinsel ilgi bozukluğu), Aile İçi İletişim Sorunları,Anne-Baba Eğitimi ve Danışmanlığı,Boşanma Danışmanlığı, Evlilik Terapisi,Çift Terapisi,Öfke kontrolü alanlarında tedavilerimi sürdürmekteyim.
       Çocuklar ve Ergenler için Bilişsel Davranışçı Terapi,Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi ve Masal Terapisi eğitimlerini aldım. Öğrenme Bozuklukları,Okuma Bozukluğu,Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite,Dürtü Kontrol Bozukluğu,Davranış Bozuklukları,Okul Korkusu,Tik Bozuklukları,Yeme Bozuklukları,Kaygı Bozuklukları,Kekemelik,Kardeş Kıskançlığı, Seçici mutism, Ayrılık anksiyetesi bozukluğu,Uyku Terörü, Enurezis,Enkoprosis,İnternet Bağımlılığı,Oyun bağımlılığı,Sınav Kaygısı,Okul Başarısızlığı,Öfke ve Ağlama Nöbetleri alanlarında çalışmaktayım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.