GİRİŞİMSEL RADYOLOJNİN KADIN DOĞUM HASTALIKLARINDA ROLÜ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Girişimsel Radyoloji Nedir?
Girişimsel radyoloji, ileri görüntüleme yöntemleri rehberliğinde pek çok hastalığın tanı ve tedavisinin minimal invaziv tekniklerle gerçekleştirildiği bir tıp branşıdır. Bu disiplin kapsamında yürütülen tüm teşhis ve tedavi süreçleri; hastalığın konumuna ve niteliğine göre ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) veya anjiyografi eşliğinde titizlikle uygulanır.
Girişimsel Radyolojinin Katkı Sağladığı Kadın Hastalıkları
Kadın sağlığı ve doğum süreçlerinde karşılaşılan birçok patolojik durumda girişimsel radyoloji kritik bir rol oynamaktadır. Bu uzmanlık alanının çözüm sunduğu temel hastalıklar şunlardır:
- Endometriozis ve Adenomiyozis
- Yumurtalık Kisti ve Miyomlar
- Pelvik Venöz Yetmezlik (Genital Varis)
- Doğum sonu kanama (Postpartum Kanama)
- Plasenta Akreat Spektrum
- İnfertilite (Kısırlık) tedavisi
Kadın ve Doğum Hastalıklarında Uygulanan Tedavi Yöntemleri
Girişimsel radyolojide, tanımlanan hastalıkların tedavisinde cerrahiye alternatif veya cerrahiyi destekleyici birçok teknik kullanılmaktadır. Başlıca yöntemler arasında embolizasyon, ablasyon ve aspirasyon teknikleri yer almaktadır.
Endometriozis ve Adenomiyozis Tedavisi
Endometriozis olgularında, özellikle ön karın bölgesinde yerleşen ve ulaşılabilir durumda olan odaklarda kriyoablasyon yöntemi oldukça etkin sonuçlar vermektedir.
Adenomiyozis tedavisinde ise tıbbi yaklaşımlar veya hormonlu spiraller yetersiz kaldığında, şiddetli semptomları olan hastalara genellikle rahmin alınması önerilir. Ancak bilimsel çalışmalar, uterin arter embolizasyonunun adenomiyozis kaynaklı şikayetlerin giderilmesinde %90’a yakın başarı sağladığını kanıtlamıştır. Bu nedenle, rahim alınması operasyonu öncesinde bu hastalara mutlaka embolizasyon seçeneği sunulmalıdır.
Miyom ve Yumurtalık Kisti Uygulamaları
Çoklu miyomların tedavisinde, hastanın rahmi korunmak istendiğinde temel yaklaşım miyom embolizasyonudur. Bunun yanı sıra, cerrahi müdahale istemeyen hastalar için de embolizasyon her türlü miyomda güvenilir bir tedavi yöntemidir. Yoğun bası semptomlarına yol açan yumurtalık kistleri ise ultrasonografi rehberliğinde aspire edilerek (sıvı boşaltılarak) tedavi edilebilmektedir.
Pelvik Venöz Yetmezlik (Genital Varis)
Pelvik konjesyon sendromu olarak da bilinen pelvik venöz yetmezlik, rahim çevresindeki genişlemiş toplardamarlar nedeniyle 6 aydan uzun süren kronik ağrılara neden olur. Bu durumun tedavisinde en etkili yöntem yumurtalık venlerinin embolizasyonu uygulamasıdır.
Doğum Sonu Kanama ve İnfertilite Müdahaleleri
Doğum sonrası gelişen yoğun kanamalar acil müdahale gerektiren durumlardır ve maternal ölümlerin %20'sinden sorumludur. Uterin atoni, damar hasarları veya plasenta akreata spektrum gibi nedenlerle oluşan hayati riskleri önlemek adına şu yöntemler uygulanır:
| Durum | Uygulanan Girişimsel Yöntem |
|---|---|
| Doğum Öncesi/Sonrası Risk | Balon Uygulaması |
| Doğum Sonrası Kanama | Embolizasyon |
| Tüp Tıkanıklığı (İnfertilite) | HSG ile Kontrast Madde Uygulaması |
İnfertilitenin önemli nedenlerinden biri olan tüp tıkanıklıkları, HSG (rahim filmi) sırasında verilen yoğun kontrast madde basıncı ile cerrahiye gerek kalmadan açılabilmektedir.


