SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK YOKTUR YALNIZ BIRAKILAN ÇOCUK VARDIR

İlk çocukluk yıllarında ailenin davranış ve söylemleri çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe geçişte bireyin kişiliğini belirler. 14-15 yaşlar çocuğun gelişim aşamasıdır. Bu yaşlardaki çocukların suçla anılmaları, toplumun ve ailelerin endişe kaynakları arasında önemli yer kaplamaktadır.
Hayatın boşluk kabul etmediği düzende ebeveynin çocuğu kendi haline bırakması, çocuğun yaşamında sosyal mecraların etkin olması, çocuğun karar verme yetilerinin tam anlamıyla olgunlaşmamış olması, çocuğun doğruyu yanlışı birbirinden ayıracak durumda olmaması, ahlak ve vicdan gelişiminin tamamlanmış olmaması birtakım problemleri beraberinde getirebilir. Bu dönemde yetersizlik ve yalnızlık duygusu, onay alma ihtiyacı, arkadaşları arasında kabul görme isteği, kimlik arayışı, ailevi sorunlar gibi pek çok faktör gençlerin yanlış kararlar almasına neden olabilmektedir.
Mahremiyet bilincini çocuğa işlemek gerekir. Mahremiyet bilinci gelişen çocuk aykırı davranışlarda bulunamaz. Aile yapımızı ve birlikteliğimizi sağlamlaştırmalı, kültürel mirasımızı çocuklarımıza aktarmalıyız. Vicdan gelişimi adalet duygusunu besler.
Suça yönelmek ya da suça karışmak çocuğun içindeki boşluğun çığlığı, yalnızlığının kanıtıdır. Çocuğun yalnızlığı, suçun en sinsi ortağıdır. Çocukluk döneminde suç işlemek çocuk için kısa vadede bir tür “güç” veya “zafer” gibi görülebilir, fakat uzun vadede, kişinin ve ailenin hayatını, geleceğini ve çocuğun psikolojik sağlamlığını olumsuz etkileyebilir.
İnsanların doğruyu seçme ihtiyacı yüksekken, çocukta bu ihtiyaç daha da yüksektir. Çocuk doğruya ve iyiliğe yönlendirilirse ergenlik ve yetişkinlik döneminde yanlış davranışa yönelmez. Suç işlemek kesinlikle bir “maharet” değildir. Mahremiyet bilinci gelişen çocuk yanlışı ifşa etmekten, kültürümüzde yanlış sayılan bu davranıştan kaçınır.
Adalet sistemindeki ölçüler çocuğu korumaya yöneliktir. Suça sürüklenen çocuklar için süreç sağlıklı işletildiğinde, ilave tedbirler alındığında, aile desteği eklendiğinde, çocukta merhamet ve vicdan gelişimi sağlandığında, çocuğun iyilik ve sevme duygusu geliştirildiğinde birey, toplum ve aile düzeyinde daha huzurlu bir yaşam sağlanmış olur.
Çocuklar özellikle ailelerinden ve çevrelerinden öğrendikleri değerlerle kişiliğini şekillendirir.
Gençlerin sağlıklı yollarla kimliklerini bulmaları, doğru kararlar alabilmeleri için aile içi ilişkilerin sağlıklı olması ve ebeveynin çocuklara rehberlik etmesi gerekir.
Çocuğun yanlış yollara girmemesi için eğitim ve bilinçlendirme önemlidir. Suç işlemek, genellikle duygusal, psikolojik ya da çevresel sorunların yansıması olabilir ve bu sorunların çözülmesi gerekir.
Bir çocuk suça bulaşmadan önce, biz neredeydik dememek için bu yaş grubundaki çocuklara, yanlış davranışların sadece kendilerini değil, çevrelerini ve ailelerini de olumsuz etkileyebileceği anlatılmalı, çocuklara sorumluluk ve mahremiyet bilinci kazandırılmalıdır. Ailelerin ve eğitimcilerin de bu süreçte önemli bir rolü vardır. Çocukların, suç yerine hayatlarında anlamlı ve sağlıklı hedefler belirlemesi için hepimizin rehberlik etmesi gerekir.
Unutmayalım çocuklarımız geleceğimizdir.
Sevgilerimle
Zehra BİNİCİ TEKİN
Uzm. Klinik Psikolog
pzehrabinici@gmail.com

