Glokomluların Yarısı Hastalığından Habersiz!
- Glokom, göz içi basıncının artmasıyla optik sinirlere zarar veren ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açan sinsi bir hastalıktır.
- Hastalığın erken teşhisi için 40 yaş üstü bireylerin ve genetik yatkınlığı olanların düzenli göz taraması yaptırması hayati önem taşımaktadır.
- Tedavi süreci ömür boyu sürer; göz damlaları, lazer tedavisi veya cerrahi müdahalelerle göz içi basıncının kontrol altında tutulması hedeflenir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Glokom: Görme Kaybına Yol Açan Sinsi Tehlike
Glokom, optik sinirleri etkileyerek kalıcı görme kaybına neden olabilen, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen ciddi bir hastalıktır. Belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle en tehlikeli göz hastalıkları arasında yer alan glokom, dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkilemektedir. Dünya Glokom Derneği verilerine göre, bu hastaların neredeyse yarısı hastalığından habersiz bir şekilde yaşamını sürdürmektedir.
Medicana International İstanbul Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü uzmanlarından Doç. Dr. Sait Alim, glokomun ilerleyici göz siniri hasarı ile seyreden kronik bir hastalık olduğunu vurgulamaktadır. Genellikle yüksek göz içi basıncına bağlı gelişse de, basıncın normal olduğu durumlarda dahi görülebilmektedir. En kritik nokta ise, glokom kaynaklı oluşan göz siniri hasarının geri dönüşümsüz olması ve tedavi edilmediğinde körlükle sonuçlanabilmesidir.
Göz İçi Basıncı Neden Yükselir?
Göz sağlığı için üretilen destekleyici sıvı, normal şartlarda iris ve kornea arasındaki kanallardan tahliye edilir. Ancak bu kanallarda direnç oluştuğunda sıvı birikmeye başlar ve göze baskı uygular. Bu baskı optik sinire zarar verdiğinde glokom tablosu ortaya çıkar.
Glokom Teşhisinde Kullanılan Yöntemler
Sinsi ilerleyen bu hastalığın teşhisi için özellikle 40 yaş üstü bireylerin ve ailesinde glokom öyküsü olanların yıllık kontrollerini aksatmaması gerekir. Tanı sürecinde şu tetkikler uygulanır:
- Tonometre: Göz içi basıncının ölçülmesi.
- Göz Dibi Muayenesi: Gözün arka yapısının incelenmesi.
- Retina Tomografisi (OCT): Göz siniri ve maküla gangliyon hücre kompleksi kalınlığının ölçümü.
- Görme Alanı Testleri: Görme kaybının derecesinin belirlenmesi.
Glokom Risk Faktörleri Nelerdir?
Glokom her yaşta görülebilse de belirli gruplar daha yüksek risk altındadır. Erken teşhis edildiğinde, glokom kaynaklı körlüklerin %90'ı önlenebilmektedir.
| Risk Faktörü | Açıklama |
|---|---|
| Aile Öyküsü | Genetik yatkınlık en önemli risk faktörüdür. |
| Yaş | 40 yaş ve üzerindeki bireylerde görülme sıklığı artar. |
| Kronik Hastalıklar | Şeker hastalığı (diyabet) olanlar risk grubundadır. |
| Göz Bozuklukları | Miyop göz yapısına sahip olanlar daha dikkatli olmalıdır. |
| İlaç Kullanımı | Uzun süreli kortizon tedavisi görenler risk altındadır. |
| Travmalar | Geçmişte yaşanan göz yaralanmaları glokomu tetikleyebilir. |
Glokom Tedavi Yöntemleri ve Süreç
Glokom teşhisi konulduktan sonra tedavi planı; hastalığın türüne (açık veya dar açılı), göz içi basıncının seviyesine ve sinir hasarının durumuna göre kişiye özel belirlenir. Tedavide temel amaç, her hasta için özel olarak belirlenen hedef göz içi basıncına ulaşmaktır.
- İlaç Tedavisi: İlk aşamada göz damlaları kullanılır. Duruma göre tekli veya çoklu ilaç kombinasyonları uygulanabilir.
- Lazer Tedavisi: İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilir.
- Cerrahi Müdahale (Trabekülektomi): İlaç ve lazerin çözüm olmadığı durumlarda uygulanan ilk ameliyat seçeneğidir.
- Seton Ameliyatları: Diğer cerrahi yöntemlerin başarılı olmadığı durumlarda uygulanan ileri seviye operasyonlardır.
Yaşam Tarzı Önerileri ve Doktor Kontrolü
Glokom tedavisi ömür boyu süren bir süreçtir. Görme kaybını durdurmak ve mevcut durumu korumak için hastaların şu kurallara uyması hayati önem taşır:
- Verilen ilaçlar aksatılmadan, düzenli kullanılmalıdır.
- Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinilmelidir.
- Sigara kullanımından uzak durulmalıdır.
- Kolesterol ve şeker seviyeleri kontrol altında tutulmalıdır.
- Rutin doktor kontrolleri asla ihmal edilmemeli ve uzman hekimle sürekli temas halinde olunmalıdır.

