VARİS; DÜNÜ BUGÜNÜ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Varis Nedir? Nedenleri ve Gelişim Süreci
Bacaklardaki toplardamarların genişlemesi olarak tanımlanan varis, temel olarak damar içindeki kapak sisteminin işlevini yitirmesinden kaynaklanır. Bu durum, kanın kalbe geri taşınmasını zorlaştırarak damarlarda genişlemeye yol açar. Varise yol açan başlıca faktörler arasında genetik yatkınlık, uzun süre ayakta durmayı gerektiren meslekler, obezite ve çok sayıda hamilelik geçirilmesi yer almaktadır.
Varisin tıp tarihindeki yerini incelediğimizde, M.Ö. 1500’lü yıllara kadar uzanan bir geçmişle karşılaşırız. Orta Çağ döneminde toplardamar kapakçıklarının tanımlanması ve 1600’lü yıllarda varis çorabının geliştirilmesiyle süreç devam etmiştir. 19. yüzyılın başlarından itibaren ise ilk tedavi denemeleri tıp literatürüne girmiştir.
Varis Tedavisinde Cerrahi Dönem ve Riskleri
- yüzyılın sonundan 2000’li yılların başına kadar varis tedavisinde temel yöntem cerrahi müdahaleler olmuştur. Bu dönemde uygulanan başlıca cerrahi teknikler şunlardır:
- Ligasyon: Yetmezlik bulunan damarın bağlanması işlemi.
- Stripping: Hastalıklı damarın cerrahi olarak vücuttan çıkarılması.
- Flebektomi: Genişlemiş büyük boy varislerin küçük kesilerle dışarı alınması.
Cerrahi yöntemlerin uzun süreli takibi sonucunda; uzun hastanede yatış süreleri, enfeksiyon riski, bacakta kalıcı cerrahi izler (skarlar) ve hastalığın tekrarlama olasılığı gibi dezavantajlar gözlemlenmiştir. Bu durum, tıp dünyasını daha az invaziv yöntemlere yöneltmiştir.
Teşhiste Altın Standart: Doppler Ultrasonografi
Geçmişte varis teşhisinde ayak sırtından kontrast madde verilerek rölntgen çekilen venografi yöntemi kullanılmaktaydı. Ancak bu invaziv işlem, alerjik reaksiyonlar ve tromboflebit gibi ciddi riskler barındırıyordu. Son 20-30 yılda ise Doppler Ultrasonografi, varis teşhisinde altın yöntem haline gelmiştir.
Doppler incelemesi, toplardamar anatomisinin net bir şekilde anlaşılmasını sağlar. Özellikle ayakta yapılan incelemeler, tanı doğruluğunu en üst seviyeye çıkarır. Girişimsel radyoloji uzmanlığında Doppler hakimiyeti, doğru tedavi planlaması için belirleyici unsurdur.
Varisin Damarsal Nedenleri ve Dağılımı
Doppler ultrasonografi ile varise yol açan kapak yetmezlikleri yüksek doğrulukla tespit edilir. Bu yetmezliklerin görülme sıklığı şu şekildedir:
| Neden | Görülme Sıklığı |
|---|---|
| Büyük Safen Ven Yetmezliği | %75 |
| Küçük Safen Ven Yetmezliği | %15 - 20 |
| Perforatör (Delici) Ven Yetmezliği | %5 - 10 |
| Geçirilmiş Derin Ven Tıkanıklığı | %1 - 2 |
Varis Tipleri ve Modern Sınıflandırma
Klinik olarak varisler üç ana grupta incelenir. Bunlar; kılcal (telenjektatik) varisler, orta boy (retiküler) varisler ve büyük boy varislerdir. Çoğunlukla yüzeyel toplardamar yetmezliği eşlik etse de, küçük ve orta boy varisler bazen iç toplardamar yetmezliği olmaksızın da gelişebilmektedir.
Girişimsel Radyoloji ve Endovenöz Tedaviler
2000’li yılların başından itibaren girişimsel radyoloji, varis tedavisinde cerrahi dışı yöntemleri geliştirmiştir. Endovenöz termal ablasyon teknikleri, günümüzde varisin birincil tedavi yöntemi konumundadır. Bu yöntemler, cerrahiye oranla daha yüksek başarı ve daha düşük risk profiline sahiptir.
Endovenöz Termal Ablasyon (Lazer ve Radyofrekans)
Bu yöntemde, Doppler eşliğinde hastalıklı damarın içine bir fiber veya kateter yerleştirilir. Termal enerji (lazer veya radyofrekans) kullanılarak damar iç duvarı kapatılır. İşlem sırasında çevre dokuları korumak amacıyla tümesan anestezi uygulanır. Genel anestezi gerektirmeyen bu işlem sonrası hasta, hızla normal yaşamına dönebilmektedir.
Alternatif ve Tamamlayıcı Yöntemler
Termal ablasyonun uygun olmadığı durumlarda veya ek tedavi olarak şu yöntemler tercih edilebilir:
- Tutkal (Glue) ile Yapıştırma: Damar içine yapıştırıcı madde verilerek kapatılması sağlanır.
- Mekanokimyasal Yöntemler (MOCA): Dönen bir tel ve sklerozan ilaç yardımıyla damar kapatılır. Bu yöntemde tümesan anestezi ve varis çorabı gereksinimi yoktur.
- Köpük Skleroterapi: Sklerozan ilacın hava ile karıştırılarak damar içine enjekte edilmesidir. Özellikle kılcal varislerde ve termal ablasyon sonrası kalan damarların tedavisinde tamamlayıcı olarak kullanılır.
Girişimsel radyoloji, varisin doğru teşhisinden en güncel tedavi aşamasına kadar modern tıbbın sunduğu tüm teknolojik imkanları kullanmaktadır. Unutulmamalıdır ki varis, ihmal edilmemesi gereken ilerleyici bir hastalıktır.
Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
Girişimsel Radyoloji Uzmanı



