Doktorsitesi.com

BİYOPSİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
12 Haziran 202430 görüntülenme
Randevu Al
Biyopsi Nedir? Nasıl Uygulanır?
BİYOPSİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Biyopsi

Çeşitli hastalıkların tanısının konması amacıyla hastalık olduğu düşünülen dokudan parça alınmasıdır. Parça alındıktan sonra örnek özel sıvılarda patoloji bölümlerine iletilir. Uzman Patolog örneği özel işlemlerden geçirdikten sonra mikroskopta inceler ve bazı testler yaparak hem tanı hem de yeni ilaç duyarlılıkları ile ilgili değerlendirmelerle raporunu hazırlar. Hastanın onkolog ya da cerrahı bu rapora göre tedavi kararını verir.

Biyopsi Türleri

Birçok şekilde farklı şekilde biyopsi yapılır.

o Sitolojik biyopsi diğer adıyla İnce iğne aspirasyon biyopsisi; hücre örneklemesi yapılır ve sıklıkla tiroit, paratiroit gibi çok küçük dokuların örneklemesinde kullanılır.
o Doku biyopsisi - tru-cut ya da kalın iğne biyopsisi; dokudan örnek alınır. Meme, karaciğer, böbrek, lenf nodu, pankreas, yumuşak doku ve prostat gibi bir çok biyopside bu teknik uygulanır.
o Punch biyopsi ulaşılması zor sadece endoskopi, kolonoskopi ya da bronkoskopi ile eşliğinde yapılabilen biyopsilerdir. Safra yolları biyopsilerinde de punch biyopsi direkt ciltten-perkütan yolla girilerek uygulanır.
o Cerrahi - Eksizyonel biyopsi, ameliyatla tüm hastalıklı dokunun çıkarılmasıdır. Cilt kanserlerinde ve bazen dalak kitlelerinde kullanılır. Dezavantajı tanı konduktan sonra tekrar cerrahi gerektirebilir.

Biyopsi Uygulanması

Girişimsel radyoloji bölümlerinde tüm biyopsiler görüntüleme yöntemleri eşliğinde uygulanır. Hastalıklı dokuyu en iyi gösteren görüntüleme yöntemi tercih edilerek işlem yapılır. Yüzeysel yerleşimli ya da kolay ulaşılabilen tiroit, boyun, lenf nodu, yumuşak doku, meme, karaciğer, böbrek ve pankreas biyopsilerinde ultrasonografi tercih edilir. Akciğer ve kemik biyopsilerinde ya da ultrasonografi ile net görülemeyen kitlelerin biyopsilerinde bilgisayarlı tomografi kullanılır. Prostat biyopsilerinde makat yolu ile ya da direkt perineden girilerek manyetik rezonans görüntüleme ile ultrasonografinin birleştirildiği füzyon teknikleri kullanılır.

Biyopsi Hazırlığı

Biyopsi öncesi hastanın kullandığı ilaçlar sorulmalıdır. Pıhtılaşmayı engelleyen ya da kan sulandırıcı ilaçlar kanama riskini artırdığı için doku ya da kalın iğne biyopsisi yapılacak hastalarda bu ilaçların 5 gün öncesinde kesilmesi gerekmektedir. Tiroit biyopsisinde sitoloji tekniği kullanıldığı için ilaçların
kesilmesine gerekmemektedir.

Doku biyopsisi öncesi bazı kan testlerinin de yapılması gerekir. Hemogram, PT, PTT testleri işlemden önce yapılmalıdır. Doku biyopsilerinde sedoanaljezi ilaçları kullanılacağı için en az 4 saatlik açlık ve susuzluk hali işlemden önce gereklidir. Kalın biyopsiden sonra hastanın genel olarak 4-6 saat izlenmesi gerektiği de hastaya bildirilmelidir. Özellikle böbrek biyopsisinin en az 6 saat takibi önemlidir.

Hangi Organda Hangi Biyopsi Yapılmalıdır?

