Doktorsitesi.com

Depresyona bakış

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu
9 Haziran 2020188 görüntülenme
Randevu Al
Depresyona bakış
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Majör Depresyon: Beyin İşlevlerinde Meydana Gelen Değişimler

Majör depresyon, beyindeki işlevsel bozulmaların ve düzensizliklerin bir yansıması olarak ortaya çıkan; duygu, düşünce ve davranışlarda ciddi aksamalara yol açan bir beyin hastalığıdır. Bu klinik tablo, her bireyde farklı belirti kümeleriyle kendini gösterebilir. Kişi, bu süreçte kendisini derin bir kötümserlik ve keder içerisinde bulurken, düşünce yapısı genellikle negatif bir odak noktasına hapsolur.

Birey, umutsuzluk ve çaresizliğin iç içe geçtiği yoğun bir ruhsal durum yaşar. Bu süreçte hayattan zevk alma düzeyi minimum seviyeye inerken, günlük aktivitelere karşı duyulan ilgi de büyük oranda kaybolur. Motivasyon kaybı nedeniyle geleceğe yönelik hedef belirlemek ve bu hedeflere odaklanmak oldukça güçleşir.

Majör Depresyonun Temel Belirtileri ve Psikolojik Etkileri

Depresyon sürecindeki bireyler, genellikle sabah uyandıklarında kendilerini çok daha depresif ve mutsuz hissederler. Bu duygu durumuna sıklıkla boşluk ve anlamsızlık hissi eşlik eder. Sürece kaygı, korku ve iç huzursuzluk dahil olduğunda, kişinin gerginlik seviyesi belirgin şekilde yükselir.

Majör depresyonun bilişsel ve duygusal belirtileri şunlardır:

  • Duygusal Değişimler: Bazı hastalarda yoğun ağlama nöbetleri görülürken, bazıları hiç ağlayamamaktan şikayet eder.
  • Geçmiş Odaklılık: Sık sık geçmişteki olaylar hatırlanır ve buna bağlı olarak pişmanlık duygusunda artış yaşanır.
  • Özsaygı Kaybı: Kişi kendisini değersiz, yetersiz ve aşırı suçlu hisseder.
  • Sosyal İlişkiler: Çevreye karşı güven problemleri, artan alınganlık ve derin bir yalnızlık hissi hakimdir.
  • Zihinsel Fonksiyonlar: Unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon sürelerinde kısalma gözlenir.

Fiziksel Belirtiler ve Risk Faktörleri

Hastalık sadece ruhsal değil, fiziksel boyutta da ağır etkiler yaratır. Kişinin enerjisi düştüğü için çok çabuk yorulur. Uyku bozuklukları (uykuya geçişte zorluk veya bölünmeler) ve iştah değişimleri sık görülür. Bazı vakalarda aşırı yemek yeme gözlenirken, bazılarında ise ciddi iştahsızlık ve kilo kaybı oluşabilir.

En kritik nokta ise ağır vakalarda ortaya çıkan kendine zarar verme planlarıdır. Bu durum; intihar düşüncesi, girişimi veya detaylı planları şeklinde tezahür edebilir. Bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden profesyonel müdahale gereklidir.

Majör Depresyon Tedavi Seçenekleri

Depresyon tedavisinde modern tıp; psikoterapi, ilaç tedavileri ve beyin uyarıcı teknikleri kullanmaktadır. Etkin bir tedavi planı ile haftalar içinde kısmi iyileşme, 3-4 ay gibi bir sürede ise tam düzelme sağlanması hedeflenir. Tedavi yöntemi, hastalığın şiddetine göre şu şekilde kategorize edilir:

Depresyon ŞiddetiÖnerilen Tedavi Yöntemleri
Hafif ŞiddetliPsikoterapi ve temel stresörlerin ortadan kaldırılması.
Orta ŞiddetliPsikoterapi ile birlikte ilaç tedavisi; yanıt alınamazsa Manyetik Uyarım Tedavisi.
Ağır ŞiddetliHastaneye yatış, yoğun bireysel terapi, aile terapisi ve biyolojik tedaviler.

Özellikle intihar riski taşıyan ağır vakalarda, hastanın güvenliğini sağlamak ve tedavi sürecini kontrol altında tutmak amacıyla hastaneye yatış zorunludur. Tedavi süreci, biyolojik destekler ve psikososyal müdahalelerle bir bütün olarak yürütülmelidir.

Etiketler

Depresyon ilaçlarıDepresif yakınmalarDepresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyonda cinsellikDepresyonda cinsel isteksizlikDepresyon belirtileriDepresyonda ilaçsız tedaviDepresyon nedenleriDepresyon eğilimiDepresyon kimlerde görülürDepresyon türleriDepresyonun evreleriDepresyon tedavisi sonrasıDepresyon terapisiDepresyon riskiDepresyonu tetikleyen faktörlerDepresyonu tetikleyen nedenlerDepresyonu tetikleyen hastalıklar

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Klinik Psikolog Pınar Kemaloğlu

Uzm. KI. Psk. Pınar Kemaloğlu, Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi- Psikoloji (İngilizce) bölümünü başarı ile tamamlamıştır. Ardından İstanbul Rumeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam etmiştir. Burada eğitimini derece ile bitirerek Uzman Klinik Psikolog ünvanını almaya hak kazanmıştır. Eğitim hayatı sürecinde birçok süpervizyon ve staj eğitimleri programını başarı ile tamamlamıştır.

Özel Yaşam Hastanesi bünyesinde Çocuk- Ergen uzmanlığı üzerine konu alan araştırmalarda uzun süreler yer almış ve Asistan Pedagog olarak çalışmalarını ilerletmiştir. Rehabilitasyon, Rehberlik- Eğitim ve Araştırma Merkezlerinde iş deneyimlerini edinmiştir.

Süpervizyon kapsamında eğitim aldığı uzmanlar dahilinde depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk, panik bozukluklar, kaygı bozukluğu, öfke ve stres yönetimi ve obsesif kompulsif bozukluk yaşayan hastalar ile çalışmalar kaydetmiştir.
Kendi eğitim süreçlerini başarılı bir şekilde tamamlamasının ardından Süpervizörlük kapsamında Psikoloji ve PDR bölümü öğrencilerine seminer ve eğitim programları düzenlemektedir.

Şu anda kurucusu olduğu Kemaloğlu Terapi Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmekle beraber birçok farklı alanda eğitim ve sertifika programlarını başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık alanları dahilinde Çocuk - Ergen ve Yetişkin yaş grupları ile seanslarını sürdürmektedir.

Uzmanlıklar;

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.