Doktorsitesi.com

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK YOKTUR YALNIZ BIRAKILAN ÇOCUK VARDIR

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin
29 Ocak 2026135 görüntülenme
Randevu Al
İlk çocukluk yıllarında ailenin davranış ve söylemleri çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe geçişte bireyin kişiliğini belirler. 14-15 yaşlar çocuğun gelişim aşamasıdır. Bu yaşlardaki çocukların suçla anılmaları, toplumun ve ailelerin endişe kaynakları arasında önemli yer kaplamaktadır.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK YOKTUR YALNIZ BIRAKILAN ÇOCUK VARDIR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocukluktan Yetişkinliğe Kişilik Şekillenmesi

İlk çocukluk yıllarında ailenin sergilediği davranışlar ve kullandığı söylemler; bireyin çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe geçiş sürecindeki kişilik yapısını doğrudan belirler. Özellikle 14-15 yaş grubu, çocuğun gelişim aşamaları arasında kritik bir dönemeçtir. Bu yaşlardaki çocukların suçla anılması, günümüzde toplumun ve ailelerin en büyük endişe kaynakları arasında yer almaktadır.

Gençleri Suça Sürükleyen Temel Faktörler

Hayatın boşluk kabul etmediği bir düzende, ebeveynlerin çocuğu kendi haline bırakması çeşitli riskleri beraberinde getirir. Çocuğun yaşamında sosyal mecraların aşırı etkin olması, karar verme yetilerinin henüz olgunlaşmaması ve doğru ile yanlışı ayıracak düzeyde olmaması bu risklerin başında gelir. Bu dönemde ahlak ve vicdan gelişiminin tamamlanmamış olması, birtakım davranışsal problemleri tetikleyebilir.

Gençlerin yanlış kararlar almasına neden olan başlıca unsurlar şunlardır:

  • Yetersizlik ve yalnızlık duygusu,
  • Onay alma ve arkadaş çevresinde kabul görme ihtiyacı,
  • Kimlik arayışı ve ailevi sorunlar,
  • Sosyal çevre ve çevresel faktörler.

Mahremiyet Bilinci ve Vicdan Gelişimi

Çocuklara mahremiyet bilincini aşılamak, gelişim sürecinin en temel taşlarından biridir. Mahremiyet bilinci gelişen bir çocuk, toplumsal normlara aykırı davranışlarda bulunmaktan kaçınır. Bu noktada aile yapısının sağlamlaştırılması ve kültürel mirasın çocuklara aktarılması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki, vicdan gelişimi doğrudan adalet duygusunu besleyen bir unsurdur.

Suç: İçteki Boşluğun ve Yalnızlığın Çığlığı

Suça yönelmek ya da suça karışmak, aslında çocuğun içindeki boşluğun bir çığlığı ve yalnızlığının en somut kanıtıdır. Çocuğun yalnızlığı, suçun en sinsi ortağıdır. Suç işlemek çocuk için kısa vadede bir "güç" veya "zafer" gibi algılansa da, uzun vadede ailenin geleceğini ve çocuğun psikolojik sağlamlığını telafisi güç şekilde olumsuz etkiler.

Doğruya Yönlendirme ve Eğitim

İnsanların doğruyu seçme ihtiyacı her yaşta yüksektir; ancak çocuklarda bu ihtiyaç çok daha belirgindir. Eğer çocuk doğruya ve iyiliğe yönlendirilirse, ergenlik ve yetişkinlik döneminde yanlış yollara sapmaz. Suç işlemek kesinlikle bir "maharet" olarak görülmemelidir. Mahremiyet bilinci yüksek olan çocuklar, yanlışı ifşa etmekten ve kültürümüzde yanlış kabul edilen davranışlardan uzak durur.

Müdahale AlanıBeklenen Sonuç
Sağlıklı Aile DesteğiDuygusal Güven ve Aidiyet
Vicdan ve Merhamet EğitimiAdalet Duygusunun Gelişimi
Mahremiyet BilinciSosyal Sınırların Korunması
Rehberlik ve DenetimDoğru Karar Verme Yetisi

Adalet Sisteminde Çocuğun Korunması

Adalet sistemindeki mevcut ölçüler, öncelikle çocuğu korumaya yöneliktir. Suça sürüklenen çocuklar için süreç sağlıklı işletildiğinde ve ilave tedbirler alındığında olumlu sonuçlar elde edilir. Aile desteğiyle birleşen merhamet ve vicdan gelişimi, çocuğun iyilik duygusunu pekiştirir. Bu bütüncül yaklaşım; birey, aile ve toplum düzeyinde daha huzurlu bir yaşamın kapılarını aralar.