  • Tiroit, paratiroit ve tükrük bezlerinden biyopsi ultrasonografi eşliğinde ince iğne aspirasyonu tekniği ile yapılır. İşlem sonrası takip gerekmez.
  • Meme biyopsisi mümkünse kalın iğneler 14-16G gibi diğer doku biyopsilerine göre daha kalın iğnelerle ultrasonografi eşliğinde uygulanır. Eğer koltuk altı lenf nodu da mevcut ise meme biyopsisine ilave olarak bazı hastalarda aynı anda koltuk altı lenf nodu biyopsisi de yapılabilir.
  • Toraksta yerleşen mediastinal ya da akciğer kitlelerinin biyopsisi bilgisayarlı tomografi eşliğinde kalın iğne ile yapılır. Bu işlemde hastanın uyanık olması ve sakin kalması yararlı olur. Hava kaçağını saptamak için işlem sonrası kontrol çekimi yapılmalı ve takip sırasında hastaya oksijen desteği en az 4 saat verilmelidir.
  • Karaciğer doku ya da karaciğer içerisinde bulunan kitlelerden örnek alınması ultrasonografi eşliğinde yapılır. Hastanın pozisyonu ve nefesi en güvenli yolu bulmak için kullanılır.
  • Pankreas biyopsisi hastanın kilosuna ve lezyonun yerleşimine göre değişkenlik gösterir. Biyopsi tercihen sabah erkenden aç karnına ve ultrasonografi ya da bilgisayarlı tomografi eşliğinde yapılabilir. Pankreastaki lezyonun boyutuna yerleşimine göre kalın ya da ince iğne biyopsisi tercih edilebilir. Kalın biyopsi lezyonunun boyutuna bağlı olarak öncelikli olarak uygulanır.
  • Dalak biyopsisi bilinenin aksine yapılabilir ve riski diğer dokulardan çok farklı değildir. Dalak biyopsisi ultrasonografi eşliğinde ve derin nefes tutularak yapılabilir. Kanama riskine karşın ilave önlem alınmalı dalak hilusu denilen damardan zengin bölgesine yaklaşılmamalıdır.
  • Böbrek biyopsisi riskli işlemlerden biri olup uygulayıcının iğne trasesine çok dikkat etmesi gerekir. belki de kanama riski en yüksek biyopsilerden biridir. İşlem sırasında hasta yüz üstü yatar ve karın altına destek konulur. İşlemden sonra 6 saat takip edilir, hasta taburcu
    edilmeden önce gereğinde ultrasonografi ve hemogram kontrolü yapılır, idrar rengi kontrol edilir.
  • Karın içinde yerleşen kitlelerden yerleşimine göre ultrasonografi ya da bilgisayarlı tomografi eşliğinde kalın iğne biyopsisi uygulanır. Bağırsak geçilmeden hastalıklı dokuya ulaşılabilecek en güvenilir yol bulunur, gereğinde hastanın pozisyonu değiştirilerek, serum enjeksiyonları yapılarak bu sağlanır.
  • Prostat biyopsisi sıklıkla makattan girilerek (transrektal) yapılırken günümüzde alternatif olarak makat ile penis ya da vulva arasında perineal yoldan girilerek de geliştirilmiştir. Makat yolu ile yapılan biyopside işlem öncesi 3 gün boyunca diyet uygulanıp bağırsak temizliği yapılır. işlem
    sabahı makattan sıvı verilerek lavman yapılması enfeksiyon riskini azaltmak yönünden önemlidir. Makat yolu ile yolu ile yapılan biyopsiye ilave olarak MR füzyon prostat biyopsisi ya da MR eşliğinde biyopsilerde uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde en güvenilir ve tercih
    edilen yöntem MR füzyon prostat biyopsisidir. Bu işlemde MR görüntüleri makattan girilerek elde edilen ultrasonografi görüntüleri ile birleştirilerek standart biyopsiye ek olarak yüksek şüphe uyandıran direkt lezyona yönelik ilave örnekler alınarak tanı doğruluğu artırılabilmektedir.
  • Kemikte ya da kemik komşuluğundaki biyopsiler bilgisayarlı tomografi eşliğinde ve diğer biyopsilerden farklı olarak özel iğneler kullanılarak uygulanır. Kemik oldukça sert bir doku olmasından dolayı hastalıklı dokuya ulaşmak zor olabilir. Bu amaç için özel ekipmanlardan
    yararlanılır. Diğer biyopsilerle karşılaştırıldığında kemik biyopsi daha ağrılı olması nedeniyle sedoanaljezi ya da anestezi eşliğinde yapılabilmektedir. Tüm çocuk biyopsileri de genel olarak anestezi eşliğinde uygulanır.

Biyopsi Riskleri

  • Biyopsiye bağlı kanama riski düşük olmasına karşın en sık görülen risklerden biridir. Özellikle böbrek biyopsilerinde bu risk önemlidir.
  • Biyopsi yapılan dokuda iltihaplanma ya da enfeksiyon steril koşullara uyulmadan yapılan biyopsilerde risk olarak ortaya çıkar. Bu risk prostat biyopsisinde yüksek olup doğru hazırlık yapılmalı, işlem öncesi antibiyotik başlanmalıdır.
  •  Biyopsi yapılan organa iğne yerleştirilirken geçilen diğer organ yaralanması, özellikle batın içi biyopsilerde önemli bir risktir. Karın içi biyopsilerde buna dikkat edilmeli ve bağırsak geçilmemelidir.
  • Biyopsi yapılan hastalıklı dokunun ya da tümörün yayılım riski son derece düşük olup biyopsiye engel bir durum olarak kabul edilmez. Hastalığın teşhisinin konulup tedavi planlamasının yapılması çok daha önemlidir.
  •  Akciğer biyopsisi yapılan olgularda akciğeri saran zarlar arasına hava kaçması durumu pnömotoraks olarak adlandırılır bu durum hastada nefes darlığı oluşmasına neden olur. Hava kaçağı (pnömotoraks) vakaların %25’ inde görülmesine karşın büyük çoğunluğu tedavi gerektirmeden oksijen desteği ile giderilebilmektedir.

Biyopsi Sonrasında Takip

Biyopsi sonrası takip risklerin azaltılması ya da erken tanınması yönünden son derece önemlidir. İşlem sonrası takip süresine dikkat edilmesi, biyopsi yapılan yere bası oluşturularak kanama riskini azaltmak, işlem günü dinlenmek ve ağır spor yapılmaması, giriş yerinin aynı gün ıslatılmaması ya da
banyo yapılmaması önemlidir. Bandajların ertesi gün çıkarılarak banyo yapılması önerilir.

Biyopsi sonrası gelişebilecek bazı yakınmalar olduğunda örneğin baş dönmesi, dengesizlik, tansiyon düşüklüğü ya da halsizlik geliştiğinden mutlaka hastanelerin acil servisine başvurulmalıdır.

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
Girişimsel Radyoloji Uzmanı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu, Çukurova Tıp Fakültesi'nde eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmetini gerçekleştirmiştir. Askerlik hizmeti sırasında askeri hastanenin aktif ve motive acil hekimi olarak çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.