Gelecek İçin Ebeveyn ve Eğitimci Rehberliği

Bir çocuk suça bulaşmadan önce önlem almak, "biz neredeydik?" sorusunu sormamak adına hayati önem taşır. Gençlere, yanlış davranışların sadece kendilerini değil, tüm çevrelerini ve ailelerini etkileyeceği sabırla anlatılmalıdır. Çocukların suç yerine hayatlarında anlamlı ve sağlıklı hedefler belirlemeleri için hepimizin rehberliğine ihtiyaçları vardır. Unutmayalım ki çocuklarımız, bizim geleceğimizdir.

Sevgilerimle,

Zehra BİNİCİ TEKİN
Uzm. Klinik Psikolog
[email protected]

Etiketler

Çocuk psikoloğuErgen psikoloğuklinik psikolog zehra binici

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog Zehra Binici Tekin

Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Zehra Binici Tekin; psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, ayrıca Marmara Üniversitesi’nde aile danışmanlığı eğitimi almıştır. Doktora çalışmaları devam etmektedir. Akademik birikimini bireylerin ve ailelerin yaşamlarına dokunarak geliştirmeyi hedefleyen Binici Tekin, hem saha deneyimi hem de yayın çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Lisans dönemini yoğun stajlarla geçiren Tekin; meslek hayatına 2012 yılında Küçükçekmece Kaymakamlığı bünyesinde öksüz ve yetim çocuklara yönelik yürütülen “Yalnız Değilsin Yeteriz Yetişiriz” projesiyle adım atmıştır.
2013–2015 yılları arasında İstanbul Arnavutköy Belediyesi’nde psikolog ve aile danışmanı olarak görev yapmıştır. 2015 yılında Ankara’ya yerleşmiş, çeşitli psikoloji merkezlerinde kurucu ve yönetici pozisyonlarında çalışmıştır. Bireysel danışmanlıkların yanı sıra aile ve çocuk odaklı programlara katkı sağlamaktadır.
Bilgi ve deneyimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmayı önemseyen Binici Tekin, bugüne kadar birçok televizyon ve radyo programına konuk olmuş; sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarında seminerler vermiştir. Özellikle aile içi iletişim, öfke sorunları, çocuk ve ergen psikolojisi, özgüven sorunları, sınav kaygısı, panik atak, depresyon ve davranış bozuklukları üzerine uzmanlaşmıştır.
Yazarlık yönü de güçlü olan Zehra Binici Tekin, Prof. Dr. Sefa Saygılı ile kaleme aldığı “Çocuk Eğitiminde 365 Güne 365 Tavsiye” kitabının yanı sıra, “Çocuk Eğitiminde Her Güne Bir Tavsiye” adlı eserleriyle ebeveynlere pratik ve uygulanabilir öneriler sunmuştur. Bu kitaplarıyla ailelerin çocuklarıyla kurdukları ilişkide daha bilinçli ve sağlıklı adımlar atmasına katkıda bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra, hazırladığı “İz Bırakanlar Serisi” ile pandemi döneminde toplumsal fayda adına gönüllü olarak alanında uzman birçok isim ile toplamda 156 yayın gerçekleştirmiştir. Youtube ve Instagram üzerinden düzenli olarak bilgi paylaşımları yapmaya devam eden Binici Tekin, psikoloji alanındaki güncel gelişmeleri toplumla buluşturmaya özen göstermektedir.
Çalışmalarında empatik, çözüm odaklı ve iletişim temelli bir yaklaşımı benimseyen Zehra Binici Tekin, bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflemekte; küçük değişimlerin büyük dönüşümleri beraberinde getirebileceğine inanmaktadır. Onun için psikoloji, yalnızca bir bilim değil; insan ruhuna dokunma sanatı ve yaşam biçimidir.
Her danışanını hayatının kırılgan anında karşılaştığı bir misafir olarak kabul eder; kalbine bırakılan her hayat hikâyesini emanet titizliğinde korur, özenle saklar; sözüne, sırrına ve yolculuğuna bu bilinçle yaklaşır. Bu yüzden mesleğini bir görev olarak değil, ruhların ve kalplerin yolculuğu olarak görür.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.